Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Aralık '08

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
656
 

Hakemlere güveniyorlarmış(!)

Hakemlere güveniyorlarmış(!)
 

Futboldan çok hakemleri konuşuyoruz.


Bilindiği üzere son yapılan Kulüpler Birliği toplantısı sonrası basın mensuplarına açıklama yapan Başkan Yardımcısı Göksel Gümüşdağ, kulüp temsilcileri adına, 2008-2009 sezonunun mevcut 34 hakemle tamamlanacağını ve her birine güvenlerinin tam olduğunu açıkladı. Açıklamasına açıkladı ama bu açıklamaya bizatihi kulüp başkanlarının bile inandığı şüpheli.

“Bu devirde babana bile güvenmeyeceksin” görüşünü şiar edinmiş bir milletiz biz. Daha birkaç gün önce ciyak ciyak hak arayan kulüp başkanları ilk yarı bitip de sular durulunca sağduyu abidesi kesiliverdiler. Bir yandan “Turkcell Süper Lig hiç bitmesin” diye ara nağme yaparken öte yandan “Bu hakemlerle bu lig bitmez.”diye demeçler vermeyi herhangi bir mantık temeline oturtabilmek mümkün değil. 16. haftada canı ciddi biçimde yakılan Beşiktaş son toplantıya katılmayınca mahallenin “kötü çocuğu” da o oldu. Hatırlayacaksınız, Galatasaray-Beşiktaş derbisinden yaklaşık 48 saat önce de Konya’da hep birlikte “Yemekteydik.” Adına “kol böreği” mi dersiniz yoksa “pazu dolması” mı bilmem ama Konyaspor’un Önder’den yediği gol hem tatsız tuzsuzdu hem de damak zevkimize hiç mi hiç hitap etmiyordu. Hazmı kolay olsun diye “Kol göğüs karışımı” diyenler de oldu “Kardeşim bariz ter bezlerinden sekiyor top, gol nizami” diyenler de. Gören gözleri kandırabilmek mümkün müydü ki?

Tüm bu olanları düşünürken bir yandan da merak edip araştırdım. Ama itiraf etmek gerekir ki, arşivin tozlu sayfalarına girince bu hakem meselesini anlamak daha da güçleşiyor. Alın size birkaç örnek:

Beşiktaş Teknik Direktörü John Toshack, Bursaspor yenilgisi sonrasında adeta sinir küpüydü. Maçın hakemlerinin, ev sahibi ekip lehine taraflı yönetim gösterdiğini iddia eden Galli hoca, ”Hakemin aleyhimize verdiği penaltı şaibeli. Buna karşın Letchkov’un ceza sahasında düşürülmesini es geçti. Bu hakemlerle ligin kolay biteceğini sanmıyorum.'' dedi. – 9 Kasım 1997 Pazar

Trabzonspor, kendi saha ve seyircisi önünde oynadığı Malatyaspor maçından 0-0’lık beraberlikle ayrılırken, bordo-mavililerin cephesinde maçın hakemi Ünsal Çimen’e büyük tepki vardı. Trabzonspor Genel Sekreteri Yusuf Ziya Yılmaz maç sonrası yaptığı açıklamada, “Bu maçı gelsin Bülent Yavuz izlesin. Bu sahada yapılan şerefsizliktir, onursuzluktur. Hakemler hakkında konuşmayacaktık ama bundan vazgeçtik. Bu hakemlerle bu lig bitmez” dedi. – 26 Ekim 2003 Pazar

Kayserispor ve Kayseri Erciyesspor Onursal Başkanı Mehmet Özhaseki basın mensuplarının soruları üzerine Fenerbahçe-Kayserispor maçıyla ilgili çarpıcı ifadeler kullandı. Özhaseki, “Önce tecavüz ediyorlar, ardından sesinizi çıkartmayın diyorlar, böyle bir terbiyesizlik olamaz” dedi. – 9 Nisan 2008 Çarşamba

Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim, takımının şampiyonluğunu engellemek için her şeyin yapıldığını ileri sürerek, ‘‘Biz çifte standarttan vazgeçtik, oynanan oyunlar artık birkaç standardı geçti. Daha İlhami Kaplan’ın Bursaspor maçında açtığı yaraların dertleri bitmeden, Kocaelispor maçında yenileri başladı. İlhami Kaplan’ın yaptıkları yanında Metin Tokat’ı suçlamak haksızlık olur. Galatasaray’ın şampiyonluk yolunda ilerlemesini engellemek için her şey yapılıyor.’’ dedi. – 4 Şubat 1998 Çarşamba

Konyaspor Futbol Şubesi Sorumlusu ve Basın Sözcüsü İbrahim Kaplan, Akçaabat Sebatspor beraberliği sonrası yaptığı açıklamada, “Hakemler taraflı yaklaşıyor. Geçen hafta da rakibe verilen haksız bir penaltı ile 3 puanımız elimizden alındı. Hakemler, bizim üzerimize gelmekten artık vazgeçsinler.” diye konuştu. – 27 Ekim 2003 Pazartesi

Fenerbahçe Asbaşkanı Ali Koç, Beşiktaş maçından sonra maçın hakemi Selçuk Dereli ve Futbol Federasyonu’nu bombardımana tuttu. Camia olarak yüzlerinin asık olduğunu vurgulayan Koç, şöyle konuştu: “Ama elendiğimiz için değil. Beşiktaş’ı 2 maçta da ezdik. Ama futbola girdiğimden beri makul olmaya çalışmama rağmen, bugün şerefsizler, hırsızlar emeğimizi çaldı. Film senaryosu gibi. Baki’nin 3 kez atılması gerekiyordu. Yan hakem ‘Atabilirsin’ dedi, atmadı. Bu şartlarda ne yapacağız bilmiyorum.” – 27 Nisan 2007 Cuma

Mircea Lucescu’dan Türk basınına bomba açıklamalar: “Yanlış hatırlamıyorsam bir gazeteciyi 5 kurşunla vurulduğu için evinde ziyaret ettim (Ahmet Çakar). Türkiye’de bir milli futbolcu bahis şikesi yaptığı için ceza aldı. Benim dönemimde yapılan bir teşvik primi devlet tarafından ortaya çıkartıldı. Benim dönemimdeki hakemlerin çoğuna meslekten el çektirildi. Buradan bir kez daha söylüyorum. Benim Türkiye’de iki şampiyonluğum çalındı. Siz bu şartları Türkiye’ye yakıştırıyorsanız o zaman başka... – 7 Aralık 2008 Pazar

Elbette yukarıdaki örnekleri çoğaltmak mümkün ama bizim yerimiz kısıtlı. Verilen bu demeçleri, federasyon ve hakemler üzerine yapılan bu çıkışları okuduktan sonra Türk futbolunda bir güven ortamından bahsetmek ne derece samimidir onu Kulüpler Birliği temsilcilerine sormak lazım. Ne de olsa ligin ikinci yarısındaki ilk hakem hatasından sonra “hak arama” demeçleri verecek olanlar onlar.

Açık olmak gerekirse yukarıdaki demeçleri okuduktan sonra insanın kafasında iki temel düşünce beliriyor. Birinci düşünce “Hakemler ne İsa’ya ne Musa’ya yaranabiliyor.” cümlesinde açığa çıkan optimist yaklaşım ki, futbolseverler arasında maalesef bu görüşe hak verenler sayıca az. İkinci düşünce ise “Demek ki hakemler ve MHK Türk futbolunun aktörlerinde güven temin edemiyor.” şeklinde özetlenebilir ve bu yorumun hakemleri “kara gömlekliler” olarak betimlemeye kadar uzanan ürkütücü sonuçları var. Üstelik bu ikinci görüşü savunanların elinde “Türk hakemliğinin uluslar arası arenadaki performansı” başlıklı çok da destekleyici bir delil var. 2002 Dünya Kupasında Mısır’dan Essam Abd el Fatah, Benin’den Coffi Codjia, Singapur’dan Shamsul Maidin ülkeleri adına düdük çalarlarken bizimkiler televizyon başında çene çalmıyorlar mıydı? Türk hakemliğinin geleceği denilen Cüneyt Çakır’ı daha birkaç gün önce Galatasaray-Beşiktaş derbisinde izledik. İzledikten sonra da en az 2018’e kadar “Dünya kupasında görev alan Türk hakem” rüyamızı erteledik. Umalım ki, yanılalım.

Evet evet belki de yanılıyoruz. Belki Süper Lig kulüpleri hakemlere gerçekten güven duyuyorlardır. Belki ligin ikinci yarısında gerilimin yükselmemesi için ellerinden geleni yapacaklardır. Hatta belki “Bu devirde babana bile güvenmeyeceksin” sözü dilimize Urduca’dan falan geçmiştir. Ne dersiniz? Şahsen ben ligin ikinci yarısı sonuna kadar kulüplerimiz bu güven telkinini devam ettirir ve mağlubiyetlerden sonra hakemlere veryansın etmeyi bırakırlarsa bu yazıyı bir bardak su eşliğinde afiyetle yemeye hazırım. Sözüm söz!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Fırat Aydınus ve Halis Özkahya'dan umutluydum onlar da raconu öğrendiler. Şimdiye kadar 2 hakem gördüm gerçekten iyi olan. Erman Toroğlu ve Ahmet Çakar, geri kalanı gördüklerini çalamadılar. Serdar Tatlı da iyiydi ama bir türlü yükselemedi. Erman Toroğlu tam yetki verilmesi halinde camiayı düzelteceğini söyler. Oysa MHK başkanları geçmişte olaylı maçlar yönetmiş insanlar. Sistem düzgün birini değil piyon istiyor. Bunun çözümü ne olabilir? Bunu tartışmalıyız. Konya-FB maçını yöneten adamın lisansı alınmalıdır. Bu kadar basit önce eli göster sonra ofsayt yapmaya çalış ardından yardımcıyla görüş golü ver ardından belediye başkanlığına aday ol. Siyaset elini çekmediği sürece futbol düzelmez. Saygılarımla.

Eşit Ağırlık 
 31.12.2008 12:37
 

Beşiktaş'ın takım ve yönetim olarak neresi doğru ki maçlarına verilen hakemler doğru olsun? G. Milne zamanında, 5 senede 4 defa eze eze şampiyon olan bir takım vardı. Hakemleri de yeniyordu üstelik. Hiç kusura bakmayın, diğer takımları bilmem ama bu konuda konuşma hakkı olmayan yegane takım Beşiktaş'tır. Ayrıca "Rize rezaleti" hala belleklerde. Benim takımım önce kendi kapısının önünü süpürmeli. Selamlar:)

Ümit Culduz  
 26.12.2008 1:44
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 235
Toplam yorum
: 233
Toplam mesaj
: 44
Ort. okunma sayısı
: 710
Kayıt tarihi
: 21.06.06
 
 

Yazar 1976 yılında İstanbul'da doğdu. Tüm eğitim ve öğretim hayatını burada tamamlayarak, 1999 yı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster