Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Kasım '13

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
899
 

Hain kimdir?

Hain kimdir?
 

Romalı avukat, yönetici, yazar ve düşünür Marcus Tullius CICERO


Günümüzden yaklaşık iki bin yüz (2100) yıl önce yaşamış olan Romalı avukat, devlet adamı, bilgin, hatip, yazar ve eski Kilikya (Çukurova) valisi Marcus Tullius Cicero (MÖ 106 - MÖ 43) her nedense bizde pek tanınmaz. Oysa Marcus T. Cicero felsefe içerikli otuz kadar eseri yanında bize ancak elli sekizi ulaşmış olan siyasi konuşmaları ile çoğu mürekkeple kâğıda yazılmış olan özel mektupları çok ünlüdür.  Marcus T. Cicero (Çiçero diye okunu) çalışkanlığı, dürüstlüğü ve bilgeliği gereği devletine sadık; sorun çözücü, konuşkan, kendisini başkalarının yerine koyarak düşünen bir kişidir.

Ne yazık ki onun M.Ö. 50’lerde birkaç yıl bulunduğu bugünkü Osmaniye çevresindeki Filaviopolis (Bugünkü  Kadirli ilçesi)ile Kastabala (Bugünkü Gökçedam Köyü ki Ceyhan Irmağı kıyısındaki bu köy ünlü yazarımız Yaşar Kemal’in de doğup büyüdüğü ve ilk halk öykülerini derlemeye başladığı yerdir)’da karşılaştığı sorunları anlattığı mektupları da dilimize çevrilmemiştir. Onunla ilgili söylentileri dilden dile dolaşa dolaşa ne olduğunu bilemesem bile onun o güzel konuşkanlığından dolayı olsa gerek Osmaniye'de kendisini savunmaktan çekinmeyen, duraksamadan konuşan, sıra kendisine geldiğinde sözü kimseye bırakmayan kişilere (ki kendisini 1970'lerde ilk kez tanımaya başladığımı da belirteyim) 'Çaçaron' adı verildiğini, çocukluğumdan beri biliyorum.

Özellikle Eğitim Düzeni üzerine çöreklenmiş olan iktidarların ne bakanları ne de kendisinden menkul YÖK'e bağlı üniversitelerin felsefe ile düşünce tarihi derslerinde Marcus T. Cicero’ya h i ç mi h i ç yer verilmez. Çünkü Stoa'cı ve Socrates'çi Marcus T.Cicero haksızlıklar karşı koyan felsefe kökenli bir avukat olduğu için yeniden seçilebilmek yanında nice haksızlıklara imza atmaktan ve adam kayırmaktan çekinmeyen 'ben yaptım olducular takımı' (ki TBMM'den çıkarttıkları yasalar gereğince başta Dokunulmazlık olmak üzere diğer bütün özel çıkarları için kendilerini güvenceye almışlardır...) ona hangi ulvi düşünceler ya da felsefe sevgisi ile yer verebilirler ki?

'Herkes hata yapabilir, fakat ahmaklar hatalarına bağlı kalırlar' ve 'İnsan, mutluluğun en büyüğüne, ancak öteki insanlara iyilik yapmakla kavuşabilir' gibi özlü sözlerin de sahibi olan Marcus T. Cicero, kendi yaşadığı yıllarda olduğu gibi özellikle son yüz yıldan bu yana ve günümüzdeki bazı eylemlere de uyarlayabileceğimiz 'hain tanımı' ile de unutulmaz düşünürlerden biridir.

Ona göre, pek çok içeriği bulunan hainin siyasi hayattaki varlığı yönünden tanımı şudur:

‘Bir ulus kendi içindeki aptal ve hatta muhteris olanlarla baş edebilir. Fakat içerisindeki satılmış ve hainlerle yaşayabilmesi olanaksızdır. Sınırları zorlayan düşman silah ve alemlerini (işaretlerini-bayraklarını) açıkta taşıdığı için daha az tehlikelidir. Fakat bir hain, hain gibi görünmez; kurbanları ile aynı aksanda konuşur, onların çehresine bürünür ve onların tartışmalarını kullanarak ulusun politik yapısına nüfuz eder, bütün kapılardan serbestçe geçer, sesi en üst düzey hükümet koridorlarında duyulur, ulusun ruhunu çürütür, politik yapıya her türlü hastalık bulaştırarak ulusun yaşam gücünü elinden alır. Bir katil daha az korkutucudur.’ (Bu çeviri alıntıdır)

Onun bir konuşmasından alınan bu tanımı, yaşamış olduğu yıllardaki nice haksızlıklar için bazı kişilerin toplum içerisinde ne gibi tavır alışlar ve zararlı düşünceleri ile bir ulusu nasıl kemirmekte olduğunu anlatışı hiç unutulmaz. Bu tanımda yer alan çok belirgin nitelemelerden dolayı kendimizi bir kentin yollarında, birkaç kişi ile güncel konuların tartışıldığı bir ortamda, bir kurumun içerisinde ya da TBMM’de dolaşıyor gibi tasavvur ettiğimizde bazı kişiler için Marcus Tellius Cicero’nun bu ünlü ‘hain tanımı’ aklımızdan çıkmayacak kadar nice anlam yüklüdür. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Evet Çiçero'yu tanımıyoruz.

Kerim Korkut 
 21.11.2013 17:26
Cevap :
Kerim Bey yeri geldikçe aklımıza geliyor.Eğitimde o kadar çok noksanımız var ki onun acısını bütün toplum gibi siyasetçiler de çekiyor.Toplum okuma eğilimindeki yanlışlıklar içinde kıvranıp dursa bile siyasete atılanlar ile onların çevresini saran kimi değerli kişiler ile bazı dalkavuklar ne yazık ki be Doğu ne de Batı kaynaklarından habersiz olduklarında ya da bilseler bile dosdoğru konuşamayan birer korkak olduklarından Milli Birlik ve Kardeşlik bağlamında yan yana binlerce yıl yaşayabilecekken ne yazık ki aramızda bizden biri dolaşan bin bir suratlı kişilikleri oturmamış hainler ki M.T.Cicero'ya göre onlar düşman ve katillerden daha tehlikelidir. Çünkü çoğu örneklerde de görüldüğü gibi bizimle 'aynı aksanla konuşabiliyor' ve 'ulusun politik yapısına nüfuz edebiliyor!' Bu gibi ayrımları görebilmek için sizin de yıllardan beri bazı yanlışlardan dolayı kuramsal önerilerde bulunduğunuz için düşünmüşsünüzdür;ezbercilikle,torpille bir yerlere gelenler bilimsel uygulamadan nasiplenemez.  23.11.2013 17:08
 

Ömer Faruk Bey, haini katilden daha ürkütücü bulan Çiçeronun aklına ve bu çok etkili blog yazısı ile bize hainliği felsefi bir şekilde anlatan kaleminize sağlık, çok nitelikli idi, sağ olun, teşekkürler, selamlar

Nizamettin BİBER 
 18.11.2013 10:27
Cevap :
İlginiz için teşekkürü bir borç bilirim kardeş.Şunu da belirteyim ki bu toprakları bize VATAN olarak bırakabilmek için özellikle MALAZGİRT MEYDAN SAVAŞI ile Terörle Mücadele için 'aman dilemeyen' kâfirlere karşı gözlerini kırpmadan kanlarını döken bütün Şehitlerimiz ile gazilerimiz ve onların torunlarının aziz hatıraları karşısında sizin ve benim nice noksanlıklar içeren yorumlama denemelerimiz 'denizde bir damla' bile olamaz.Ne ki çoğu yönetici takımı ile aramızda birden biri gibi dolaşan nice muhbirler ile vatan hainleri(1970'lerdeki öğrenciliğimde bir kaçını tanımıştım),iki yüzlüler, dönekler, kraldan kralcı aşağılık kişiler,kinciler,jurnalciler, sansürcüler ve özellikle Müslüman Türk düşmanı hainler bu gibi değerlerimizi anlamazlar.Böyle olduğu için ABD'nin yaptığı gibi ne Terör Örgütü kazınabilir ne de arlanmadan sözde barış kutlaması yaparlar Diyarbakır'daki gibi.Her türlü yalan yanlış gidişe karşı bir emekli kişi olarak karınca kararınca yazmaya çalışıyorum bazı düşüncelerimi.  18.11.2013 15:16
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 570
Toplam yorum
: 661
Toplam mesaj
: 131
Ort. okunma sayısı
: 968
Kayıt tarihi
: 14.09.08
 
 

1974'te H.Ü. Sosyoloji ve İdare Bölümü'nü yüksek lisans tezi ile bitirdim. 1976 yılında yapımcı y..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster