Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Mart '08

 
Kategori
Spor
Okunma Sayısı
943
 

Hakem taraf tutunca

Futbol, içinde yaşadığımız çağın en büyük görsel şovu. Seyretme ve eğlence merkezli, hoş vakit geçirebilmenin adresi adeta. Hele taraflar ve taraftarlar da futbol kültürü ve olgunluğuyla centilmenlik kurallarına uyarlarsa değme keyfine

Bakıyorum Dünya futbolunun güzide kulüplerinin maçlarına. Hayran olmamak elde değil. Takımları ister yensin, ister yenilsin. Maç sonunda tribünlere çağırılıyor, alkışlanıyor ve keyif alınıyor. Taraftarı olmanın ve takımının iyi gününde de kötü gününde de yanında bulunmanın gerekliliğini gösteriyor. Takım da bundan olumlu etkilenerek, bir sonraki maça daha bir konsantre ile çıkarak kısa sürede toparlanıyor.

Ülkemizde de futbol kriterleri aynı değer ölçütlerinde. Hatta daha ağırlıklı olarak yer alıyor. Ama hangi aşamada? İşte orası çok ilginç…

Özellikle büyük ve küçük takım ayrımı yapmaksızın, bulunduğu lig de dahil olmak üzere çok ilginç bir futbol anlayışımız var. Bir kere olaya bakış açımız ve futbol kültürümüz çok yetersiz. Ne kurallardan ne de kanunlardan haberdar değiliz. Olmaya da niyetimiz yok.

Eğlenmeye görsel şov ve temaşaya değil sanki başka bir arayışla çıkıyoruz tribünlere. Önce çok gergin geliyoruz seyre. Daha yerimize oturmadan, senin yerin benim koltuğum derken bir kargaşa. Maç başlıyor, 1. dakika Adam basıyor hakeme küfürü. ‘’ Ben böyle hakemin anasını av……. Benim elime verecekler bu hakemi bakın nasıl haşat ediyorum.’’

Gel de bu işin içinden çık. Gören de beller ki bu adam’’ Ali kıran, baş kesen.’’ Halbuki sosyal hayatta serçe gibi bişey. Hatta söz aramızda yengemden de azar bi yana, ara sıra da sümük salya ve darbe de yer. Ama maçta kaplan mübarek, ha bire kükrüyor. Maçın 30. dakikalarına gelindiğinde vakitsiz öten horoz gibi sesi kısılsada huyu kısılmaz. Çorabına sakladığı bozuk paralarından, ayakkabısına ne varsa fırlatır. Her şeyini attıktan sonra oraya buraya başlar amigoluğa…

Olayın bir de saha içi yönü vardır. Her futbolcu neredeyse aktör mübarek. En ufak bir temasta Gavur Dağı’ndan yuvarlanan taksi gibi kırk takla atıyor. Aman rakibe bir sarı kart verdirebilir miyim diye. Antrenörler keza öyle. Hakemin her düdük ve kararında elleri açık ve havada.

İşin hakem yönü de ayrıca bir macera. Özellikle her hakemimizin bir takımı var. Dolayısıyla bu takımların da hakemlerden beklentileri var. Böyle olunca da komiklikler başlıyor yaşanmaya;

80’li yılların içerisinde bir futbol sezonundayız. Artık son maçlara doğru gelinmiş, her puanın altın olduğu döneme girilmiş. Beşiktaş- Boluspor müsabakası oynanıyor. Ve hakem demin söylediğim gibi taraflı. Beşiktaşı şu veya bu şekilde halletmeye karar vermiş durumda. Aksilik ya, o günde Beşiktaş gününde ve çok diri. Boluspor’da tam tersi. Ama hakem faktörü devrede….

Beşiktaş ilk gölünü atar, yan hakem santraya koşar. Orta hakem golü vermez.; ‘’Ben gölden önce düdük çaldım, duymadınız’’ der. Beşiktaş daha da hırslanır; ‘’ Bu hakemi de rakibi de beraber yeneceğiz’’, diyerek bastırır. 10 dakika sonra bir gol daha atar. Hakem onu da saymaz, kılıfına uydurur. Kouşmasınlar diye de sarı kartlarla gözdağı verir. Beşiktaş artık sahadan çekilmeyi düşünürken Boluspor’a havadan bir penaltı gölü verir hakem. Durum 1-0 iken, bunu da yeterli görmeyen hakem; ‘’Ne olur ne olmaz’’ diye Boluspor’a bir penaltı golü daha hediye eder.

Beşiktaş’lılar santrayı yapmak için ortaya geldiklerinde Sarı Fırtına lakaplı Metin Tekin bir türlü maçı başlatmaz. Hakem sorar Metin’e.’’ Metin başlasana, neyi bekliyorsun ? Bak zaman sizin aleyhinize geçiyor’’ der. Metin başlamamakta kararlıdır ve başlamaz. Hakem ilada başla diye bastırınca. Sarı Fırtına Metin kükreyerek cevap verir;

Hocam deminden beri boşuna bağırıp kendini yoruyorsun. SEN KENDİ SAHANA GEÇMEDEN BEN TOPU OYUNA SOKAMAM Kİ !

(Hakemi de Boluspor’lu bir futbolcu olarak gördüğünü ima eder)

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

ama evde sırf eşime muhalefet olayım diye vallahi fanatik kesilirim:)))), ortalığı yıkarım cimbom diye :)), ya hocam bir de şikayet edeyim enişteni sana, ne zaman cimbom maç alsa hakem desteğinden, ne zaman FB maç kaybetse hakem yüzünden :)), sevgiler

Dilek Fuçucı 
 21.03.2008 22:25
Cevap :
Enişteme fazla da muhalefet etme, ne de olsa Fenerbahçeli. Onlar ayrıcalığa ve imtiyaza alışmışlar bırakamazlar. Teşekkürler, eniştem dahil herkese selam...  21.03.2008 23:49
 

Sanki bayanlar da seyre geldikçe, bu küfürler azalır gibi mi olmuştu? Yoksa onlar da mı küfre alıştı.:) Sevgiler, maviyle.

derinmavi.. 
 19.03.2008 14:26
Cevap :
Bayanların futbola ilgileri giderek arttıkça seyirciler daha da sağduyulu olacak diye düşünüyorum. Teşekkürler, selamlar..  19.03.2008 17:58
 

12 senedir( Hakem Anasıyım) Bu zaman zarfında;( hâlâ az gelen) çok şey öğrendim! Hakemlik dışarıdan görüldüğü gibi toz pembe bir diktatörlük değil! Takımlar yensinler, yenilsinler satılmış kakılmış, itilmiş hakem! Herkes her şeyi ondan daha iyi görür ve yapar! TV karşısında bira yudumlayarak! Terlik hakemleri! Bu bilgeleri terlikleri ile birlikte yeşil çayıra salıvermeli! 22 futbolcu iyi niyetli, göz boyarlar mı hiç? Ağzı genelde köpüklü seyirci! Hop hop zıplayan antrönerler! Söyledikleri önünde söylemedikleri arkalarında! İzmir'in değerli futbol hocalarını(onlar kendilerini bilirler)saygı ile selamlıyorum! 3 ülkede Avusturya-İsviçre-Almanya da maç yönetme fırsatını; Oğul, onların sayesinde gerçekleştirdi! İnanın dünyanın en iyi hakemleri bizde! Bakmayın siz UEFA,FİFA nın tercihlerine! Her şeyimize ve hakemlerimize de sahip çıkmalıyız! Aldıkları üç beş fitil fitil burunlarından geliyor! Şamar oğlanları! Her meslek dalında karakoyun var! Yazınız beni şaşırttı! Selamlar saygılar!

Alev Meisel 
 19.03.2008 12:03
Cevap :
Alev hanım; dikkat ederseniz ben önce hakemlere karşı olan peşin hükmü ve fanatizmi eleştirerek yazıma başladım. Futbol kültürümüzün eksikliğini kabullenmek durumundayız. Ki bu doğru olmasaydı futbolda terör olmazdı. Mesela ben kaybedip te alkışlanan bir takımımıza hiç rastlamadım. Yurt dışıyla kıyaslamaya gelince, biz camdan gördüklerimizce değerlendiriyoruz. Onlarda da buna benzer yaklaşımlar var diyorsunuz, eğer varsa aynı eleştiri onlar için de geçerlidir. Bizim özellikle doğu bölgelerimizdeki müsabakalrda şuan yazamayacağım ibretlik olaylar da oluyor. Tabi amacımız bu yanlışların giderilerek, futbolumuzun bir temaşa sporu olduğunu kitlelere benimsetmek. Eğitim yerine de geçebilecek bu tür eleştirilerden korkmamak lazım ki yanlışlar devam etöesin. Bir başka ülkede de benzer olayların olabilmiş olması, bizde de olsun anlamı çıkarmamalı. Her yanlışa eleştiri yapıldığında ortaya mutlaka doğrular çıkar. Ayrıca bizdeki olayların basın tarafından abartıldığı fikrinize de katılıyorum. Teş  19.03.2008 18:08
 

Sayın Çitil. "Boluspora havadan bir penaltı gölü verdi" cümlesini sizin gibi kullanan o günün yazarları olduğu gibi, "haklı" penaltı gölü diyenler de olmuştur. Olmamış mıdır? Tabi ki olmuştur. "Doğru karar" neye göre, kime göredir? Belirlenebilir mi? "Kurallar var" denilmesi, o kararın doğruluğunu yorumlayanların objektifliğini de bereberinde getirir mi? Tabi ki getirmez. Kısaca, insan olan her yerde, yanlışlar da doğrular da, kişiden kişiye değişir. En büyük organizasyonlarda bile, Dünya Kupalarında bile hakemler yanlış yapabiliyor. Ama bu da subjektiftir. Kronometre ve metre ile ölçülemeyen her kuralda yanlışlar olacaktır. Saygılarımla. Ertan KILCIGiL.

Dr. Ertan KILCIGiL 
 19.03.2008 8:59
Cevap :
Ertan bey çok güzel youmlamışsınız. Ben genel anlamda değindim konulara. Tabiki hakemler hata ile beraber ve yan yanadırlar. Çünkü anlık görme ve zaman birbiri ile birleştirilemediğinde bunlar olacaktır. Ama bunlar sık tekrar eder ve yanlış karardan aksi istikamete doğru giderse yazdıklarım oluşur. Ve ne yazıkki oluyor ve olmuş ki belgeleriyle taih yazıyor. Tabi temennimiz olmaması ve futbolun da fanatizmden kurtulması. Selamlar...  19.03.2008 10:34
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 80
Toplam yorum
: 1314
Toplam mesaj
: 257
Ort. okunma sayısı
: 2397
Kayıt tarihi
: 22.11.07
 
 

Yaşamı çözebildiğimce,  dersler çıkarabilme aşamasında yorgun ama umut dolu eğitimciyim.. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster