Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Ağustos '17

 
Kategori
Dünya
Okunma Sayısı
237
 

Hak ve Batılın Ortadoğusu

Hak ve Batılın Ortadoğusu
 

Yüzyıllardır bu coğrafyada dökülen kanların çok önemli, önemli olduğu kadar da haince sebepleri olmuştur. Ve yüzyıllardır bu coğrafya üzerinde gayrimüslim güçlerin, çok ince/sinsi planları hep olmuştur ve hükümleri sürünceye kadar da olacaktır. Yani aslında biz buna "Hak ve Batıl"ın savaşı dersek, çok ta yanlış yapmış sayılmayız. Zira "Hak ve Batıl"ın savaşı doğal olarak bu coğrafyada gerçekleşeceğini zaten biliyoruz. Daha da ilginç olanı; tarihimizden biliyoruz ki kişisel ve nefsani çıkarları doğrultusunda içimizden bir çok insan da, bu hain planların parçası olmak için can atmış, atmayada devam ediyordur. Bu yüzdendir ki yurdumuz uzunca bir süre rahat yüzü görmeyecektir. Görmeyecektir diyorum, çünkü dünyanın hedef tahtasında bulunan, şahadet kanıyla sulanmış bu topraklar, sürekli olarak saldırı altında olacaktır. Saldırıdan kastım, sadece silahlı saldırı babında anlaşılmamalıdır. Bildiğiniz veya tahmin bile edemeyeceğiniz kollardan saldırılar peş peşe gelecektir.

 CFR Onursal başkanı David Rockefeller "Dünyada yaklaşık iki yüz olan devlet sayısı, yakın gelecekte bin’e çıkacaktır" sözü; Ortadoğu’da petrole sahip ülkeleri, zayıf/latılmış kabile/aile devletçiklerine dönüştürüp, küresel şirketlerin (Küreselcilerin) yönetiminde sömürme düşünceleri, şu anda birçok yerde son hızla sahneleniyor anlamına gelmektedir. Yani bir diğer tabirle "Kontrollü Kaos". Nedir Kontrollü Kaos? Küreselciler, hükmetmek istedikleri topraklarda, içerideki işbirlikçi vatan hainleri ile birlikte, insanları diz çökmeye zorlayacak şiddetin alt ve üst yapısını yer ve zamanı önceden belirlenmiş topraklarda kontrollü şekilde yönetip, bölge halkını/yönetimini kontrol altına alıp sömürmek.

 Diğer önemli bir hususta, Kıyametin büyük alametlerinin bir an evvel gerçekleşmesi için (ki bu bağlamda kurtuluşa ermeyi uman) Yahudilerden daha Yahudi olan Evangelist Küreselcilerle, Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) dâhilindeki toprakları Türklerden alamayacağını çok iyi bilen İsrail, aynı zamanda bölgede Müslüman Kürt istememektedirler. Özellikle Evangelist Küreselciler/İngilizler; doğuda Erzurum dolaylarında Ermeni devletini genişletmek, Güneydoğumuzda ve güneyimizde Türkiye’nin Araplarla olan karayolunu araya Müslüman olmayan bir Kürt devleti kurdurup kesmek istiyor ki, Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) hayata geçeceği vakit, hiç zorlanmadan böldükleri ülkeleri vaat edilmiş! topraklarına katabilsinler. Ama bunun için de bu toprakların Akdeniz’e açılır olması gerekmektedir. Bu, birinci bölümü planın. İkinci plan ise, yani madalyonun öbür yüzü; bu plana Türkiye’nin müdahalesini engellemek için içeride mutlaka bir Etnik kimlik/Kürt ayaklanması. Dil,din/mezhepsel çatışma. Kutuplaşmış düşünceleri çatıştırmak veya nihai aşamada zor gibi görünse de, bir askeri darbe girişimi ile Türk ordusunu zayıf/güçsüz, hareket edemez duruma getirmek şart. Ve bunu mutlak surette hayata geçirmek lazım. Bu planların (Armageddon/üçüncü dünya savaşı) en önemli ve nihai aşamasından bir önceki safhaya gelindiğinden yani üçüncü çeyrekte olduğumuzdan, artık gözümüzün ve aklımızın tahammül sınırlarını zorlayacak fotoğraflar görmeye hazır olmamız gerektiğini düşündüm. Ve birçok bilinmeyeni, doğru bilinen yanlışları, doğru bilinmesi istenen yanlışları yada bölük pörçük bilinen geçekleri bir araya getirip, bu bağlamda tüm bu olayların merkezinde olup görünmeyeni oynama başarısı sergileyen, gizli ortak, başrol Vatikan’ın içinin aslında/gerçekte, ne kadar yozlaşmış, düzenbazlık, kanlı oyun içinde oyun, kendi insanlarını kandırmak için bile her türlü sahtekârlığa açık olduğunu ve esas emellerinin İslam ve özellikle Türk coğrafyası üzerinde hüküm sürmek olduğunu, genç kuşaklara ve olaylara Fransız kalma başarısı gösterenlere yeni bir sunum ile hazırlayıp gösterme ihtiyacı hissettim.

Daha önceleri, özellikle Televizyon programlarında ve katıldığım toplantılarda defalarca dile getirdiğim gibi; yurdum insanı dünyaya gözlerini ilk açtığı anda, bilgi birikimi açısından tam donanımlı geldiğini düşündüğünden, hiçbir zaman araştırma, okuma, yeni bilgi edinme ihtiyacı hissetmediği gibi, çok acı bir gerçek olarak, her konuda da, çok fazla bilgi sahibi olup, uzman olduğunu düşünme zafiyetine düşmektedir maalesef. Bu çalışmamda; insanlarımızın tarih boyunca yanıldıkları konuları, kaynaklarından okuyup bilgi sahibi olacakları "bu kadarı da olamaz" diyecekleri, çok şaşırtıcı konuları göreceklerdir. Ve gözlerine at gözlüğü takmış olan insanlarımızın gerçeklerle yüz yüze gelmelerini sağlamaktır bir diğer amacım.

Tek emelleri; İslam’ı ve Müslümanları akıllarınca yeryüzünden silerek kurtuluşa erme umudu taşıyan etkili din adamlarından Franklin Graham; İslam’ı "kötü ve şeytani bir din" olmakla itham ederken. Küstah Baptist vaizlerden Pat Robertson ve Jerry Vines gibi bir çok ahlaksızın, Peygamber efendimiz Hz. Muhammed (sav)’i (haşa) "gözü dönmüş bir hırsız, katil, haydut, şeytanın esaretinde bir sapık" olmak gibi alçakça suçlamalarla İslam ümmetini dürtüp, kışkırtıp, galeyana getirerek, zaten bir çok parçaya bölünmüş ümmeti hata yapmaya zorlamaları gözden kaçmaması gerekir. Açıkça anlaşılacağı gibi, bu kampanyayla Batı kamuoyunda zihinlere yerleştirilmeye çalışılan tema, İslam’ın barış değil savaş, sapkınlık, şiddet ve terör dini, İslam peygamberinin (hâşâ) bir terörist ve cinsel sapkın, Müslümanların ise potansiyel teröristler olduklarıdır..

Levent TEKİN

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 9
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 419
Kayıt tarihi
: 02.07.17
 
 

Türkiye'de kim ne olmasını istiyor?................................................................

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster