Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Eylül '16

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
799
 

Halk'ın Adamı

Halk'ın Adamı
 

Hep böyle güler yüzlü hatırlanacak ve anılacak SOL yüreğimizde....


Eylül
 ah şu eylül yüreğim,
 
hüzünlere gark olan,
 yaprak yaprak dökülen,
 sarı, sap sarılıktan,
 
kara bir renge mi bürünmek derdin...
 eğer öyleyse,
 inan bunu çok iyi yapıyorsun...
 
 (TÇ)
 ....
 
 Ve yine bir Eylül günü, içimizi buram, buram yakan bir kayıpla güne başladık..
 Nedense onunla, çok ufak yaşlarda bir sinerji yaratmışım farkına varmadan... Çocukluğumun kahramanıydı belki ama neden onca sanatçı dururken, neden o.. Bunu hiç çözemedim.. Ve ne zamanki, önce çocukluktan ergenliğe evrildiğimiz ve bizim gençlik yaşlarımızda önce MADEN geldi, YOL geldl, SÜRÜ geldi, DERMAN geldi, SDAK geldi, ve Eylül Fırtınası geldl... O zaman anladım..
 
 Belki hatta sanırım benim gibi pek çok insanda vardı bu his..
 Onunla yüz yüze hiç tanışmadık... Tanışmayı en çok istediğim insanlardan biriydi...Ama, filmlerinde gördüğümüz yüzünü, Ergenekon, Poyraz, Balyoz davalarında, Bergama’da ve Gezi'de gördüğümüzde, neden O'na çocukken duyduğum hislerimin bir sinerjiden öte olduğunu biraz daha iyi anladım.. Hatta, O'nu aslında ne kadar da yakından tanıdığımı anladım,
 
 Bir Eylül ayında tutuklanıp, hapse atıldığında ve çıktığında, bağıra bağıra " ANNE KAFAMDA BİT VAR" derken, aslında ne kadar da derinlemesine bir hassas noktaya işaret ettiğini gördüm... O'na ne hakaretler, ne işkenceler yapılmıştı da, sonrasında sokaklara çıkıp, neden sıkı bir ANARŞİST olmamıştı..
 
 Gardiyanların koğuşlarda kalan diğer siyasi tutuklulara " Çıkartın ne kadar çöp varsa, bu Artiz hepsini toplayacak" diye bağırdığında; belki çaresizlikten, belki de vakur duruşundan, belki de adam oluşundan, hiç itiraz etmeden, mahkumların belki de üzülerek, belki de göz yaşları ile o attıkları çöpleri topladı... İşte belki o zaman fark ettim belki de gerçekten bizden biri olduğunu...
 
Belki de pek çok kişi henüz yeni anladı O'nun yalnızca bir ARTİZ olmadığını.....
 
O eylül günü takvimlerde sarmaya yüz tuttu, o gün o mahkumları ağlattı belki ama bir başka eylül günü, bu neredeyse bütün Türkiye'yi ağlattı..
 
 Farkındaysanız, yazı neredeyse bitecek ama bir kez bile Tarık Akan demedim.. Çünkü, o bu isimden çok daha fazlası benim nazarımda..
 
 Diğer gidenler gibi O da zamansız ayrıldı aramızdan... Büyük üzüntülü ve bir o kadar coşkulu bir uğurlama ile... Meğer ne kadar seveni varmış Artiz Tarık'ın...
 
Törenin yapıldığı salon binlerce kişi tarafından tıka basa dolduruldu... O kadar çok kişi girmek istedi ki, sıkış tepiş neredeyse 2 katına çıktı içeri girebilenler...
 
Ve dışarıdakiler..
 
Onlar, içeriden çok daha fazlaydı.
 
Binler, on binler, yüz binler... Ve cenazeye gidemeyen, evlerinde gözleri nemli, belki de yaşlı olarak televizyon ekranın uğurlayan milyonlar..
 
Şimdilerde "adam gibi adamdı" diyorlar ardından... Öyleydi galiba gerçekten.. Seni uğurlamaya gelen ADAM'ları gördükçe daha da yürekten inanıyor insan..
 
Peki uğurlamaya gelmeyen "adamlar, adamcıklar"...
 
Onlar zaten salonda yoktu, dışarıda da yoktu... Olamayacaklar da..
 
Adam gibi Adam'ın arkadasında duran yüz binleri gördükçe, geride yalnızca filmler bırakmadığını gördüm..
 
Onlarca dev isim, ne güzel şeyler söylediler hakkında...Çiçek bahçesine dönen cenaze arabası, evinin önü, nasıl da çiçek bahçesine döndü.. Milyonlar alkışlarla, dualarla, çiçeklerle, gözyaşları ile ve sloganlarla uğurladılar..
 
En göze batan slogan ise;
 
" Saray'ın değil Halkın sanatçısı" idi..
 
Ve halk dün, kendi sanatçısını, halkın Adamını son yolculuğuna muazzam bir kalabalıkla, sevgiyle, saygıyla, göz yaşları ile uğurladılar..
 
Hepsi, "güle git, yiğit adam, güzel adam" dedi.. hep bir ağızdan "Yiğidim Aslanım, burada yatıyor" şarkısını bir marş gibi haykırarak "hakkımız sana helal, sen de bize helal et " dediler
 
Ve bu topraklardan bir Tarık Akan geçti..
 
Eminim, o da "güle güle" ve "gülerek" gitti.. Sanki, beni hep böyle gülerek hatırlayın der gibi...
 
Uğurlar olsun Tarık Akan !.
 
Uğurlar olsun Yeşilçam'ın en yakışıklı jönü,
 
ya da Yeşilçam'ın Politik Yakışıklısı...
 
Hayattayken 3 şeye toz kondurmadığını ben daha önceden biliyordum ama şimdi bütün Türkiye öğrendi..
 
- Mustafa Kemal Atatürk;
 
- Nazım Hikmet
 
- ve İlhan Selçuk..
 
Şimdi onlarla orada buluşmuşsundur..
 
Her birine ayrı, ayrı binlerce saygı ve selam olsun..
 
Gittiğin YOL açık, ışığın SÜRÜ kadar çok olsun..
 
Bu ülke seni hep iyilikle yad edecek " CANIM KARDEŞİM "
 
../..
SAHAFÇA, Füsun İnci, Tülay EKER bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Arkasından "mekânı cennet olsun " diyenlere siz ışıklar içinde uyu dersiniz o dinsizin cennette ne işi var diyenler, o söyledikleriyle ne kadar günaha girdiklerini bilmeyen zavallılardır. Işık bir anlamda nur yani Allah'ın ışığıdır. Ayrıca kul ile Allah arasındaki hesabı kimse bilmez bilemez, kimsenin haddi de değildir. Işıklar içinde uyusun Çok güzel kaleme almışsınız. Teşekkürler

SAHAFÇA 
 26.09.2016 22:00
Cevap :
Teşekkürler yorumunuzla katkınız için....  27.09.2016 11:58
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 671
Toplam yorum
: 745
Toplam mesaj
: 86
Ort. okunma sayısı
: 2458
Kayıt tarihi
: 26.06.06
 
 

Anadan doğma bir İzmirliyim ve bu şehirli olmaktan gurur duyuyorum.. Hem bu şehirde doğmuş, hem b..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster