Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Mart '19

 
Kategori
Edebiyat
Okunma Sayısı
74
 

Halk Masalları-3

Mitler inanma gereksinimini karşılayan gerçeklikte,   düş gücü etkisiyle  uzak geçmişle farklı bir dünyada tasarımlanan   tanrılar, tanrıçalar, evrenin doğuşu … ile ilgili imgesel, alegorik anlatmalardır. Kabul ediliş tavrı kutsiyet ve ana karakterleri insan dışı varlıklardır. Bir ulus geçmişin derinliklerinde bulunan, öncesiz olan insanlığın izlerini süremezse bütünlüğünü kaybeder çünkü mitoloji bireyin bütünlük içine yerleşmesini sağlayan işlevi ile aktarımsal bir dildir. İnanyolların tamamında bu dil geçerlidir.

Efsanelerin inanma gereksinimini karşılayan yönü gerçeklik, zamanı yakın geçmiş, yeri günümüz dünyası , kabul ediliş tavrı kutsiyet yada öz, ana karakterleri  ise insanlardan oluşur. Efsaneler  bireyin içselleşmesini sağlayan rehberliklerle yüklü sözlü anlatılar, topluluk üyelerini  benimseme ve aidiyet duyumsamaları ile bütünleştirir.

Masallar inanma gereksinimini karşılayan kurmacalardır. Herhangi bir zamanda (mişli geçmiş zaman olarak ifade edilse de tüm zamanları çağrıştırır)herhangi bir yerde , kutsiyeti olan-olmayan varlıklarla dokunan kabul ediliş tavrı ile olağanüstülük çağrıştıran özellikler taşır.  Ana karakterlerini insan ve diğer varlıklar oluşturur.

Halkın ortak yaratısı olarak kuşaktan kuşağa aktarılan masallar Halk Bilimi alanında eleştirel yaklaşımlarla incelenmiştir.

Masalın yapısı ve özelliği (Doku),  olay- olgu,-durum ya da düşüncelerin işlendiği  kurallar ve tasarım unsurları( metin) , ortama bağlı olarak gelişen anlatımın öncesi ve sonrası ile bağıntısı( bağlam) performans teori kuramcılarından Halk Bilim insanı  Alan DUNDES tarafından incelenmiştir. William BASKAM mit-masal-efsane üçlüsünü dil –anlatım kurallarından başka hiçbir ölçüye bağlı olmayan düz ve tabu anlatma yolu olarak-nesir anlatı- olarak incelemiştir.(  Sözel metin, gösterim ve bağlam açısından yoksun kalan yaklaşım eleştirisi)Richard BAUMAN  her gösterimin yeni bir türle ilişkilenerek farklılaştığını dolayısıyla masal anlatıların diğer sözlü anlatılardan bağımsız düşünülemeyeceğini , birlikte değerlendirilmesi gerektiğini savunmuştur. Yapısalcı Kuram temsilcilerinden Vilademir PROPP sadece yazınsal olarak incelerken, Jacques DERRIDA saf grup metinin söz konusu olamayacağı üzerinde dururken; George LUKACS masal anlatıların keskin sınırlarla tanımlanamaz önermesi ile masal eleştirilerine dahil olmuştur. Yapısalcı kuramcılardan Rus Halk Bilim insanı Tzvetan TODOROV masalın kendinden önceki türlerden ters yanılsama, birleşme, yerine geçmesi yönünde bağlantı  kurarak  bu anlatılardaki imgeler, fantastik söylem, anlatıcı ve izlekler ile ilgili tarihsel boyut ve masalların içinden geçtiği toplumları ölçü alarak masal çözümleme metotları elde etmiştir. Mihail BAHTIN tüm yazılı türlerin ana kaynağının sözel türler olduğuna dikkat çekerek aslında tüm yazılı türlerin sözel tür olduğunu ; dünyaya farklı  bakış  ve hayatı  yorumlayış biçimlerini içerdiği belirtmiştir.

(Bilmece, atasözü, deyim, alkış, kargış, tekerleme… sözel anlatıların masal anlatılarla bağıntılı olduğu Halk Bilim kuramcıları tarafından incelemeye alındığına göre  sözel anlatı ile müzikal anlatımın harmanlandığı masal sahnelerini  dahil etmek gerekir. Sözel belleğin tarihe tanıklık eden görüş ustalığı küre formundadır. Renginin mavi olduğunu söylemek isterdim. Bu bir iddia olurdu.Kuşkusuz içinden çıkamazdım. Yürekten inanmanın,  gönül gözüyle görmenin sakıncası olmasa gerek. Sevgi, ve muhabbetle…)

ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 145
Toplam yorum
: 10
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 100
Kayıt tarihi
: 04.01.12
 
 

Yazmak gönülden çağlayan bir sanattır. Vakti an, mekanı hayattır.  ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster