Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Ekim '07

 
Kategori
Kültür - Sanat
Okunma Sayısı
351
 

Halkın dışlandığı, görgüsüzlüğün prim yaptığı festival

Halkın dışlandığı, görgüsüzlüğün prim yaptığı festival
 

Antalya’ya ilk geldiğim yıllarda festival kortejinin geçiş güzargahında bir yerlerde durur, jeeplerle, faytonlarla, üstü açık süslenmiş araçlarla geçen festival kortejini izlemek, en fazla keyif aldığım şeylerden birisi olurdu.

Antalya halkı, Antalya’nın dört bir yanından, akın akın, kortejin geçiş güzergahına gelir, güzergahı adeta istila ederlerdi. Yaşlısı, genci, çoluğu, çocuğu, kadını, erkeği, yeni doğan bebekleri, küçücük çocukları, yaşlı nineleri, eli bastonlu dedeleri, dünyanın dört bir yanından gelen turistleri kortej geçiş güzergahının kenarındaki kaldırımlarda yerlerini alır, korteje katılan Türk sinemasının aktör ve aktiristlerini görebilmek, elerini uzatabilmek ve onlara dokunabilmek için saatlerce ayakta beklerlerdi.

Müthiş bir renk cünbüşü yaratırdı festival korteji Antalya cadde ve sokaklarında. İnsanlarda müthiş bir heyecan olurdu festivalin başlayacağı zamanlarda ve her gün Antalya’nın dört bir yanında, geçmişten günümüze edeğin çekilmiş bir çok film gösterilirdi.

Ama bir varki dikkatimi çekerdi; korteje katılanlar arasında çok fazla ünlü simaya rastlanmazdı.. Genellikle kortejde olanlar, memlekete mal olmuş ve bu gün Antalya’da yaşayan namı diğer Tecavüzcü Coşkun, Yılmaz Köksal, Tarık Tarcan ki kendisi bu gün Antalya’da yaşar, İzzet Günay, Cüneyt Arkın, Ekrem Bora, Hülya Koçyiğit gibi bir döneme damgasını vuran artistler, sürekli olarak korteje katılanlardı. Ve bu artistlerin bir çoğu o dönemlerde, Antalya halkının içerisinde olurdu. Sokaklarda dolaşır, halkla sohbet ederlerdi.

Her yıl bu ve benzer alışkanlıklar, o saf ve temiz duygulara bezenmiş festival, yerini daha bir coşkusuz festivallere bıraktı. Tümü ile yapay, tümü ile halktan kopuk bir karaktere büründü. Açılış kortejine sanatçıların hiç birisi katılmaz oldu. Yeni yetme sanatçılar, açılış kortejine katılmaya, tenezzül dahi etmediler. Her yıl açılış kortejine katılan sanatçıların sayısında azalma oldu ve bu yıl iyice dibe vurdu.

Son yıllarda festivalin asli unsuru olan halk, festivalden tümü ile uzaklaştırıldı. Coşku diye bir şey kalmadı. Bir çok sanatçı, festivale iştirak ediyordu ama yüzlerini gören olmuyordu. Hiilside Su otelinde ve Falez veya Sheraton otelde arkası kesilmeyen kokteyllerde oluyorlardı. Bir kez olsun sanatçılarımız, halkın içerisine çıkmıyordu. Yüzlerini Antalya’nın sokaklarında gören olmuyordu. Son model araçlarla, kültür parka gelip, kültür merkezinde varsa bir programları, ona iştirak ediyorlar ve daha sonra kaldıkları, rüküş otellerine geri dönüyorlardı.

Ve maalesefki, bu yıl tanık olduğum bir olay varki, tam bir felaketti.

Kütür merkezi önüne bir güvenlik çenberi kurulmuştu ve halktan tek bir kişi bile bu güvenlik çenberinden içeri alınmıyordu. Nedeni sorulduğunda ise açıklama yapan tek bir yetkili yoktu ve güvenlikçilerin kendilerine böyle bir emir verildiği yönünde açıklama alınıyordu.

Yani anlayacağınız artık Antalya’da yapılan bir festival var ama Antalya halkı bu festivalin dışında. Hiçbir gelişmeden, hiçbir etkinlikten haberi yok. Festival her geçen gün büyüyor ama, her geçen gün büyüyen festivalin eskisi gibi coşkusu yok. Keyfsiz, tatsız ve tuzsuz.

Nedenini sorgulayacak olursak aslında nedeni çok bait.

Günümüz yeni yetme sanatçılarının halka saygısı yok.

Halka saygısı olmayan, sonradan görme yeni yetme sanatçıların eline düşen Antalya Altın Portakal Film Festivali, halkın katılım göstermediği bir festival olmaya doğru hızla ilerliyor.

Ne diyelim.!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Festivalle ilgili saygısızlıklar sizin saydıklarınızla sınırlı değil. Daha başlangıcında, ramazana denk gelmesi nedeniyle ertelenmesi ilki. AKM de programları olan ADSO da bu yüzden bir konserlerini iptal edip, Cumhuriyet Konseri'nin de yeri ve gününü değiştirmek zorunda kaldı. Olacak iş mi? Bu organizasyon baştan saygısız doğmuş. Gidiş öyle gözüküyor ki, sanatsal bir etkinlik te olsa, saygısızlıkta tüm sınırlar kaldırılacak gibi. H.H.Dulun

Hasan Hüseyin Dulun 
 29.10.2007 18:31
Cevap :
Maalesef öyle Hüseyin bey.  29.10.2007 22:26
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1509
Toplam yorum
: 3024
Toplam mesaj
: 195
Ort. okunma sayısı
: 1132
Kayıt tarihi
: 07.08.07
 
 

Yazarım... Okurum... Öğrencilik yıllarımda çok yazdım... Kompozisyon derslerinde yazdım... Duvar ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster