Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Eylül '10

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
606
 

Halk kararını verdi "Evet"

Halk kararını verdi "Evet"
 

Halk Kararını Verdi "Evet"


Ülkece uzun süredir beklediğimiz, Anayasa değişikliği için yapılan referandumda resmi olmayan ilk sonuçlara göre, yüzde 42 hayır oyuna karşın yüzde 58 oranıyla sandıktan 'Evet' kararı çıktı.

Türkiye'de anayasal düzenlemelerle ilgili olarak bugüne kadar 5 kez halk oylaması yapıldı.

Anayasal düzenlemelere ilişkin ilk referandum 27 Mayıs 1960 askeri müdahalesinin ardından hazırlanan 1961 Anayasası için yapıldı. 9 Temmuz 1961'deki halk oylamasına katılım oranı yüzde 81 oldu. Yeni anayasa sandık başına giden seçmenin yüzde 38, 3 "Hayır" oyuna karşılık, yüzde 61, 7'inin "Evet" oyuyla kabul edildi. Böylece, Kurucu Meclis tarafından 27 Mayıs 1961 tarihinde benimsenen yeni anayasa halk tarafından kabul edilmiş oldu.

27 Mayıs askeri müdahalesinde Milli Birlik Komitesi ve Devlet Başkanlığı görevini üstlenen Cemal Gürsel, halkoyuna sunulan anayasa gereğince 10 Ekim 1961'de yapılan seçimlerden sonra oluşturulan TBMM tarafından Türkiye'nin dördüncü cumhurbaşkanı seçildi.

Gürsel, 1966 yılında başlayan rahatsızlığının görevini yapmasına engel olacak duruma gelmesi üzerine, TBMM kararıyla görevine son verilinceye kadar Cumhurbaşkanlığını sürdürdü.

Türk seçmeni, bundan 21 yıl sonra, yine bir askeri müdahalenin ardından, "1982 Anayasası"nın halkoyuna sunulması üzerine ikinci kez sandık başına gitti.

İkinci referandum, 1980 askeri müdahalesinin ardından hazırlanan 1982 Anayasası için 7 Kasım 1982'de yapıldı. Katılım oranının yüzde 91.3 olduğu halk oylamasında, sandık başına giden seçmenlerin yüzde 91.4'ü "Kabul", yüzde 8.6'sı "Ret" oyu kullandı.

1982 Anayasası, sonuçların açıklanmasıyla 9 Kasım 1982'de yürürlüğe girdi. Anayasanın Geçici 1. Maddesi uyarınca, askeri müdahalenin ardından Milli Güvenlik Konseyi ile Devlet Başkanlığını üstlenen Kenan Evren Cumhurbaşkanı" sıfatını aldı. Evren, 9 Kasım 1989'da görev süresini tamamlayarak cumhurbaşkanlığından ayrıldı.

Dün yapılan 6. referandum Ak Parti Hükümetine güvenoyu şekline dönüştü.

Anayasa değişikliğini savunanlar, ordunun savunduğu laik düzene ait geleneksel yönetiminde değişiklik yapılması adına referandumu önemli bir adım olarak gördü..

Evet diyenler aslında Ak Parti'ye "Evet" diyerek ne kadar güvendiklerini göstermiş oldular.

Recep Tayyip Erdoğan'ın dün sonuçlar açıklandıktan sonra yaptığı konuşmada, çıkan sonucun herhangi bir partiye verilmiş bir destek veya güvenoyu olmadığı söylese de, durum açıktır.

Alınan sonuçlar, 2011 seçimleri öncesinde Ak Parti'ye kuvvet verdi. Bazı dış çevreler Ak Parti'nin bu durumdan fayda sağlamak için genel seçimleri öne çekebileceğini belirtiyor.

Yapılan anketler, seçmenlerin yüzde 50’sinin sunulan değişikliklerden bir tanesini bile bilmediklerini gösterdi. Buna rağmen katılım yüzde 78 olarak gerçekleşti.

Demokrasi "Evet" diyenlere de, "Hayır" diyenlere de saygı göstermeyi gerektirir.

Ancak dün oy kullananların büyük kısmı, teklif edilen anayasa değişikliği paketinin içeriği hakkında en ufacık bir bilgiye sahibi değildi.

Halkın büyük çoğunluğunun neden "Evet", neden "Hayır" dediğini bilmeden yapılan bir referandumda, alınan sonuçlar kanımca gerçek demokrasinin göstergesi değildir.

Gerçek demokrasi okuyan, yazan, araştıran, akıllı ve bigili toplumlarda tezahür edebilir ancak.

Türkiye gibi gelişmekte olan ve hatta gelişememiş bir ülkede demokrasi imkansızdır !

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

hep merak ettim de kimse açıklamadı,örn. kimin demokrasisi kazandı.vergi borcu olduğu için yurt dışına çıkamayan iş adamının demokrasisi kazandı da ,ödemediği vergilerle dolaylı da olsa hakkını yediği tüyü bitmemiş yetimin demokrasisi mi.? biliyorsunuz eskiden hakkında mahkeme kararı olmasa da vergi borcu olanlar yurt dışına çıkamıyordu ödemezde kaçarlar diye. artık gidebiliyorlar.onlarda beşyüzküsür kişi imiş hemen pasaport almaya koşmuşlar ama vergi dairesine uğramamışlar. bugüne kadar bu kurala uyanlarda, onlara var da bize yok mu diyebilirler.. insaflarına kalmış ne diyelim..12 eylül anayasasının görevlendirdiği adalet bkn. ve müsteşar kaldırılmadan üye sayısı arttırıldı birde 12 eylül anayasasını değiştirdik diye de lanse ettiler ya ve halada demokrasi isteyenler kazandı diyorlar ya...yani bukadar olur..herhalde bana demokrasi diyenlerin demokrasisi kazandı..:)selam ve sevgiler....

Meltem Şahin 
 05.10.2010 16:33
Cevap :
Meltem Hanım, harika özetlemişsiniz ve özet cümlenizle bu değerli yorumunuza cevap vermek isterim. "Herhalde bana demokrasi diyenlerin demokrasisi kazandı.. :) Selamlar, sevgiler, değerli yorumunuz için teşekkür ederim.  05.10.2010 18:06
 

yine de etnik kökenciler, millici taraflar türk kürt, çuvalladı çoğunluk demokrasi istiyor kabaca diyebiliriz.. selamlar..

Salih ERDAGI 
 13.09.2010 18:21
Cevap :
Çoğunluğun isteklerini tek doğru saydığı rejimin adına demokrasi değil halk veya çoğunluk diktatörlüğü demek daha doğru. Demokrasi uzlaşılarak yapılan ve sürekli orta yolların arandığı bir masadır. Gücü elinde bulunduran çoğunluk, diğer kesimin de fikirlerine yaklaşmak ve saygı göstermek zorundadır..... (DEMOKRASİ Mİ HALK DİKTATÖRLÜĞÜ MÜ ? İ.Doğukan Demirkaya yazısından alıntıdır.) Selamlar, sevgiler.  16.09.2010 9:13
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 562
Toplam yorum
: 1939
Toplam mesaj
: 119
Ort. okunma sayısı
: 8491
Kayıt tarihi
: 30.03.10
 
 

Kişisel gelişim uzmanıyım. Yaşam Koçu, İlişki Koçu, NLP Uzmanı ve Eğitmeni, Kuantum Yaşam Koç..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster