Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Ocak '07

 
Kategori
Sivil Toplum
Okunma Sayısı
653
 

Hakkınızı arayın

Hakkınızı arayın
 

Geçenlerde bir dergide okuduğum bir haber birden bire bir gerçeği tüm çıplaklığıyla görmemi sağladı.

Haberde Tekno'sa firmasından alış veriş yapan ve bunun sonucunda mağdur olan insanların bir site kurduğu ve yaşadıklarını paylaştıklarını söylüyordu. Merak ettim ve "teknosa mağdurları" adlı siteyi ziyaret ettim. Hayret ederek gördümki ne kadar iyi eğitimli olsalarda insanlar kendi hakları yada karşıdakinin hakları konusunda haberisiz. Ortada bir tüketiciyi koruma kanununu var ve yine herkes bu kanunun işine geldiği gibi yorumluyor.

Belki bende aşağıda yazacaklarımdan bir kısmında yada pek çoğunda yanlıyor olabilirim ancak ben bu konuyu pek çok defa araştırdım ve elde ettiğin sonuçlar bunlar.

Kanuna göre ticarete konu her ürünün 30 günlük bir ayıp süresi var ve bu açık ayıplar için geçerli. Bu sürede tesbit edilen ayıplarda tüketicini 4 hakkı var ;

1 Ürünün idesini istemek

2 Ürünün değişimini istemek

3 Ürünün tamirini istemek

4 Ayıptan kaynaklanan kayıp ve zararların tazminin istemek

30 günün bitiminden sonra da üretim hatalarına karşı yasal garanti sürelerinde ücretsiz tamir hakkı devam ediyor. Gizli ayıplarda ise 30 günlük süre yok ayıp ortaya çıktıktan sonra tüketici yukarıdaki 4 hakkını üreticiden yada satıcıdan talep edebilir. Hatta son alınan bir karara göre ürün kredi ile alındı ise krediyi veren banka bile ayıptan sorumlu.

Buradaki kritik soru ayıp nasıl tesbit edilecek..?

Tüm satıcı firmalar aracı durumdadır ancak kanuna göre satıcılarda mütesessilen ayıba karşı sorumludur.
Önemli olan nokta ayıbın tesbitidir, takdir edersinizki sadece tüketicinin beyanını kabul ederek ayıp tesbit edilemez. Açık ayıplarda bile kullanıcı hatasının olup olmadığı tesbit edilmelidir. Tüketici bir hata yapmadığını düşünebilir ancak bilmeden ürünü yanlış kullanım ile bozmak oldukça mümkündür.

Ayıp tesbitinin (özellikle tekno ürünlerde)yegane yöntemi üretici yada ithalatçıya ait teknik servislerdir. Bir ürünü piyasaya sürmek için mutlaka garanti belgesine ve bunun içinde kanunda belirtilen adet ve yerlerde teknik servislere sahip olmanız gerekir. Bu da tamamen üretici yada ithalatçının sorumluluğundadır, yani Teknosa gibi aracı durumda olan satıcıların kendilerine ait teknik servileri yoktur.

Birde Klon telefon meselesi var ki; Türkiye ye gelen tüm telefonların bir imei numarası vardır ancak bazı üçkağıtçılar bu telefonların imei numaralarını klonlayarak yani kopyalayarak kaçak telefonları kullanılabilir hale getirdiler, böylece aynı telefondan sanki onlarca kullanılıyormuş gibi bir durum oldu, yani kayıt dışı. Devlette bu durumun önüne geçmek için kopyalanmış imei numaralarını kapatmaya başladı tabii bu arada master telefonlarda kapandı. Teknosa tarafından satılan telefonların ithalatçısını bilemediğim için ahkam kesmeyeceğim Ama yasal ithalatçılardan gelen telefonlarda bu arada kapandı, bunun için telekoma faturanız ve dilekçeniz ile başvurabilir ve telefonunuzu tekrar kullanıma açtırbilirsinz.
Telekomdaki başvuruların yoğunluğu nedeni ile bu işin çok uzadığınıda duydum, tam bilemiyorum ama şu anda 2 ayı buluyormuş.
Bunun dışında pek çok üretici firma telefon ayıplı olsa dahi değiştirmek yada iade almak yerine tamir etme yolunu seçiyor. işte asıl kanuna aykırı olan bu, Teknosa gibi firmalar ise ancak servisten gelen rapora göre hareket edebiliyor aksi taktirde ithalatçı yada üretici firma iadeleri kabul etmiyor ve buda satıcıya kayıp yazıyor. Oysaki satıcı bu ürünü alırken para ödüyor ve belli bir oranda karla satıyor doğal olarak böyle gelen tüm ürünlerin iade alınması ile tüm ticaretin tehlikeye girmesi olasıdır.
Bu durumda yapılacak şey ana firmaya karşı savaşmaktır bunun içinde tüketici mahkemeleri var ve 600 ytl altında alınan kararlar temyize bile gidemiyor. Çok basitçe bir dilekçe ve fatura ile başvurarak kanuni haklarınızı elde edebilirsiniz.

Elbetteki tüm bu aracı firmalar boy boy ilanlarla ve TV reklamları ile tüketici hakları konusunda mangalda kül bırakmayacaklarına tüketiciyi bilinçlendirmeye çalışsalar kendileride rahat edecekler. Ama tutamayacakları söz vererek hem yanlış bilgilendiriyorlar hemde herkesi sıkıntıya sokuyorlar.

Hakkınızı arayın, kimse sizin için sizin kadar çaba gösteremez. Hadi harekete geçin...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Blog yazınız için teşekkür ederim...Türk halkı için daha yeni sayılabilecek bir konuyu dile getirmişsiniz, hala pek çoğumuz ayıplı bir mal alışveri yaptığımızda neler yapmamız gerektiğini bilmiyoruz...ESEN KALIN

Portakal Çiçeği ve FISILTI 
 28.01.2007 15:20
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 5
Toplam yorum
: 6
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 1029
Kayıt tarihi
: 26.10.06
 
 

Ben ülkesini seven ve geleceğinden endişe duyan birisiyim. Endişemin ana kaynağı ise insanlarımızın ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster