Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Ağustos '10

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
425
 

Hamal-11(son:):(

Hamal epey uğraştıktan sonra pencere önlerini kapatabilmişti.Kulübe güvence altında idi. Bu arada dolu yağışı yerini yağmura bırakmıştı. Metrekareye düşen yağmur miktarı öylesine fazlaydı ki her yanı seller götürüyordu. Hamalın evi tepelerde olduğu için eğimsel faktör nedeniyle yağmurun zararlarından etkilenmiyordu. Kasabadakilerin halini gördükçe hamal bu duruma sevinemiyordu. Kasabada bir çok ev seller altında kalmıştı. Ölü ve yaralı sayısı tahmin edilemiyordu. Sağ kalanlar hızla şehirlere göç etmeye başlamışlardı bile! Yetkililer zaten panik halindeki kasaba halkını daha fazla endişelendirmemek için kısa açıklamalar yapıyorlardı. 

_Alınan bilgilere göre son üç gün içinde yağmur şiddetini azaltacak ve yerini........ 

TV Programları ise bu konuda yetkililer kadar hassas değillerdi.Özel TV Kanalları selle ilgili bir anda öyle çok haber yapmaya başlamışlardı ki bu şaşırtıcıydı. 

_Son görüntüler dehşet verici! Sular altında kalan pek çok ev yardım beklerken........ 

Yardım gelmiyor mu idi?Kasaba halkı kaderine mi terkedilmişti? Halkın kafası karışmıştı.Kafalardaki sorular öyle artmıştı ki yetkililer sürekli açıklama yapmak zorunda kalıyorlardı. 

 

_ ........................Mahallesine üçüncü kurtarma aracımız gönderilmiştir.Halen kurtarma çalışmaları devam etmektedir. 

.......................sokak ta ise kurtarma çalışmaları başarıyle sonuçlanmakta ve......... 

Kasaba halkının panik hali kısa zamanda göç ile sonuçlandı. Artık hayalet sokaklarda dolaşılıyordu. Her yer boşaltılmıştı. Şaşılacak bir hızla oluşan bu göç hamalı da oldukça etkilemişti. Onun göç edebilecek ne parası ve ne de yakını vardı. Ailece aç kalacaklardı. Hamalın aklında olan tek şey selle birlikte yitip giden bahçesine yeniden çeki düzen verip faliyete geçirmekti. Bunu başarırsa kısa zamanda bahçeden alacakları ürünler ailesini açlıktan kurtarabilirdi. 

Hamal bir kez daha kolları sıvadı. Su arklarını, çiti, sırıkları yeniden meydana getirecekti. Önünde oldukça çetin ve amansız bir mücadele vardı. Yapılacak iş çok idi. Yağmur bıraktığı kötü izlerle birlikte arkasına bakmadan çekip gitmişti! Hamal yarıya kadar su içindeki toprak parçasının ortasında durup gökyüzüne baktı. Sonsuz bir görüntü vardı. Gök bütün ihtişamıyla yeryüzüne hayat vermeye devam edecekti! Hamal ağzının içinden mırıldandı; 

_ Geriye bakmamak gerek! 

Hamal ıslak toprağı avuçladı ve iyice sıktı. Ve vakit kaybetmeden işe koyuldu....... 

 

BİTTİ-(SON) 

============================================================================================================================================================================ 

Yazar: Hanife Çıta 

Adı: Hamal 

Kategori: Öykü 

Bölüm:11 

Yazılış tarihi: Temmuz 2010 

Yayınlayan: Milliyet Blog 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

baştan sona kadar okudum ufak tefek yazım hataları olsa da böyle tefrika gibi öykü yazdığın için kutlarım ve daha güzel çalışmalara imza atmanı dilerim

Coskun Karabulut 
 09.08.2010 21:35
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 369
Toplam yorum
: 494
Toplam mesaj
: 67
Ort. okunma sayısı
: 1884
Kayıt tarihi
: 11.08.08
 
 

1965 doğumluyum.. İstanbul'da oturuyorum.. Edebiyatla ilgiliyim.. Öykü ve denemelerim var.. Öykül..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster