Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Ocak '08

 
Kategori
Doğal Hayat / Çevre
Okunma Sayısı
614
 

Hak etmek.....

Hak etmek.....
 

www.resimsakla.com


Kardan yollar kapandığı için dün gece eve gidemedim..

İnsanlar yollarda mahsur kalmış, Belediye ekipleri mahsur kalanlara battaniye ve sıcak yemek götürmüş.

Elektriklerin kesilmemesi sevindirici...

Otellerde yer olmayınca, bekçi kulübesinde kalmaya karar verdim..

Kitaplarım da var..

Gecenin ilerleyen saatlerine kadar okumayı planlıyorum...

Bir taraftan da korkuyorum , ya kar yağmaya devam ederse .......(!)

Çayım, sigaram tamam..

Rüzgar sürekli şiddetini arttırıyor..

Geceyi dinliyorum...... Bekçinin çözemediği bulmacaların hepsini çözdüm.

Radyo açık. Dün birisi İstanbul’un göbeğinde donarak ölmüş

Olur mu? Olur!

Allah fakir, fukaranın yardımcısı olsun...

Odunu, kömürü olmayan; yorgana, battaniyeye sarılıp oturuyordur..

Aynı yorganın altında dört beş tane çocuğu getirsenize gözünüzün önüne

“ Kim osurdu lan?”...Millet can derdinde benim aklıma gelene bak!

Ya tuvaletim gelirse?

Tutarım yaaav..

Tutamazsam çömelirim bir yere, gece vakti kim görecek?

Av köpeklerinin barakaları var yan tarafta...

Öldü mü ne yaptı bunlar hiç sesleri çıkmıyor?

Kulübenin kapısını açıp barakaların yanına gidiyorum..El fenerinin ışığını dolaştırmaya başlıyorum..Hepsi bir köşeye çekilmiş, gözleri cam gibi parlıyor...Her nefes alışta ağızlarından çıkan duman soğuk havaya karışıyor...

Kahverengi olanına bayılıyorum..

Üşüdünüz mü lan kerhaneciler?”

***

Sabah olmuş. Elimde kitapla minderi yırtık eski patron koltuğunda uyuya kalmışım...

Ay ay ay ...Her yerim tutulmuş..

Kömür olsa sabah kahvaltısında sucuk yapardım mangalda...Hey yavrum hey.!

Kar gece boyunca yağmış, arkadaşlar işe gelememiş.

Katalitiğin tüpü biterse o zaman hapı yuttum.

Telefon eden de olmadı hiç...

Çaydanlığı küçük tüpün üzerine koyup bata çıka bakkala gidiyorum..

“ Oooo Ağabey hayırdır?”

Yollar kapalı akşam gidemedim eve bekçi kulübesinde kaldım”

“ Otelde kalsaydın ya be ağabey”

Aradık hepsini, bir tane boş oda yok”

“ Ne kış yaptı bu sene böyle.....Neyse buyur? ”

Evet .....Beyaz peynir, Zeytin, Tereyağı.......Üç tane de yumurta...... Tekli ekmek yok mu?”

“ Fırıncı gelmedi sabah... Bunlar da dünden”

“ Gazete?”

“ Gazeteler de gelmedi”

Hayat durmuş be....!

Poşetleri alıp kulübeme doğru yürüyorum..

Yarısı çürük söğüt ağacının üzeri serçe dolu... Açtır bu hayvanlar şimdi...

Ekmeğin yarısını ufalıyorum bahçeye, arkamı döner dönmez bir kanat gürültüsü..

Su kaynamış, çayı demliyorum... Eski bir gazetenin köşesini yırtıp düdük yapıyor, demliğin ağzına koyuyorum...

Balığa gittiğimizde kullandığımız malzemeleri içeriye taşımıştık...

Altı kapkara olmuş tava burada işte..

Bir kaşık tereyağı, yumurtaları kırıyorum, bir parça ekmeği de yağın kenarına bandırıyorum..

Serçeler ne oldu acaba?

Buğudan dışarısı gözükmüyor, elimle camları siliyorum...

Ohoooo hiç ekmek kalmamış..

Donmasın diye naylon sardığımız çeşmenin yanındalar şimdi..

Çeşmenin etrafındaki gölcük buz tutmuş... Nasıl su içecekler? Buzu eritmek için çaydanlığı elime alıyor ve hayatım boyunca unutamayacağım manzarayı görüyorum...

Serçeler birer birer donmuş suyun üzerine konuyor ve erisin diye küçücük göğüslerini buzla öpüştürüyor...

Biraz sonra buz eriyor...Onlar minik gagalarını herkesten çok hak ettikleri, suya daldırıyor!!!


Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

merak ettim böyle bir kış görmeyeli hayli oldu da. klavyene sağlık güzeldi...

Ruksan İLDAN 
 23.01.2008 13:07
Cevap :
Çabuk Unutuyoruz öyle değil mi? 2006 yılının ocak ayı aradan sadece iki yıl geçmiş...Teşekkürler selamlar  23.01.2008 13:41
 

küçücük göğüslerini buzları erisin diye yine buzla örtüştüren serçeler... Ve herkesden çok suyu hak eden serçeler...Kara mizah işte. Bunu en iyi yapanlardan birisin sen. Bütün " en"lerim senin olsun hem de sevgiyle...

Neşe İleri 
 20.01.2008 16:21
Cevap :
Yaşamı biriktirmek, sinema biletleri, otopark fişlerin saklamak zor. Yazmak kolay değil! Gömlek ceplerindeki not kağıtlarına pırlanta muamelesi yapmak, Gözlemlemek, insanların göremedikleri, üzerinde durmadıkları konulara kafa patlatmak.. “Hak etmenin” yanında “ Kolaya kaçmamak” İşin aslı şaka olduğunun altı çizilmiş olsa bile; ne Ömer Ağabeyin bu tarz bir bloğu kaleme almasını, ne de bu bloğun baş kahramanı olmayı isterdim…Selamlar…  20.01.2008 17:31
 

çok güzel bir paylaşımdı... Serçelerin çabasına hayran oldum...

vi/dan 
 20.01.2008 14:37
Cevap :
İnsan kendini sorgulamadan edemiyor değil mi? En son ben neyi hak ettim?  20.01.2008 22:04
 

Ben de sizle birlikte üşüdüm! "Kuş beyinli" artık bu iltifat yerine geçmeli, şu becerikli kanatlılar! Aynı işlemi biz yapsak..düşünmek bile istemiyorum! Gerçi sizin ihtiyacınız yok ama ben bir kap yorum pardon yoğurt getirdim! Çılbır yaparsanız, sağlıklı bir yemek hem de pişirmesi kolay! Hadi size kolay gelsin!

Alev Meisel 
 20.01.2008 13:47
Cevap :
Kuş beyinliyi bilemem de mangal gibi yüreği olanlara “ Serçe gibi kocaman kalbi var” desek…Selamlar teşekkürler Alev Hanım..  20.01.2008 14:06
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1280
Toplam yorum
: 7730
Toplam mesaj
: 187
Ort. okunma sayısı
: 1108
Kayıt tarihi
: 09.08.06
 
 

Deniz tutkunu.Amatör kıyı balıkçısı. Aynı Şarkı ve Ilık Havada Hoşça Kal adlı kitapların yazarı ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster