Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Aralık '07

 
Kategori
Haber
Okunma Sayısı
769
 

Halk kültürünü araştırma kurumu…

Halk kültürünü araştırma kurumu…
 

Arkadaşım Recai ŞAHİN…

Kendisi Fethiye’lidir ve benim Muğla Turgutreis Lisesinden (1962 yılı) arkadaşımdır. Mesleği öğretmen olup, şair ve yazardır ve şimdilerde emeklidir. Yayınlanmış kitapları[1] vardır. İlk kitabı “ÇİM” adını verdiği, 1964 yılında kendi olanakları ile Muğla İlk Adım Matbaasında batırdığı şiir kitabıdır.

Geçenlerde telefon etti. Ankara’ya gelecekmiş, “Bir ödül töreni var, 15 Aralık Cumartesi günü Ankara’dayım” dedi.

Verdiği adrese, dediği saatte gittim.

“Halk Kültürü Araştırma Kurulu” adındaki bir kurum, “Türk Halk Kültürüne Hizmet Ödülleri” adı altında “Hizmetlerinden dolayı” plaket (Onurluk) verecekmiş.

Tabi benim derdim “Ödül töreni” izlemek değil, derdim 40 küsur senedir görmediğim, yakın zamanda ancak telefonla görüşebildiğim çok sevdiğim arkadaşımı görmek.

Gittim ve arkadaşımı buldum. Bu duygular içinde küçücük salona sıralanmış sandalyelere, arkadaşımın yanına oturdum.

Az sonra da mikrofona bir kişi çıktı ve kısa bir sunuş ve toplanma amacını belirttikten sonra açılış konuşmasını yapmak için “Kurum Başkanı” sıfatını taşıyan bir kişiyi davet etti. “Başkan” sıfatındaki kişi, kurumun faaliyetleri hakkında konuşmaya başladı.

Dedim ya, meramım (Amacım) ödül töreni izlemek değil. O nedenle kulak ucu ile kim olduğuna da pek dikkat etmeden, konuşmasını izlemeye başladım. Konuşmacı, “Kurum ve çalışmaları hakkında açıklamalar yapmaya devam ettikçe, benim de ilgim, açıkçası arkadaşımdan oraya doğru kaymaya başladı.

Kurum, Rahmetli Ord. Prof. Dr. Fuat KÖPRÜLÜ’nün önderliğinde 1955 yılında kurulmuş. O günden bu yana da “Türk Halk Kültürü”nü araştırmak, ortaya çıkarmak ve tanıtmak amacıyla oldukça yoğun çalışmalar yapmış. Çalışmaları, yurt dışındaki “Türk Kültür Varlıkları”nı araştırmaya ve oralarda da çalışmalar yapmaya kadar gitmiş.

Sayın Hocamız konuştukça, ben kendimi santim santim “Ufalıyor” hissetmeye başladım. Daha da açıkçası kendi adıma “Utanç” duydum doğrusu.

Tam 52 senelik bir geçmişi olan ve özellikle de “Türk Kültürü”ne hizmet etmeyi kendilerine amaç edinmiş, bu yolda oldukça büyük çabalar harcamış bir kurumun varlığından haberdar olmamak, benim için “Utanç” verici bir durumdu.

Gelin görün ki, daha da utanç verici bir başka konu vardı.

Tam 52 yıldan beri “Türk Kültürü”nü araştırmak, ortaya çıkarmak, tanıtmak ve unutturmamak için çaba sarf eden bu “Kurum” çabaları ile katkıda bulunanlara ödül vermek için küçücük bir salonda, deme yerinde ise “Sen, ben ve bizim oğlan” gibi, 40 kişiyi aşmayacak kadar bir topluluk önünde yapıyordu bu töreni. Ne katılımın sayısı böylesi bir tören için yeterliydi ne de mekânı. Kaldı ki hizmetleri ile “Öğünmeyi” hak eden “Kurum”un bu etkinliğine Kültür Bakanı da “daha önceden programlanmış” gibi klasik bahane ile katılmaması idi.

Bu da kendi adıma duyduğum utancı daha da artırdı.

Duygularımı ve “Utanç”ımı Sayın Başkan’a da ayaküstü anlattım. Hatta utancımdan tekrar ismini bile alamadım, gördüğünüz gibi isminden (İnternetteki araştırmalarımda Prof. Dr. İrfan Ünver Nasrattınoğlu olarak buldum. Tabi yanlış değilse) söz edemiyorum. Gerçi Sayın Hocamız da beni pek dinlemedi ama o sırada Sayın Hoca ile konuşmak, selamlaşmak isteyenlerin yoğunluğuna verdim.

İletişim çağının ulaştığı bu devirde “İnternet”te de “Kurum”un “Sitesi”ni bulamadım. Muhtemelen de yok. Olsaydı, oradan da bilgiler alıp aktarmaya çalışacaktım.

Sonuç olarak “Türk Kültürü” gibi bir konuya ve bu konuya gönül verenlere gösterilen ilgisizlikten dolayı son derece üzgünüm.

“Kurum”un yöneticilerini, ödül alanları ve orada “Küçük topluluk” olarak da olsa bulunan ve destek verenlere teşekkür ediyorum.

Ben mi?

Bundan sonra ne yapabilirim “Utanmamak” adına, onu da düşünüyorum elbette.

15 ARALIK 2007

[1] Çim, Şiir, 1964

2 Nisan Yağmuru, Şiir, 2000

3 Fethiye Dili ve deyimleri, Araştırma, 2003

4 Onun adı şey, Fıkralar, 2004

5 Gülce Kız, Anılar, 2004

6 Oyunlar ve Oyuncaklar, Araştırma, 2007

7 Köy Diye Diye, Araştırma, 2007

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Böyle bir kurumun varlığından bizleri de haberdar ettiğiniz için sağolun. Yitirdiğimiz değerlerin bir göstergesi olduğunu düşünüyorum. Küçük bir kurum kimbilir ne zorluklarla bugüne kadar gelebilmişte internette adresi bile yok. Okadar çok gereksiz bilgiler dolaşırken böylesine çok önem arzeden bir kurumdan neden Üniversitelerin haberi olmazki.Onun için gençlerimiz kültürümüzden, gelenek ve göreneklerimizden bihaber. Bana göre üniversitelerde halk kültürü işlenmeli ve hemen hemen Türkiye'nin her vilayetinde bu ve buna benzer kurumlar olmalı. Saygılar

nurten san 
 17.12.2007 9:05
Cevap :
Sayın Nurten SAN... faaliyetlerinden dolayı bilenler var. ama anladığım, geniş kapsamlı değil. Yorumunuz için teşekkür ederim. Saygılarımla... İBRAHİM PEKBAY  17.12.2007 12:54
 

Sevgili İbrahim Pekbay, inanın bu kurumun adını ben de bilmiyordum. Yazının başlığı dikkatimi çekti ve ben "Bizim İbrahim Bey, yeni bir kurum mu öneriyor ve ne kadar da iyi ediyor" diye düşündüm. Sayfanızı tıklayınca bir haber olduğunu anladım. "Türk Halk Kültürünü Araştırma Kurumu" (1955) Bu kurum yıllardır varmış. Anlattığınız kurumu da bir akıl kahramanı bilge Türk Fuat Köprülü kurmuş. Bir de Oktay Sinanoğlu'muz var. Burada da sizler varsınız. Bir ucundan her güzel değerimize yeniden ve daha çok sahip çıkmalıyız. Kurumun internet adresinin olmamasına ben de üzüldüm. Adresini edinseniz; edinsek de destek olsak ne iyi olur. Rahmetli Ümit Kaftancıoğlu, ondan önce Ahmet Kutsi Tecer gibi şahsiyetlerin Türk Halk Kültürüne önemli hizmetleri olmuştur. Gençlerimiz liselerde masaları, sıraları kırıyorlar. Ne ektik ki ne biçelim?!.. Kimbilir varlığından haberimizin olmadığı daha ne güzel kurumlarımız vardır. Buradaki yazıları çok önemsiyorum. Yurdun dört yanından ışık var. Sevgilerimle...

Cemal Hüseyin Çağlar 
 16.12.2007 20:32
Cevap :
Sayın Cemal Hüseyin ÇAĞLAR... Yormunuz için çok teşekkür ederim. Adresini bulunca ayrıca bildirmeye çalışırım. Saygılarımla... İBRAHİM PEKBAY  17.12.2007 1:48
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1104
Toplam yorum
: 2655
Toplam mesaj
: 212
Ort. okunma sayısı
: 912
Kayıt tarihi
: 28.01.07
 
 

Emekliyim ama “Tekaüt” değilim. 1961 yılından beri değişik “Anadolu” gazetelerinde yazdım. 1984-8..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster