Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Temmuz '11

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
308
 

Halk üniversiteleri

Halk üniversiteleri
 

Ülkemize getirmeyi düşündüğümüz modern çağın eğitim sistemi hatırlanacak olursa 6 ile 16 yaş arasında bütün ülke çocukları için 10 yıl süreli, standart, tek formatlı TES(Temel Eğitim Sistemi) çocuklarımızın eğitim ve öğretimini (okulsuz eğitim) yöntemiyle sağlıyordu. 

Temel eğitimin standart ve tek formatlı olması eğitimdeki kargaşayı ortadan kaldırmayı amaçlamaktadır. Bugünkü orta öğretim, lise ve mesleki okullarda içinden çıkılmaz bir kargaşa hakimdir. Aslında aralarında fazlaca bir fark olmayıp sadece insanları sömürmek için bir sürü cilalı isimlerle sözde modern eğitim verdiklerini söyleyen eğitim kurumlarının bu tavırları göz boyamaya yönelik şaklabanlıktır. 

Bugün 12 yıl okuyup liseyi bitirmiş gencin ne yapacağı belli değil. Önünde tek seçenek var: Üniversiteyi kazanmak. Kazanamadığı takdirde ise sokaklara düşeceği kesindir. İnsanlara tek seçenekli hayat sunamazsınız. Bu kapıdan gireceksin, giremezsen dışarıda kalırsın diyemezsiniz. Devletin üniversiteyi kazanamayan 1 milyon genç için bir planı var mı? Baktılar Kerim Korkut hepsinin ümüğünü sıkıyor, halk Korkut’un sistemine yöneliyor, hep bir ağızdan bu sefer de “Üniversite sınavını kaldıralım” demeye başladılar. Üniversiteyi kazanamayan 1 milyon genç sokaklarda. Milyonlarca ülke gencinin geleceklerini tayin için önlerine konulan tek seçenek üniversiteyi kazanmak. 

Ülkemize getirmeyi düşündüğümüz modern çağın eğitim sistemine göre, 10 yıllık temel eğitim sürecinin genç 16 yaşından gün aldığı tarihte bitmesi üzerine eğitim tamamlanmış, birey hayatın kapısına gelmiştir. Artık bundan sonra hayatı hakkında karar verecek ve geleceğini tayin edecektir. Genç bugün olduğu gibi illa da üniversiteye girmeye mecbur ve mahkûm değildir. Bilinçsizce Hasan Ali Yücel maarif sistemine destek veren tüm velilere soruyorum. Çocuğunuz üniversiteyi kazanamazsa ne olacak? 

10 yıllık temel eğitim süresince çocukların rehber yetiştiriciler tarafından izleneceğini, çocuğun hangi işe, mesleğe ve sanata meyilli ve yatkın olduğunun tespit edileceğini daha önceki yazılarımızda anlattık. Elbette çocuğun isteği ve kendi kararı da önemli. Branşlaşma 16 yaşından gün aldığı tarihte yapılacak. Rehber yetiştirici tarafından ilgili çocuk için(artık bu yaşta genç ya da birey) düzenlenen “mesleki yatkınlık tespit tutanağı” ile çocukla eğitim sorumlularının birebir görüşerek onun hangi işi mesleği ya da sanatı seçeceği belirlenir. Burada eğitim sorumluları ile gencin birebir görüşmesi önemlidir. Gencin doğru karar verilmesi bakımından aklının çelinmemesi lazımdır. Bir diğer önemli husus genç örneğin pilot olmak isteyebilir ama burada onun isteğine bakılmaz, neye yeteneği varsa o mesleği seçmek zorundadır. Yapamayacağı, başarılı olamayacağı bir işi seçse ne olur. 

10 yıllık TES( Temel Eğitim Süreci) ‘i bitirip 16 yaşından gün alan genç dilerse üniversite sınavına girecek, kazanırsa seçmiş olduğu meslekle ilgili öğretim biriminde 5 yıl ( Bu, standart üniversite eğitimi. Doktorluk, pilotluk gibi özel beceri isteyen bazı mesleklerde 3 yıla kadar da doğrudan ilgili birimde uygulama eğitimi verilir) mesleğiyle ilgili eğitim görerek “uzman” olur. Sınava girmediği ya da girip kazanamadığı takdirde 5 yıl süreli MES (Mesleki Eğitim Süreci) ne başlar. 

Mesleki eğitim özelliklidir. Kendiniz için belirlediğiniz işi, mesleği veya sanatı 5 yıl içinde tamamen öğrenip yapmanız gerekir. Bazı meslekleri insan 6 ayda bile öğrenir. Bu bir süreçtir. Okul gibi kişinin olgunlaşması da beklenir.21 yaşından gün almadan Mesleki Eğitim Belgesi’ni (yani diplomanızı) alamazsınız. Hayat boyu yapacağınız işi doğru dürüst öğrenmeniz gerekir. Eğitim sürecinde belirlenen mesleklerinde başarılı olamayanlar uygun başka işlere yönlendirilir. Yani kişi başarısız olacak ve biz ona belge vereceğiz, böyle bir şey yok. Kişi işini tam ve doğru olarak yapmak zorundadır. 

Elbette milyonlarca ülke gencini iş güç meslek sahibi yapmak için ciddi bir maliyet ve altyapı gereklidir. Aynen TES’ de olduğu gibi 20 ailenin çocuğu bir eğitim gurubu tarafından eğitilir. Gurup 3 kişiden oluşur. İşi, mesleği veya sanatı öğretecek olan kimse, çocuğa gence işin teknik yönü dışında destek verecek rehber ve bir de yardımcı eleman. 

Esas öğrenim yeri standlardır. Stand malum bir işin, mesleğin veya sanatın birebir ya da gurup olarak öğretildiği kapalı, açık, sabit, hareketli, modern birimlerdir. Örneğin keman öğrenmek isteyen 20 ailenin çocukları keman öğretilen standa gideceklerdir. Ayrıca öğrenilen bu mesleklerin gerçek hayatta denenmesi ve karşılaştırılması için hayatın her yeri meslek öğrenen gençlere açıktır. Tarlada, fabrikada, atölyede vs bu işlerin nasıl yapıldığını göreceklerdir. Teorik bilgiler ve daha kolay mevzularda yeniçağın mekânı “Çalışma ofisleri” kullanılacaktır. 

MES’ de belli bir kıyafet zorunluluğu yoktur. Tam tersine gençler alabildiğine özgür bırakılacaktır. Mesleki eğitim süresince taban aylığın yarısı (Bugüne göre 300 lira) verilecek ve bu para onların eğitim sırasında ürettikleri ürünlerin değerlendirilmesinden sağlanacaktır. Bu şekilde gençlerin eğitimi bitirip işbaşı yapıncaya yani para kazanıncaya kadar ailelerine yük olmaları önlenecektir. Mesleki eğitim pahalıdır bu nedenle ücretli olması doğaldır. Kişilerin varlık durumuna göre yıllık belli bir miktar eğitim gideri çocuk başına alınacaktır. MES gencin, bireyin tüm zamanını almayacak. Sabah 9 ila öğle 15 arası standart çalışma ve eğitim zaman dilimimiz burada da geçerli. Gencin gençliğini yaşaması çok çok önemli. 

Peki, MES yani halk üniversiteleri ile normal üniversiteler arasında ne fark var. En önemli fark üniversiteyi bitiren “uzman” olacak. MES mezunu ise “çalışan”. Uzmanlar çalışanlara işlerin nasıl yapılacağını gösterecekler. Çalışma disiplinini uygulayacaklar. İş dağıtımı yapacaklar. Ama bütün bunlara rağmen çalışanların amiri değiller. Yeni düzende öyle müdür amir gibi abuk sabuk kadrolar yok. Herkes işini yapacak. 

Malum yeni düzende ücret sistemi taban artı performans aylığından oluşuyor. Bugüne göre 600 lirayı çalışan herkes alacak. O iş ve meslekle ilgili çalışma ücreti ise bilimsel olarak her iş için ayrı ayrı tespit edilecek. Diyelim park bekçiliği için taban aylığı hariç çalışma ücreti 500 lira belirlendi. Kişi 600 lirayı alacak ama bu 500 lirayı işini tam ve doğru yaparsa alacak. Yeniçağda çalışma çok önemlidir. Haketmeden bir kuruş alamazsınız. Koltuğuna gömülüp uyuyarak 3000 lira maaş alanları o gün göreceğim ben. Çalışan 600 lira( bugüne göre) taban ücreti artı yaptığı işe göre çalışma ücreti alacak. Diyelim ki toplam 1200 lira aldı. Aynı iş kolundaki uzman da çalışanın %30 fazlasını yani 1200+360=1560 lira alacak. Sizin kazanamadığınız üniversiteyi bitirip uzman olan başınızdaki kişilerin siz çalışanlardan farkı işte bu kadar olacak. 

Yeni düzende malum sigortalılık çok basit. Aylık pirim tutarınız diyelim ki 200 lira. Ücretiniz de 1200 lira. Kafadan ücretiniz 1000 liraya düşer. Bundan sonra artık işveren her ay piriminizi yatırmak zorundadır. Yatırmazsa size karşı devlet sorumludur. Maaşınızı gününde vermediği zaman da devlet sorumludur. Gidip devletin bankasından çekebilirsiniz. Gerek ücret gerekse sigorta konusunda sizin muhatabınız devlettir. Çünkü siz devletin birimi olan İş Birimi vasıtasıyla çalıştırılıyorsunuz. Bunları yazıyoruz ki halk üniversitesi dediğimiz MES ( Mesleki Eğitim Süreci) mezunlarının bugünkü işçiler gibi olmayacağını düşünesiniz. Kimlik elinde, Türkiye’nin bütün sağlık kurumlarında muayene ve tedavi olabilir ve kendisinden o muayene ve tedavinin fiyatına uygulanacak önceden belirlenmiş katkı oranının varlıkazanç durumuna uygulanması sonucu belirlenecek ücret o ayın maaşından, ya da yıla yayılarak alınır. 

Halk üniversiteleri herkesin çocuğu okusun, iş sahibi olsun diyedir. MES mezunlarının sadece bir tek işi, mesleği ya da sanatı olabilir. Mesleki Eğitim Belgesi olmadan çalışamazsınız. Mesleki Eğitim Belgesi almış kişi o işi tam olarak biliyordur. Bu nedenle yeniçağda çıraklık, kalfalık, ustalık gibi kavramlar yoktur. Ayrıca kimin çocuğu olursanız olun TC numaranızla o iş ve meslekle ilgili sıra dikkate alınarak İŞ BİRİMİ tarafından işe yerleştirileceksiniz. Bu durumda torpille işe girme tarihe karışıyor. 

Ersin Kabaoglu bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kerim Bey,eğitim konusunu iyi irdelemiş,uygulanabilir öneriler sunmuşsun.Herkesin anlayacağı bir dil kullanmışsın.Selamlar.

Hüseyin Başdoğan 
 14.09.2020 14:21
Cevap :
Yorum için teşekkür ederim, selamlar.   21.09.2020 18:45
 

Aslında çok güzel öneriler. Ancak yakında tüm üniversiteler kapatılıp, yerine modern(!) medreseler açılacak! Selamlar...

Mesut KARİP 
 02.08.2011 16:08
Cevap :
Yorumunuz beni güldürdü Mesut bey.Gerçekten öyle olacak galiba!  02.08.2011 19:29
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 5508
Toplam yorum
: 14085
Toplam mesaj
: 282
Ort. okunma sayısı
: 649
Kayıt tarihi
: 21.09.08
 
 

Sadece sayfalarda kalan yazılar şaheser olsalar bile önemsiz ve anlamsızdır. İnsanlara ulaşan ve ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster