Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Nisan '14

 
Kategori
Sosyoloji
Okunma Sayısı
22
 

Halkı tanımak II

Halkı tanımak II
 

Muhafazakarların halkı yücelttiğini, halka çok güvendiğini, halkı eleştiren olduğunda, eleştiren kişiyi halkı tanımamakla suçladıklarını, halkı yüceltmelerindeki amacın menfaatlerine yarar sonuçlar elde etmek olduğunu diğer yazımda belirttim.
 
***
 
Muhafazakarlar halkı ne kadar tanıyor? Sandıktan çıkan oya göre mi? Dini sıkı bir şekilde yaşattığından mı? Eylem yapmadığı için halinden şikayetçi olmadığından mı? Tayyip Erdoğan'a karşı memnuniyetinden mi? Yol çalışmalarına, yapılan hizmetlere halkın gösterdiği memnuniyete bakarak mı?
 
Evet, muhafazakarların tanıdığı ve yücelttiği halk, bu sorulardan haraketledir. Yani onlarda halkı tanımıyordur. Menfaatlerine geldiği için, milli irade edebiyatı yapmaktadır.
 
***
 
Hani muhafazakarlar der ya: 'Halk memnun olmasa bize oy vermez, verdiğine göre memnun demektir' diye.
 
Anlayışın garabetliğine bak. Hem sandık sonucuna göre halkı tanımaya kalk, hem de bir eleştiren olduğunda, eleştireni halkı tanımamakla suçla. Asıl halkı tanımayan sensin be kardeşim.
 
***
 
Dünyanın ekonomik olarak 17'nci büyük ülkesiyiz, insani gelişim yönünden de 83'ncü sıradayız; öyle ki, dünyada akaryakıtın en pahalıya satıldığı 1'nci ülkeyiz.
Sağlıklı düşünen bir halk, bu duruma boyun bükmez değil mi?
Doğru düzgün eylem bilincimiz bile oluşamamış, duyarsızlık içimize öyle bir işlemiş ki, siz yüceltmekle meşgul olduğunuz için göremiyorsunuz.
 
*
 
Çiftçinin hâli öyle bir berbat ki, bundan habersizsiniz.
Çiftçinin %90'ı borçlu, batmak üzere...
Ürettiği para etmiyor, mazota para yetiştiremiyor; karın tokluğuna çalışıyor.
 
Geçen gün bir akrabamla konuştum. Akrabam, komşu bir köyde bir ailenin hayvanlarına bakıyor. Akrabanın çalıştığı ailenin 90 yakın büyük baş hayvanı varmış. Bu hayvanlar aylık 8 bin liralık süt verirlermiş, ama 7.5 bin liralıkta yem yerlermiş.
 
İşte çiftçinin işi aynen böyle, 10 kazanıyorsa 8'i masraftır; 2'ye de kâr denilebilirse, karın tokluğu işte...
 
*
 
Çiftçi ailelerin yüksek öğrenim yapan çocuklarına yurt çıkmadığı oluyor.
İşte bu durum ülkedeki sefaletin en bariz örneğidir, ama dikkate alınmaz.
Nasıl mı bariz? Yoksulluğun bu derecesine ulaşan birine yurt çıkmıyorsa, daha vahim durumda olanlar var demektir.
 
*
 
Asgari ücretli çalışanların hali malumdur.
Ak Parti hükümeti, kamu kuruluşlarının büyük bir bölümünü özelleştirdi. Patron devletti, böylelikle patron taşeronlar oldu.Taşeronlar ise çalışanlarının büyük bir bölümünü asgari ücrete çalıştırmaktadır. Asgari ücretle inleyen çalışanların, patron devlet özlemi burunlarında tütmektedir.
 
Bir de asgari ücret rezilliğini, geçmiş dönemde asgari ücrete şu kadar alırdın, şimdi bu kadar diye kapatmaya çalışırlar. Asgari ücretli sayısını ikiye katladılar haberleri yok. 
 
***
 
Sadaka devleti oluşturup, yol yapımı, ev yapımı gibi hizmetlere karşı halkın memnuniyetlerine bakıp halk tanınmaz; sandıktan çıkan sonuçlara göre halk hiç tanınmaz.
 
Milli irade diye yırtınacağınıza, milli iradenin sıkıntılarıyla ilgilenin.
Gerçi bunu dile getirenleri de dövmekten beter ettiniz; kimine 'Ananı da al git' dediniz, kimine de 'Gözünü toprak doyursun' dediniz.
 
Millet değil, cebiniz kadar önemlisi yok!
 
-Mustafa Yıldırım - 17.04.2014

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 480
Toplam yorum
: 252
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 629
Kayıt tarihi
: 03.11.12
 
 

Konyalıyım. Edebiyat okudum. Amatör yazar ve şairim. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster