Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Eylül '17

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
250
 

Halet Çambel; Olimpiyatlarda Hitler’le Görüşmeyi Reddeten Kadın

Halet Çambel; Olimpiyatlarda Hitler’le Görüşmeyi Reddeten Kadın
 

Halet Çambel -Nazan Şara Şatana


 

Popüler arama motoru Google bazı özel günlerde farklı Google logosu tasarımları yapmaya devam ediyor. Özel kişiler ve günler için sıklıkla ana sayfasındaki logosunu yenileyen Google, bu sefer ünlü Türk arkeolog Halet Çambel‘in 99. doğum günü için özel bir doodle tasarladı.

 

 

Bu yazıyı okuduğumda heyecanlandım.

Bir Türk kadını için yapılmış bu olay çok hoşuma gitti, inanın çok keyiflendim.

Bu ne güzel bir şey.

 

Hayatını okuduğum gururlandım.

Düşünün lütfen Halet Çambel Türkiye'nin ilk açık hava müzesini kurmuş.

Nerede kurmuş derseniz?

 

“Hitit hiyerogliflerinin çözüldüğü yer” diyebilirim.

Orası neresidir?

Karatepe-Arslantaş Höyüğü…

 

O çok farklı biri;

Türkiye’yi eskrim dalında temsil ederek, Suat Fetgeri Aşeni ile birlikte

“Olimpiyatlara katılan ilk Türk kadın sporcu” unvanını kazanmış…

 

Profesör Halet Çambel, tarihöncesi çağa ışık tutan ve birçok eserin günümüze taşınmasını sağlayan muhteşem bir kadın.

 

Mimarlık kültürüne katkılarda bulunan bir o…

Düşünebiliyor musunuz Halet Çambel ve Prof. Bossert
Hitit antik kenti Karatepe’yi keşfetmişler.

Bu ne demektir?

Nasıl bir duygudur.

Antik bir kent bulmak!

Aman Yarabbi…

 

Bu muhteşem kadını biraz daha yakından tanımamız gerekiyor.

 

27 Ağustos 1916'da Berlin'de dünyaya gelmiş.

Babası, Almanya'da askeri ataşelik görevi yapan ve Atatürk'ün yakın arkadaşlarından Hasan Cemil Bey’miş.

Vay Maşallah…

 

Annesi dönemin Berlin Büyükelçisi İbrahim Hakkı Paşa'nın kızı Remziye Hanım’mış.

 

Dört çocuklu ailenin üçüncü çocuğuymuş.

 

Ailede herkes isim sahibi.

Her biri mesleklerini layıkıyla yapanlar.

Hukukçu ve gazeteci Leyla Çambel ile kanser araştırmacısı Perihan Çambel'in kardeşi, mühendis Bülent Çambel'in ablasıymış Halet Çambel…

I. Dünya Savaşı sonrası mütareke döneminde anne babası ile bir süre İsviçre ve Avusturya'da yaşadıktan sonra, cumhuriyetin kurulmasını takiben 8 yaşında Türkiye'ye gelmiş.


Ortaokul ve liseyi Arnavutköy Amerikan Kız Koleji'nde okumuş.

Sanat tarihi öğretmeninin etkili anlatımı ve İstanbul'un tarihi mekânlarına düzenlediği geziler lise yıllarında onu derinden etkilemiş.

Okulda, eskrim sporu ile de tanışmış ve bir daha bırakmamış.

 

Lise öğrenimini tamamladıktan sonra Fransız hükümetinden aldığı bursla Paris Sorbonne Üniversitesi'nde 3 yıl arkeoloji lisans öğrenimini görmüş.

 

Hititçe ve eski İbranice öğrenmiş.

 

İlk kazı deneyimini 1935 yılında yaşamış.

Dr. Kurt Brittel'in başkanı olduğunda Alacahöyük kazısına stajyer olarak katılmış.

Fransa'daki lisans öğrenimi sırasında boş vakitlerini eskrim ve binicilikle değerlendirmiş.

 

1936 Yaz Olimpiyatlarında eskrim dalında Türkiye'yi temsil etmiş.

Suat Fetgeri Aşeni ile birlikte olimpiyatlara katılan ilk Türk kadın sporcu olmuş.

 

Turnuva sırasında Adolf Hitler tarafından görüşmeye çağrılan Çambel, hükumetin izni olmadan görüşmeyeceğini bildirerek reddetmiş.


1938 yılında lisans öğrenimini tamamladıktan sonra Sorbonne'da doktora yapmaya başlamış.

 

1939 yılının yaz aylarında İstanbul Fransız Arkeoloji Enstitüsü'nün, Dr. Emilie Haspels baskanlğında yürüttüğü Yazılıkaya/Midas şehri kazısına katılmak üzere Türkiye'ye gelmiş.

 

II. Dünya Savaşı sebebiyle Fransa'ya dönemeyince İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nde Helmuth Theodor Bossert'in asistanlığını yapmış.

1940 yılında Tan Gazetesinde çalışan sol görüşlü bir gazeteci-yazar olan Nail Çakırhan ile evlenmiş.

 

Üniversitede kadro olmadığından bir süre Haydarpaşa Lisesi'nde Fransızca öğretmenliği yapmış.

 

Doktora çalışmasına İstanbul Üniversitesi'nde devam eden Çambel, Türk Tarih Kurumu adına Kırşehir Hashöyük'teki kontrol kazısını gerçekleştirmiş.

 

1946'ya kadar Dr. Bossert ile birlikte Anadolu'da araştırma gezileri yapmış.

1946 yılında Kayseri-Adana arasında kalan bölgedeki Hitit eserlerini incelemek için Bossert ile birlikte çıktıkları gezide Karatepe bölgesindeki kalıntılara ulaşmaları kariyerinde belirleyici olmuş.

 

Araştırma ekibi, Hitit hiyeroglifleri ve Fenike yazısının bir arada kullanıldığını görmüş ve Fenike yazısı tercüme edilebildiği için, bu keşif Hitit hiyerogliflerinin nihai çözümü olmuş.

 

Karatepe-Arslantaş Höyüğü'nde Bossert tarafından başlayan kazı çalışmalarına 1952'den sonra Çambel başkanlık etmiş.

 

Karatepe'de ortaya çıkarılan arkeolojik buluntuların restorasyonu, korunması ve sergilenmesi için bir açık hava müzesi kurulmasına ön ayak olmuş.

 

Mimar Turgut Cansever'in yaptığı projenin uygulanması işini Çambel'in eşi Nail Çakırhan yürütmüş.

 

1948-199 yıllarında, Karatepe'deki çalışmaların yanı sıra Fransız Arkeoloji Enstitüsü'yle birlikte Yazılıkaya/Midas şehri kazısını yürütmüş.

1960 İhtilali'nden sonra 147'ler listesinde yer alarak üniversiteden ihraç edilmiş.

Eşiyle birlikte Karatepe'de çalışmalara devam etmiş.

 

1962-1963'te Almanya'da Saarbrücken Üniversitesi'nde konuk öğretim üyesi olarak çalışmış.

 

Türkiye'ye döndükten sonra İstanbul Üniversitesi'ndeki görevine dönmüş.

Prehistorya Kürsüsü'nü kurmuş.

1964 yılında Chicago Üniversitesi'nden Robert J. Braidwood ve eşi Linda S. Braidwood'la birlikte Ergani'de Çayönü höyüğü kazısına başlamış.

 

Kote Çemi (Hilar - Çayönü) kalıntılarını gün ışığına kavuşturmuş.

 

Bu bölgede günümüzden 8.000 yıl önce avcı-toplayıcılıktan tarıma geçildiğinin kanıtlarını ortaya çıkarmış.

Çambel'in çabalarıyla kurulan İstanbul-Chicago Üniversiteleri Güneydoğu Anadolu Tarihöncesi Araştırma Kamu Projesi çerçevesinde, 1964'te Urfa-Bozova'da Biris Mezarlığı ve Söğüt Tarlası, 1968 ve 1970'de Diyarbakır Girikihacıyan kazıları gerçekleştirilmiş.


Çambel, Keban Barajı'nın yapımıyla su altında kalacak olan alanların taranması için 1966'da başlayan çalışmalara öncülük etmiş.

1976'da Tübitak'a bağlı bir Arkeometri Ünitesi kurulmasına katkıda bulunmuş.

1984 yılında emekli olmuş.

Kazılara katılımını ve yazılarını emekliliğinde de sürdürmüş.

Arnavutköy'de “Kırmızı Yalı” olarak bilinen ailesinden kalma evini 2004 yılında Boğaziçi Üniversitesi'ne bağışlamış.

 

Yapı, Halet Çambel ve Nail Çakırhan Arkeoloji ve Geleneksel Mimarlık Araştırmaları Merkezi'ne dönüştürülmek üzere restore ediliyormuş.


2005 yılında Hollanda devletinin kültür ve kalkınmaya hizmet edenlere verdiği Prens Claus ödülü'nün sahibi olmuş.

 

2010 yılında kendisine T.C. Kültür Bakanlığı tarafından Kültür ve Sanat Büyük Ödülü verilmiş.

12 Ocak 2014 tarihinde İstanbul'daki evinde yaşamını kaybetmiş.


Bir insanın insanlık tarihine katkısının olması nasıl bir duygudur?

Bence muhteşemdir.

Olağanüstüdür.

 

Halet Çambel hayata iz bırakanlardan.

Ben bir yazar olarak bu muhteşem kadınların hayatlarını yazma hayaline dalıyorum.

Sanki gerçekten bu kadar başarılı olunamazmış gibi,

Sanki böylesine dolu dolu yaşanmış hayatlar filmlerde olur gibi geliyor bana.

Oysa öyle değil.

Bizim kadınlarımız cesurdur, çalışkandır ve başarılıdır.

Ne mutlu ona, ardından güzelliklerle söz ediliyor ve gençlere örnek oluyor.

Allah rahmet eylesin…

Ve

Ne mutlu onun yakınlarına…

 

 

 

 

Nazan Şara Şatana

 

nazanss.blogspot.com

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1582
Toplam yorum
: 112
Toplam mesaj
: 11
Ort. okunma sayısı
: 4849
Kayıt tarihi
: 09.12.10
 
 

Turizmci; Genel müdür Yazar ; Romanlar, senaryolar müzikkaller... Sinema filmleri, TV filmleri.....

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster