Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Haziran '17

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
211
 

Halk bilimi öldü mü?

Halk bilimi öldü mü?
 

Halk bilimi motifleri


Coğrafyamızda hareket halindeki her canlının ölüm riski var ölümle nerde nasıl karşılaşacağımız belirsiz. Sadece canlılar değil kurumlarımızın, kültürlerimizi oluşturan geleneklerimizin, ahlaki normlarımızın, hukuk vb. kavramlarında can çekiştiğini izliyorum.

Toplumların kendine özgü yapılarını inceleyen en temel bilim dallarından biri olarak Halk bilimi, halkın geleneklerini, göreneklerini, inançlarını, törelerini, törenlerini, sözlü ve yazılı halk edebiyatı ürünlerini, maddi ve manevi bütün kültürel değerlerini içine alan, onu araştıran, inceleyen, yorumlayan bilim dalıdır.

Sedat Veyis Örnek’e göre; Bir ülkenin, bir yöre halkının, bir etnik grubun yaşamının bütününü kapsayan ve temelinde o halkı oluşturan insanların ortak ve yaygın davranış kalıplarını, yaşama biçimini, belirli olaylar ve durumlar karşısında tavrını, çevresini ve dünyayı algılayışını açıklamada; geleneksel ve törensel yaşamı düzenleyen, zenginleştiren, renklendiren bir beceriyi, beğeniyi, yaratıyı, kurumu, töreyi, kurumlaşmayı göz önüne sermede; bir ucuyla geçmişe, bir ucuyla da zamanımıza uzanan gelenekler, görenekler, adetler zincirini saptamada; bu zincirin dışlayıcı ya da destekleyici halkalarını tek tek belirlemede, halk kültürünün atardamarlarını yakalayarak bunlardan özgün ve çağdaş yaratmalar çıkarmada Halk biliminin rolü ve önemi birinci derecededir.

M. Şakir Ülkütaşır’a göre ise Halk bilimi, en derli toplu anlamıyla genel olarak sözlü halk edebiyatı, halk musikisi, halk temaşası, halk gelenek ve inançları gibi tamamen fikri ve manevi oluşumları, özetle halkın manevi kültürünü araştıran bir bilimdir. Düğün, bayram, çocuk, cenaze, dini boyutlar vs. türünden halk gelenekleri; cin, peri, büyü, afsun, muska, gibi şeylere inanma biçiminde gündeme gelen bütün halk inançları ile türküleri, maniler, bilmeceler, oyunlar, ninniler, masallar, menkıbeler, deyimler ve atasözleri folklor konusuna girer.

Halk biliminin etnoloji, sosyoloji, sosyal ve kültürel antropoloji, edebiyat, psikoloji, dilbilim, dinbilim, tarih, dinler tarihi, sanat tarihi, coğrafya, tıp, hukuk vb. bilimlerle yakından ilişkisi olup; gerektiğinde bu bilim dallarının yöntem ve bulgularından yararlanır, başka ülkelerin halkbilimi (folklor) ile ilgili verilerinden koşutluklar kurar, karşılaştırmalar yapar, bunların kökenine inmeye çalışır. Böylece yerellikten ve ulusallıktan evrenselliğe geçerek insanlığın ortak kültürüne katkıda bulunmaya yönelir.

Halkbilimi, bugünün halk kültürü değerlerini araştırıp incelediği gibi, geçmişin kültürel değerlerini de araştırıp inceler. Toplumsal yaşam biçimi ile birlikte değişen kültürler arasında karşılaştırmalar yaparak aradaki bağları, geçirdiği evrimi ve değişimi, günümüzde aldığı biçimi ortaya koyar. Bu anlamda geçmişte gelecek arasındaki ilişkinin kavranmasında önemli bir işlev görür.

Halkbilimi araştırmaları yapmak, halkın sorunlarını, çıkmazlarını, çelişkilerini, acılarını, ruh halini, olaylar karşısındaki tutum ve davranışlarının kaynağını, duyuş ve düşüncesini kısacası onun dünyasını tanımanın en iyi yoludur.

Ülkemizde, Halk bilim araştırmalarının Cumhuriyet dönemi ile birlikte bir ivme ve hız kazandığı görülür. Bilimsel yöntemlerle yapılan araştırmaların ilk ve yoğun örnekleri ile bu dönemde karşılaşılır. I. Dünya savaşı ile birlikte Osmanlı Devleti parçalanmış, Cumhuriyet’in kurulması ile birlikte ortadan kalkmıştır. Yeni kurulan devletle hızlı bir uluslaşma sürecine girilir. Böylece yeni bir kimlik arayışı ortaya çıkar. Ve devlet kaçınılmaz olarak halk kültürüne yönelir. Böylece yeni bir kimlik yeni bir kültür oluşur. Bunun için halk evleri açılır, köy enstitüleri kurulur. Üniversite olarak ta DTCF kurulur.

Kültür ve Turizm Bakanlığının Web sitesinde; “Halk Kültürlerini Araştırma ve Geliştirme Genel Müdürlüğü tarafından halk kültürünün bütün konularında yapılan araştırmalar, yurtiçi ve yurtdışı olmak üzere folklor araştırmacıları tarafından görüşme tekniği, ses kayıt cihazları, fotoğraf makineleri ve video kamera kullanılarak yapılmaktadır. Ayrıca çeşitli kurum, kuruluş ve üniversitelerle işbirliği içinde panel, sempozyum, kongre vb. yapılmakta, sunulan bildirilerin basımı sağlanmaktadır.” denilmektedir.

Biliyoruz, her şey yenik düşüyor zamana, biz ve dünya kirleniyoruz !

Halk bilimi sadece halk dansları, folklor oyunundan ibaret olmasa gerek, uzun zamandır Halk biliminin varlığını hissetmiyorum, yoksa halk mı kalmadı? Halk bilimi öldü de benim mi haberim yok!

Nizamettin Biber

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Büyük yerleşim yerlerinin dışında kalan genelde köy ve kasabalarda tamamen olmasa büyük çoğunluğu ile gelenek görenek, örf ve adetler şekliyle halk bilimi adı altında yaşatılmaktadır. Pek çok hastalığa yörenin bilgeleri pratik çözüm ve şifalar uygulamaktadır. Kendilerince şehir yaşantısına kıyasla daha mutlu ve kolay yaşam içindeler, selam ve saygı ile...

Yurdagül Alkan 
 11.06.2017 16:52
Cevap :
Merhaba Yurdagül hanım, bir sosyolog algısı ile halk biliminin etkin olduğu yaşam alanlarını ve bu yerel alandakilerin özellikle hastalıklara karşı tutumuna yönelik bilgi verici yorumun için teşekkür ederim, mutlulukları ise rekabetsiz bir ortamda yaşamalarının avantajları olsa gerek, selamlar, saygılar sunarım.  12.06.2017 8:37
 

Kıymetli Nizamettin Biber; Halk var ise Halk bilimi de vardır.Bilim halkın neresindedir işte o derin bir soru işaretidir.Dileğimiz halk b.ilimi yeni nesillerin beyinlerine nişane olur.Saygılar sunuyorum.Sağlık ve mutluluk diliyorum.

Mehmet Burakgazi 
 11.06.2017 13:49
Cevap :
Çok haklısın Mehmet abim, halk ile onun oluşturduğu halk bilimi arasında zorunlu bir koşutluk var, bu konuda Kültür ve Turizm Bakanlığının faaliyet gösteren bir Genel Müdürlüğü var ama yeterince toplumsal katmanlara inilemiyor sanırım. Çok teşekkür ederim, selam ve saygılar sunarım, sağlıcakla, mutlu kalın.  12.06.2017 8:56
 

Teknolojik dönüşümün hayatı tekdüzeleştirme sürecini yaşıyor desek... Gönül hoşluğuyla.

Kadri KANPAK 
 09.06.2017 14:59
Cevap :
Çok anlamlı ve konuyu açıklayıcı bir ifade, teşekkürler, selamlar  09.06.2017 16:50
 

Halk bilimine Folklor diyoruz. Halk bilimi bizim yaşama tarzımızdır. Halk edebiyatı içinde ağa sözlerimiz, bilmecelerimiz, manilerimiz, efsanelerimiz, yiyeceklerimiz, giyeceklerimiz vede tüm yaşantımız halk bilimi içedir.biz bunlara FOLKLOR diyoruz...Bunun kıymetini ne yazık ki bilmiyoruz. Halk ozanlarımızın deyişleri ve türkülerimiz bunların hepsi halk biliminin özüdür. Güzel bir konuya ayna tutmuşsunuz elinize sağlık... Selamlar. .

Abdülkadir Güler 
 07.06.2017 23:11
Cevap :
Halk biliminin folklor olduğu ve halkın davranışlarının sosyolojik tüm örüntülerinin halk bilimi içerisinde değerlendirildiği bunu açıklayan disiplinin ise halk bilimi olduğu bilgi teyidin için teşekkür ederim Abdülkadir bey, değerlere olan ilgisizliğimiz ise ayrı bir sorunlu tutumumuz ve yanımız. İlginize ve dimağınıza sağlık, selamlar, saygılar.  09.06.2017 10:39
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 832
Toplam yorum
: 3629
Toplam mesaj
: 85
Ort. okunma sayısı
: 2544
Kayıt tarihi
: 06.06.12
 
 

Yeni dünya düzensizliğinde insan olmaya çalışan ve okuyarak ne kadar cahil olduğunu gören, olayla..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster