Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Temmuz '14

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
80
 

Halkın ve Meclisin zor süreci

Yerel seçimlerden önceki haftalarda manşetlerde yer alan ismiyle tanıdık ''Işid'' i. Türkiye toprakları dışında, Türkiye Cumhuriyeti' ne bağlı Süleyman Şah türbesini tahliye edilmesi hususunda tehdit eden Işid, Başbakan' ın söylediği gibi hakikatten hiçbir şey yapamadı. Seçim döneminde yalnızca bir toplumsal örgütleşme olarak faaliyetlerini sürdüren Işid, şimdi Irak, Suriye ve çevrelernde birer askeri militan olarak savaşıyorlar. Ancak Işid' in izlediği yanlış politika yerel halkın sömürülmesi... Baskıcı yönetime baş kaldırı tabki de herhangi bir suç unsuru değil, ancak halkın zorla mal varlığını yönetime karşı kullanmak, kendini Arap ülkesi sınırları çevresinde politik değere sahip gören Işid için hiç de etik değil.

Dönelim ülkemize.Yaklaşık 5 sene önce yine başka bir şehirde bayrak indirme olayına tanık olmıştuk. Yine Başbakanın ağzından aynı sözleri duymuştuk; '' Hesabı sorulacak '' diye. Ülkenin birçok yerinde bu olay protesto edildi. Halk, ellerinde Türk bayrakları, dillerinde sloganlarıyla caddeler ve sokaklar boyu yürüdü. Kimisi her zaman olduğu gibi tomalara maruz kaldı, kimisi gözaltılara ve yine her zamanki gibi bayrağımızın bile gönderde rahatça dalgalanmasına izin vermeyenleri dinlemek zorunda kaldık.  

Daha sonra bir ''Babalar Günü'' geçirdik. Buruk  bir babalar günü... Herkes 15 Haziran günü aldığı hediyeleri babalarına öperek verirken, 302 babanın evlatları o saatlerde aldıkları çiçekleri babalarının mezarlarına götürdü ve gözyaşı döktü önceki babalar gününü hatırlayarak...Ve geçtiğimiz haftalarda babalarına kavuşan 237 aile daha var. Onları da unutmak mümkün değil. ''Balyoz Darbe Soruşturması '' adlı davada yargılanan 237 sanık Anayasa mahkemesinin verdiği kararla tahliye oldu.

Ancak bu haberin bir yanı var ki gülmemek elde değil. Başbakan darbe planını öğrendiği sırada yaptığı operasyon ile 300' e yakın sanık, emniyete alındı. Başbakan hararetli bir şekilde tutuklamaların devam ettiğini, sorgulamaların sürdüğünü ve ses kayıtları, evraklar gibi birçok delilin ele geçirilerek incelendiğini basın açıklamalarıyla bildirirken, hükümet yandaşları Başbakan'ı bu yaptığı büyük operasyondan ve Türk halkını kurtardığı darbeden dolayı tebrik etti. Onlarca gazeteci bu arada tutuklandı.

Bugüne baktığımızda ise 237 sanık Anayasa mahkemesinin verdiği kararla birlikte tahliye olurken, yine AKP yandaşları içeride boş yere yatan sanıkların nasıl da hükümet tarafından serbest bırakıldığını tartışarak Başbakanın tebrik ediyor. Hayret verici doğrusu...

Geçtiğimiz aylarda  ülkemizin dört bir yanındaki okullarında milyonlarca İlköğretim ve Ortaöğretim öğrencisi karne aldı.Kimi örğenci teşekkür, kimi öğrenci takdir belgesi ile döndü evine. Kimisi güzel bir gülümsemeyle, kimisi yanaklarından süzülen gözyaşıyla... Neyin ne olduğu belli olmayan bir eğitim sisteminde öğrenciler, onlarca sınavlardan, onlarca yazılması gerekmeyen aöa yazılmakla yükümlü tutulan ödevler sonucunda ya geçti, ya geçemedi. Ders içi performans puanı çizelgelerine yine öğretmenler ıvır zıvır evrak olarak baktı ve yine ders içi performans notları tamamen öğretmenlerin ruh haline bağlı kanaat notu ile verildi.

İzmit'te okuduğu liseyi çok yüksek bir yıl sonu ortalamasıyla bitiren Işıtan Önder adlı öğrenciyi duymayanınız yoktur umarım. Sözde düşünce özgürlüğünün korunduğu ülkemizde, yaptığı konuşma yüzünden hem okul birinciliği elinden alınan hem de okul disiplin kuruluna sevk edilen öğrenci sadece polis kurşununa kurban giden iki yavrucağın ismini andı diye bu cezalara maruz bırakıldı. Bu olayda dikkatim çeken bir nokta daha oldu. Işıtan' ın okul kapanış töreninde yaptığı bu konuşmadan sonra okul müdürü istifa ettiğini açıkladı. Bu istifa kanımca, Işıtan'ın konuşmalarına okul müdürünün de hak verdiğini ancak okul disiplin yönetmeliğine aykırı olması gerekçesiyle yapıldı. Bu da tabiki eğitimciler ve düşünce özgürlüğüne sahip tüm öğrenciler için üzücü bir durum.

Bir diğer darbe; Kenan Evren' in gerçekleştirdiği hain 1980 darbesi! Bu darbenin de davası sonuçlandı. Zaten hastanede tedavi gören ve rahatı gayet yerinde olan Kenan Evren' e ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası, ancak mahkemedeki iyi halinden dolayı müebbet hapis cezası verildi. 96 yaşının içerisinde olan Kenan Evren, belli ki ömrünün geri kalanını ''Er '' rütbesiyle cezaevinde geçirecek.Ancak Kenan Evren' in alacağı gerçek ve adil ceza ölümünden sonra belli olacak. 'Asmayalım da besleyelim mi? '' diyerek kıydığı canların hesabını tek tek ahirette verecek.

10 Mayıs 2014 tarihli Milliyet Blog' da yayımladığım '' Milletvekilleri Ve Doğru Tavır'' başlıklı yazımda sadece birbirine hakaret ederek, bağırarak, çağırarak, oturduğu yerden 13.700 TL maaş alan mahalle karısı görünümlü mlletvekillerinden bahsetmiştim. Yine geçtiğimiz günlerde Kamer Genç, kendisinin milletvekili ünvanını unutarak çevresindeki siyasilere yalnızca ismiyle hitap ederek, kendsine ve meclise yakışmayan bir şekilde saygıdeğer özelliğini hunharca katletti ve beni bir kez daha haklı çıkardı. Daha sonra oturum başkanının verdiği kısa süreyle cezayla kendisi konuşmayı bıraktı. Ve yine beni, kendimi gülmekten alamadığım bir olaya şahit etti. Meclisteki oturum başkanı Kamer Genç' i kandil gecesinin yüzü suyu hürmetine affetti ve cezası geri çekildi.

Bugün yazacağım son konu Cumhurbaşkanlığı seçimleri. CHP ve MHP ' nin ortak çatı adayı olarak gösterilen Ekmeleddin İhsanoğlu, Arap ve Doğu ülkelerinde yaptığı çalışmalarla, uluslararası diplomatik alanda  tanınan, herkese nasip olmayacak ünvanlara sahip bir kişilik. Kendisinin Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday gösterilmesi tartışmaya açık bir konudur. Tabi ki sayın İhsanoğlu' nun kariyeri tartışılmaz vaziyette ancak her ne kadar alanında tanınmış ve başarılı olursa olsun, bu İhsanoğlu' nun veya herhangi bir diplomatın yönetimi takdirlik yapabileceği anlamına gelmez. Bunu eğer seçilirse hep birlikte göreceğiz. Başbakan ise Ekmeleddin İhsanoğlu' nu Cumhur başkanlığı için yetersiz gören, kariyerine saygılı ancak bu işin üstesinden gelemeyecek gibi gören bir politika izleyerek kendine rakip olarak görmüyor ve bir nevi İhsanoğlu' nu yok sayıyor. Bu, hoş bir durum değil. Son olarak değerlendirmem; milletimiz için hayırlısı ne ise o olsun!

22.06.2014- Pazar İlkadım/SAMSUN

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 17
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 114
Kayıt tarihi
: 04.04.14
 
 

İstanbul Beyoğlu doğumlu. Samsunda yaşıyor.Bir Nostalji Hikayesi ve Bir Eylül Akşamı kitaplarının y..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster