Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Mart '11

 
Kategori
Edebiyat
Okunma Sayısı
1682
 

Halk Ozanı Aşık Veysel'i anmak

Halk Ozanı Aşık Veysel'i anmak
 

Halk ozanı Âşık Veysel Şatıroğlu, orta Anadolu’muzun halk ozanlarımızın harman olduğu yerden geliyor. Vefatının 38. yılında bir kez daha rahmetle analım düşüncesiyle yazıyorum. Âşık Veysel, Sivas, Şarkışla’nın Sivrilan köyünde gözlerini açtı. Annesi onu harman yerinde sancısı gelmiş ve oracıkta doğurmuştu. (1894 ) 

Daha yedi yaşında iken bir hastalıktan dolayı bir gözünü kaybetmişti. Aradan birkaç ay geçince yine annesi ineği sağarken bir kaza sonucu ikinci gözünü de kaybetti. Kaderi kötü gidiyordu. Daha küçük yaşlarda iken Veysel’in dünyası kararmıştı. İşte bu günlerde sazı eline adı. Çünkü karanlık bir dünyada yaşıyordu. 1920’lerde annesi ve babasını peş peşe yitiren küçük Veysel büsbütün yalnız kalmıştı. Daha sonra ağabeyini de kaybetmiş ve koca ailenin yükü de onun omuzlarında kalmıştı. Aşık Veysel zor günler yaşadı. Küçük Veysel yalnız kalmasın babası Karaca Ahmet, o'nun için küçük bir saz aldı, onunla oyalansın diye. Aşık Veysel çevre ustalardan dersler alıp, Karacaoğlan, Pir Sultan Abdal, Aşık Kerem gibi büylük ozanların türküleriyle deyişler ( usta malı deyişler) söylemeye başladı....Daha sonra kendi deyişleriyle ortay açıktı. 

Aşık Veysel , 29 Ekim 1933 yılında Ankara’ya geldi. Cumhuriyetin onun yıl törenlerine katıldı. Atatürk’e ve cumhuriyetle ilgili şiir okudu ve şiirler yazdı. O yıllarda Sivas’ta Milli Eğitim Müdürü olan Ahmet Kutsi Tecer Âşık Veysel ilgilendi. Yine o yıllarda ilk olarak Sivas’ta halk ozanları Şiir şöleni yapıldı. Bu şölende Âşık Veysel de vardı. 1943 – 1944 yıllarda Arifiye, Hasan oğlan, Çifteler Kastamonu, Yıldızeli ve Akpınar Köy Enstitülerinde Halk Türküleri konusunda öğretmenlikte yaptı. 

1965 yılında TBMM tarafından Âşık Veysel’in Türk diline yaptığı hizmetlerinden dolayı kendisine bir yasayla maaş bağlandı. Kısmen de olsa bu maaşla âşık Veysel biraz rahatladı. Âşık Veysel sazı ve türküleriyle yurt çapında tanındı. Şiirleri bestelendi. Bütün şiirleri Ümit yaşar Oğuzcan tarafından “DOSTLAR BENİ HATIRLASIN“ adıyla bir kitapta toplayıp, Türkiye İş Bankası Yayınları arasında yayımlandı. ( 1970, 1973, 4, 5. ve 6 baskıları bile yapıldı. ( 1982, 1983 ve 1984 ). 

Hayatı boyunca zor şartlarda yaşayan Âşık Veysel uzun ince bir yolda gidiyordu. Kimi zaman Sivrilan köyünde yalnız kaldığı anlarda sazını eline alıp şöyle dile geliyordu: 

Uzun ince bir yoldayım 

Gidiyorum gündüz gece 

Bilmiyorum ne haldeyim  

Gidiyorum gündüz gece  

*** 

Dünyaya geldiğim anda 

Yürüdüm aynı zamanda 

İki kapılı bir handa 

Gidiyorum gündüz gece 

*** 

Aslında Âşık Veysel “ Kara Toprak “ şiiriyle ünlendi. Bu şiiri şarkılara ve türkülere geçti. Plaklara alındı. Radyo ve televizyonlarımızda yer aldı. Âşık Veysel’in Türkiye radyolarında en çok okuduğu şiiri ve türküsü bu “Kara Toprak “ şiiri oldu: 

Dost dost diye nicesine sarıldım 

Benim sadık yârim kara topraktır 

Beyhude dolandım boşa yoruldum 

Benim sadık yârim kara topraktır.  

*** 

Nice güzellere bağlandım kaldım 

Ne bir vefa gördüm ne fayda buldum 

Her türlü isteğim topraktan aldım 

Benim sadık yârim kara topraktır. 

Ünlü halk ozanımız Âşık Veysel 21 Mart 1973 yılında aramızdan ayrıldı. Ölümünden sonra köyü ne yol, su elektrik getirildi. Evi baştanbaşa onarıldı, hatta müze haline getirildi. Sivas’ta ve İstanbul’da Âşık Veysel’in Heykeli yapıldı. 1974 Temmuzunda Âşık Veysel’in yakın arkadaşlarından ve yine ünlü bir Halk ozanı olan Âşık Talibi Coşkun’la bir araya gelmiş ve Ankara / Cebeci’de bir restoranta birlikte yemek yedikten sonra yaptığımız bir söyleşi sırasında Âşık Veysel için aynen şöyle diyordu: Önemi bağlamında buraya alıyorum: 

" Âşık Veysel ünlü bir halk ozanı idi, o dabenim gibi fakirlik içinde yaşadı... O’nu da çok takdir ediyorum. Gözleri ama olmasına rağmen kendini bütün Türkiye ve hatta yurtdışına sazı ve sözleriyle tanıttı, başarılı oldu. Hayatı boyunce çok sıkıntılarda çekti... Ancak ölümünden sonra derisi çok pahalıya mal oldu. Heykelim bile dikildi. İşte görüyorsunuz benim halimi, Ankara’da ben de zor günler yaşıyorum “diyordu. 

Âşık Talibi Coşkun’un elinde kırık, dökük bir defter vardı. Sararmış sarı yaprakları arasında 100’e yakın şiirleri vardı. Bunları yayınlamak için Ankara’ya gelmişlerdi. Basmak için devletten yardım bekliyordu. O ezikliğini hiç bir zaman unutmuyorum. Hatta kendisine çok güvendiğim veihnandığım sözde bir gazeteci arkadaştan rica etmiştim ikimizin fotoğrafını çekiver diye: O da deklanşöre birkaç kez basmıştı. Fakat ne yazık bu fotoğraf bir türlü elime ulaşmadı. Demekti oda yalan çıkmıştı. Beni köylü onu da cahil bir şey anlamaz diye sanmıştı. Bununla ilgili bir yazım ölümünden sonra Sivas Folkloru Dergisi’nde yayımlandı. ( Sivas Folkloru Dergisi, Say:43, Ağustos 1976 s.22 ) Âşık Talibi Coşkun’u rahmetle anıyorum. ( Âşık Talibi Coşkun. D: 1904, Ö:12 Mart 1976 ) Fakat kendisinin 1898 yılında doğduğunu ifade ediyor ) 

Aşık Veysel birlik ve beraberlikten yana idi. 1970 ve 1980 arası yıllarda öğrenci kavgaları sırasında şöyle sesleniyordu Aşık Veysel: 

Bu nasıl kavgalar, çirkin dövüşler? 

Hepiniz buyurdun evlatlarıyız,  

Yolumuza engel olur mu işler,  

Hepimiz bu yurdun evlatlarıyız. 

*** 

Hedef alıp dövüştüğün kardaşın 

Seni yaralıyor attığın taşın 

Toplumla zararlı yersiz savaşın 

Hepimiz buyurdun evlatlarıyız….  

Âşık Veysel vefat etmeden önceDostlar Beni Hatırlasın“ şu ünlü ve manidar değişiyle adeta elveda ediyorum” diyordu. Biz de ünlü halk ozanımız sevilen ozan Âşık Veysel’i vefatının 38. yılında rahmetle ve saygıyla anıyor ve sözlerimi onun şu ünlü değişiyle bağlamak istiyorum. Mekânı cennet olsun diyorum. 

Ben giderim adım kalır 

Dostlar beni hatırlasın 

Düğün olur bayram olur 

Dostlar beni hatırlasın 

*** 

Can kafeste durmaz uçar 

Dünya bir han konan göçer 

Ay dolanır, yıllar geçer 

Dostlar beni hatırlasın 

*** 

Ne gelseydim ne gelirdim 

Günden güne artı derdim 

Garip kalır yerim yurdum 

Dostlar beni hatırlasın 

*** 

Açar solar türlü çiçek 

Kimler gülmüş kim gelecek 

Murat yalan ölüm gerçek 

Dostlar beni hatırlasın 

*** 

Gün ikindi akşam olur 

Gör ki başa neler gelir 

Veysel gider adı kalır 

Dostlar beni hatırlasın. ( 1 ) 

1- Âşık Veysel Yaşamı. Sanatı ve şiirleri,  

Hazırlayan: Battal Pehlivan, Deniz Kitapları Yayınevi. İstanbul.1984. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sivas'ı Millî Mücadele'de birliği sağlayan Kongresiyle tanıdık, Veysel'le sevdik. Vefalı kaleminizle bir daha hatırladık. Esen kalınız...

Ayten Dirier 
 22.03.2011 15:04
Cevap :
Merhaba Ayten Hanım, Mart dedim mı Dünya Kardınlar Günü, Çanakkale Şehitleri,Aşık Veysel, Nevruz ve rahmetlik annem aklıma geliyor. Aşık Veysel'i 21.3.1973, ve Annemi de 23 .03. 1980'de yitirdik. Onun için Mart ayı gelince bunları hatırlar ve mutlaka bir şeyler yazarım. Dertler "Mart ayı dert ayı"... Güzel yorumunuz için teşekkürler.  22.03.2011 19:49
 

Veysel'e olan özlememime su serpen bir yazınızı okudum .Çok teşekkür ediyorum.Ruhu şad olsun ...

Şennur Köseli 
 22.03.2011 13:07
Cevap :
Evet Aşık Veysel deyince biraz durmak ve düşünmek lazımdır. O'nun için yazdım. Gerçek bir halk ozanı idi... Güzel yorumunuz için için teşekkürler.  22.03.2011 19:53
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 2217
Toplam yorum
: 4830
Toplam mesaj
: 223
Ort. okunma sayısı
: 817
Kayıt tarihi
: 27.06.09
 
 

1946 Mardin ili, Kızıltepe ilçesi'nin Esenli köyünde doğmuştur. İlk ve ortaokulu Kızıltepe'de bit..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster