Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Kasım '12

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
119
 

Haklı olan haklılardır, yaşlılar değil!

Az önce metrobüste yaşlı bir kadınla genç bir kız arasında yer kavgası olduğunu okudum. Olaya ilişin bir de cep telefonu kamerasıyla çekilmiş bir görüntü var. Ve gerçekten de çok utandırıcı. Yaşlı bir kadın, genç bir kızın saçına yapışmış; onu oturduğu yerden kaldırmaya çalışıyor. Metrobüste ise yaşlı kadının yaşlı olmasının ona verdiği güvenle, kızı çekiştirdikçe çekiştirdiğini görüyoruz.

Acaba, yaşlı olmakla haklı olmak doğru orantılı mıdır? Ya da ahlaki yükümlülüklerimizin ihlali acaba bize karşımızdaki kişiye karşı suç işleme  ya da şiddet uygulama hakkını bize verir mi?

Yaşlı teyzemin aslında çekiştirdiği, genç kızımızın saçı değil, ruhudur. Yaşlılığın verdiği ve toplumumuzun yaşlıya saygı kuralının bilinmesinin verdiği rahatlıkla başkasının pamuklara sarıp sarmaladığı evladını rencide ediyor, acıtıyor, dışlatıyor.

Neden ise, belki de iyiniyetle ve rica ile elde edebileceği yeri anında elde edemediği için duyduğu hışım, otorite uygulama hevesi, yaşı nasılsa büyük diye haklı çıkacak olmanın verdiği gurur.

Halbuki, haklı olan bence sadece haklı olandır. Eğer bir kişiye suç işlendiğinde yaşı büyük olan bir kişi haklı olsaydı; hakaret, yaralama, v.s. suçlarının sanıklarının mağdurlarından daima küçük olması beklenirdi. 

Genç yaşında belki de bizim çocuğumuz olabilecek bir genç kızımız, bundan sonra ne kadar çevresine güvenecek? Öğretmenine,komşusuna, teyzesine nasıl güvenecek? Komşusu bir bardak yağ istediğinde var olduğu halde vermemeyi uygun görürse, komşusu evini mi basacak? Öğretmeninden yazılı kağıdını bir daha okumasını rica ederse "sus, sen benim kör olduğumu mu söylemek istedin?" mi denilecek?

Belki de o gün çok ama çok yorgun. Ya da ameliyatlı. Yaşlı kadın bunu nereden bilecek?

Biz, çocuklarımızı insanca uyarmazsak, onları kışkırtırsak; çocuklarımız kavgaya karışıp bu yaşta kendilerini çocuk mahkemelerinin önünde mi bulacak?

Gereğinde zamanımıza kıymak, gereğinde bir bilet parasına kıymak; bu genç kızımızın icabında arkasından inerek onu sadece affederek ve göğsümüze basarak uyarmak en insani hakkaniyetli çözümdür kanımca.

Yoksa yaşlı kadın, haklıdır demek çok korkak, bilmiş ve çok acele bir çözümdür.

Yer vermek ahlaki yükümlülükse genç kız için; affetmek  ve doğruyu göstermek , rencide etmemek yaşlı kadının görevi değil midir?

Ahlaki yükümlülüklerimizin yerine getirilmemesinin cezası ayıplanma ve sosyal baskı ise dayak atmanın cezası  demir parmaklıklar olabilir.

Bence, herkes sinirlerine hakim olmalıdır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 82
Toplam yorum
: 87
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 5190
Kayıt tarihi
: 20.05.12
 
 

Hukukçu bir anne.  Hayatta her şeyin kontrol edilemeyeceğini zor da olsa öğrendim.  Hayat, kısa b..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster