Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Kasım '16

 
Kategori
Kültür - Sanat
Okunma Sayısı
76
 

Halikarnas Balıkçısı'na sahnede hayat verecek

Halikarnas Balıkçısı'na sahnede hayat verecek
 

Harun Özakıncı'nın 'Sahne Gari'si şu sıralar harıl harıl çalışıyor... “Usta ile Balıkçısı”nı Bodrum izleyicisiyle buluşturmaya hazırlanıyorlar... Balıkçı, tiyatro sahnesinde ilk kez hayat bulacak. Bodrum için ne heyecan verici bir buluşma!.. “Usta ile Balıkçısı” Paluko ile Cevat Şakir Kabağaaçlı'nın dostluğu bağlamında dünyaya ışık olacak, hissedebiliyorum... İlk temsil 29 Kasım'da Herodot Kültür Merkezi'nde... Balıkçı'ya hayat veren isim ise Tarık Günersel... Bir şair, bir piyes yazarı, bir librettist, bir öykücü, bir dramaturg... Kimselere benzemeyen bir adam, çok kıymetli bir isim... Günersel ile Bodrumlular'dan önce biz buluştuk ve biraz Balıkçı, biraz Bodrum, biraz tiyatro üzerine söyleştik... Keyifle okuyacağınızı düşünüyorum.

 

“Usta ile Balıkçısı” 29 Kasım'da izleyicisiyle buluşuyor. Siz bu proje ile nasıl bir araya geldiniz?

 

Yazar, yönetmen, oyuncu ve Sahne Gari'nin kurucu sanat yönetmeni Harun Özakıncı ile bundan 6 ay önce Ankara'daki 10'uncu Uluslararas Ethos Tiyatro Festivali'nde tanıştık. Bana projesini özetledi ve Halikarnas Balıkçısı rolünü önerdi. Ben de şeref duyarak kabul ettim.

 

Hazırlıklar nasıl gidiyor?

 

Olumlu bir süreçteyiz şu anda. Cumhuriyetimizi kuran hareketin, CHP'nin bugünkü varisleri arasında olan bir isim, Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon ve Belediye'nin Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Mükerrem Uyar'ın desteği bizim için çok önemli. Son derece olumlu yüksek enerjili değerler her ikisi de...

 

Dünya Yazarlar Birliği PEN Türkiye Merkezi Başkanlığı yapmış, yine aynı derneğin Uluslararası yönetim kurulunda yer alan ve Türkiye'den daha çok dünyada tanınmış bir yazar, bir tiyatro adamı olarak küçük bir sahil ilçesinde, Halikarnas Balıkçısı rolünde izleyici karşısına çıkmak nasıl bir duygu uyandırıyor sizde?

 

Günümüzde yerel ile küresel iç içe. Her zamankinden daha çok. Tiyatro dendiğinde genellikle yerellikten çekinme eğilimi olabiliyor. Özellikle gençlerde. Mümkün olduğu kadar evrensel olma arzusuyla, yerel denen şey dışlanabiliyor. Halbuki her birimiz yereliz. Yereli dışlamak, zaten kendimizi dışlamak olur.

 

Ekip hakkında neler söyleyeceksiniz?

 

Kaptanımız Harun Özakıncı, hayatının önemli bir bölümünü Bodrum'da geçirmiş bir sanatçımız. Halikarnas Balıkçısı (Fisherman of Halikarnassus) ile ilgilenmiş ve önemli bir belgesel hazırlamış bir değer. Oyuna Paluko'ya hayat verecek. Ayşe Mine Aykutluğ, günümüzde yaşayan bir araştırmacı gazeteci rolünde. Dolayısıyla yazarımız, günümüzle o dönem arasında bağlantılar da kuruyor.

 

Halikarnas Balıkçısı'nın eserleriyle tanışmanız hangi yıllara denk düşüyor?

 

1972'de Mavi Sürgün kitabını alıp imzamı atmışım üzerine. 44 yıl sonra okudum. Şöyle bir göz atmış olabilirim ama günün birinde eserlerine eğileceğim bir değer olarak, uzun kitap listemde yer alıyordu. Bu rolü kabul ettikten sonra, provalara başlayınca çok daha iyi anladım ki bugün Türkiye'de tiyatro alanında bir proje olacaksa, bu Halikarnas Balıkçısı ile ilgili bir proje olmalıydı. Bunu kendimi dışlayarak söylüyorum.

 

Niçin?

 

Çünkü Halikarnas Balıkçısı doğa demiş, uygarlık birikimine dikkat çekmiş. Emek vermiş, katkıda bulunmuş. Dayanışma sergilemiş. Bunları düşününce, bunlar bugün çok gerekli olan değerler değil mi? “Anadolu'dur yahu” derken mesele bir şovenizm meselesi değil. Hakikatle bağlantılı, adaletle bağlantılı. Bunlar bütün dünyanın ihtiyaç duyduğu değerler değil mi? Döneminde Fransa Devlet Başkanı Türkiye'ye gelirken, “Balıkçı dışında rehber istemem” diyormuş. İlginç bir okyanus ile karşı karşıyayız. Eskiden 'Adam derya' denirdi. Evet bana göre Halikarnas Balıkçısı bir okyanus...

 

Zaman zaman eleştirilen bir yazar...

 

Halikarnas Balıkçısı açık bir insan... Bazı romanlarında otosansür yapıp taktik icabı bazı rötuşlar yapabilirdi, yapmamış. Ve eleştiriye maruz kalmış. Adam mükemmel olduğunu iddia etmiyor zaten. Herkes gibi o da eleştirilebilir. Kim mükemmel ki? Tarihte hiç kimse mükemmel olmamıştır ve olamaz. Coşku var O'nda...

 

Halikarnas Balıkçısı ile kendinizi özdeşleştirdiğiniz yönler oldu mu?

 

Ben O'nu tanımaya başladıkça, bazı yönlerde benzer sayılabileceğimizi görmeye başladım. Bunlardan biri doğaya sevgi, hayranlık, sonsuz bir öğrenme, öğrendiklerini süzüp paylaşma, dayanışma ve katkıda bulunma arzusu... Hakikatleri, adalet denen şeyi ciddiye alış. Coşku, sevgi, derin hüzün... Hayatın bir traji komedi olduğunu belki anlayış ve böyle yaşayış. Mümkün olduğu kadar dolu dolu yaşayış... O'nun elçisi olmaya çalışacağım dolayısıyla. Bütün dünyaya bu değerli şahsiyeti ve bu değerli bölgeyi anlatmaya çalışacağım.

 

“Usta ile Balıkçısı” aynı zamanda bir Bodrum hikayesi mi olacak?

 

Kaptanımız Harun Özakıncı, titizlikle şunu vurguluyor. Halikarnas Balıkçısı tek odak noktamız değil... Evet, O Bodrum'u geliştirdi ama Bodrum da birikimiyle, insanıyla O'nu geliştirdi. Burada üç temel özne var. Biri Halikarnas Balıkçısı ve Bodrum, diğeri bunu görüp yıllardır bu konuda emek veren Harun Özakıncı, diğeri de Bodrum Belediyesi. Özellikle Belediye Başkanı ile Kültür ve Sosyal İlişkiler Müdürü. Kendilerine destekleri için bir kez daha sizin aracılığınızla teşekkür etmek istiyorum.

 

Balıkçı'nın ya da sevgili dostu Paluko'nun ailesiyle tanışma fırsatı buldunuz mu?

 

Paluko rahmetli Mustafa Esim'in oğlu ve torunu ile tanıştım. İsmet Hanım'la tanışmayı elini öpmeyi dört gözle bekliyorum. Bugüne kadar çok az kişinin elini öpme arzusu duydum. Biri Yaşar Kemal'di belki... Umarım, babasına layık bir temsiliyet yaşar izlerken.

 

“Usta ile Balıkçısı”nı anlatırken, bir de “Dünya Uygarlık Günü”ne dair öneriniz oldu. Bu oyunla birlikte bu öneriyi de gündeme getireceğinizi söylediniz. Nedir Dünya Uygarlık Günü?

 

Cevat Şakir Ustamız, 28 Mayıs tarihine birkaç yerde dikkat çekmiş. Bilime dikkat çekmiş. O çerçevede bu benim üç yıl önce başlattığım Earth Civilization Project- Dünya Uygarlığı Projesi ile örtüşüyor. Uluslararası bir proje bu. Kaptanımız Harun Özakıncı ile düşüncemiz, Balıkçı'nın da dikkat çektiği bu tarihi Dünya Uygarlığı Projesi ile bütünleştirmek ve bu tarihi Dünya Uygarlığı Günü olarak kutlamak, değerlendirmek... Buna şu anda piyeste yer vermiş durumda Harun Özakıncı. Ben de bunu uluslararası arenada proje network'u olan arkadaşlarıma aktaracağım.

 

“Usta ile Balıkçı” izleyiciye ne vadediyor sizce? Bodrum'da yaşayanlar bu oyunu niye izlemeli?

 

Temel bazı sorular var, bunlardan bir tanesi bayılmış da ayılan bir insanın sorularından biridir... “Neredeyim?” Olgunlaşma süresi içinde “Kimim” sorusu gelir. “Neredeyim?” sorusuna zengin bir cevap bu oyunda bulunur. Bodrumlular ve Bodrum severler, bu oyunu izlediklerinde nerede olduklarının daha büyük bir keyifle farkına varırlar.

 

Bu oyunun size ne gibi katkıları oldu diye sorsam?

 

Bodrum hayatımın organik parçası oldu. Ve doğa, uygarlık birikimi, katkı gibi kavramlar çok daha gelişti bende.

 

Opera, sinema, tiyatro, edebiyat... Sanatın her dalında görüyoruz sizi. Bu kadar üretken bir yaşamın bu denli 'şöhret'ten uzak olmasının nedeni ne?

 

Bir kere oyuncu olarak Türkiye'de zaten gençken mümkün olduğu kadar tanınmadan yaşamaya karar vermiştim. 20 yaş kararlarımdan biriydi bu. Bunu da başardım. Her alanda en ilgili kişiler ancak haberdardır benden. Yolda yürürken eserlerimi hiç okumamış birinin beni tanımasının bana ne gibi katkısı olabilir ki tehlikeden başka? Erken ün tehlikelidir. Bunu birkaç sebepten dolayı söylüyorum. Birincisi, şımarma eğilimi olur. Diğeri de tanınırsam, bir yere girdiğimde insanların normal davranışları değişir. Ben de doğala yakın gözlemlemede bulunamam. Bu benim yazarlığımı olumsuz etkiler. Ünlü olmak kadar kolay bir şey var mı? Yok. Üstelik bizim basınımızda 'ünlü' kavramını sık kullanma hastalığı var. Batı'da var mı bilmiyorum bu kadar... Ünlü yazar Yaşar Kemal diyorlar. Bana göre bu hakarettir Yaşar Kemal'e. O'nun için 'büyük' denebilir, 'usta' denebilir. Ben kendi adıma sıfatsızlıktan yanayım.

 

TİYATRO BİZE ÖMÜRLER KAZANDIRIR

 

Bir şair, bir dramaturg, bir piyes yazarı olarak tiyatro sizin için ne anlam ifade ediyor?

 

Tiyatro bence hayatı en iyi anlatabilen sanat alanı. Çünkü bütünsel bir yönü var. Tiyatro bir hakikat ve adalet alanı. Hakikat alanı, çünkü bir tarih kitabı gibi değil sanattaki hakikat... Orada yoğunlaştırılmış hayat var. Tiyatro, yoğunlaştırılmış hayattır. Bir insan ne kadar çok tiyatro oyunu izlerse, o kadar çok yaşamış olur. Birkaç hayata tanık oluruz çünkü birkaç saatte. O hayatlar bize süzülmüş haliyle gelir. Oradan gelişmiş olarak çıkarız. Tiyatro yaşatır. Bize ömürler kazandırır. Yalnız kendisi olarak yaşayan, fakir yaşamıştır.

 

Daha önce tiyatro ve sinema izleyicisiyle buluştuğunuz projeler nedir?

 

Sahne uyarlamasını yazdığım Aşk-ı Memnu'da oynadım bundan 15 yıl önce. Orada Nihat rolündeydim. Sinemada ise Cumhuriyet filmini izleyenler belki bilir, Salih Bozok rolündeydim. 2002'de Abdülhamit düşerken filminde, bu kez II. Abdülhamit'in sağ kolu Cavit Bey rolündeydim. 1993'te tiyatroda Bulgakov'un Moliere ile ilgili oyununda -ki Moliere yobaz katolik din adamlarının hışmına uğramıştı- yobaz bir Katolik din adamını canlandırdım. Moliere imha edilmeli diye düşünmeye başlayarak, çıktım tiyatrodan ve öfkeyle yürüdüm. Kendi oyunlarımda oynuyorum. Geçen yıl Eğreti Gelin Ladik adlı oyunda, kapitalist bir iş adamını canlandırdım. Yeşim Salkım ile birlikte oynadık. Önümüzdeki baharda gösterime girecek. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nde galasını yapmak istiyoruz. Bunun dışında Atıf Yılmaz'ın çeşitli filmlerinde oynadım, birkaç televizyon dizisinde de rol aldım. Bunlardan biri de İkinci Bahar'dı.

 

Son olarak, “Usta ile Balıkçısı”na dair nasıl bir mesaj vermek istersiniz okurlarımıza?

 

Usta ile Balıkçısı... Kâh biri kâh diğeri usta... Bu yolculukta, Bodrum'un özellikle bu oyuna, Sahne Gari'ye sahip çıkacağını umarım. Bütün Türkiye'nin, hatta bütün dünyanın sahip çıkacağını umarım. Bunun için umarım hepimiz kendimize düşeni yaparız. Benim dileklerimden biri şudur. İyi enerjiler buluşsun. Başka bir dileğe gerek görmüyorum.  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 29
Toplam yorum
: 4
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 388
Kayıt tarihi
: 04.08.13
 
 

Selda Öztürk, 1992 yılından bu yana aktif olarak medya sektöründe çalışmaktadır.  Ulusal ve yerel..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster