Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Temmuz '10

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
605
 

Hamal-7

Hamal doğayla içiçe yaşamayı köyünde çobanlık yaptığı zamanlarda öğrenmişti. Kaval çalmayı pek beceremezdi fakat bir kurtla nasıl mücadele edileceğini çok iyi biliyordu.Boydan boya otlaklarla çevrili büyük arazide tek başına çocuk haliyle aç susuz kalmadan ve başına bir kötülük gelmeden evine geri dönebiliyordu. Sadece bir ıslığı ile dört bir yana dağılmış koyunları toplayabiliyordu. Diğer çobanlar gibi koyunların peşi sıra koşup yorulmazdı hiç.Kendisinden yaşça çok büyük olan çoban ağabeylerinin hallerine çoğu zaman gülüyordu.

Güneşin bütün sıcaklığıyla ortalığı kasıp kavurduğu zamanlarda bile hamalın rahatı bozulmazdı. Ne yapar eder bir su kenarı bulurdu. Koyunları sulanarak otlarken o da ayaklarını serinletirdi. Başına ise hep bir ıslak mendil koyardı.

Kısacası on üç yaşlarında çocuk haliyle değme çobanlara taş çıkartırdı.

Koyun güderken hamalın tek beceremediği iş kaval çalmaktı. Kavalı doğru düzgün üfleyemez ve kulakları tırmalayan tiz sesler çıkartırdı. Ayrıca söylemek için bir tek türkü bilmezdi. Çoğu zaman ağzının içinden belli belirsiz bir gayda tutturur ama bir türlü sonunu getiremezdi. '' Irmak kıyısına iiineeeeer güzeeeeeller!! Hey be köylüüüüü güüüzeeeeliiii !! ''

Aklına gelen yarım yamalak dizelerin etrafında saatlerce dönüp dururdu. Bazen rastgeldiği çobanlar garip hayvan sesleri çıkartarak onun türkü söyleme biçimiyle eğlenirlerdi. '' aiiii aiiiii aiiiii !! gıgıt gıt gıııdaaaak!! hav hav haaavvvv!! ''

Kendisiyle maytap geçen çoban ağabeylerinin koyunlarını dağıtmaya başlayınca onu rahat bırakırlar ve koşturup dururlardı. İşte o zaman gülme sırası hamala gelirdi. Etrafa yayılmış koyunları toparlamaya çalışırken çoban ağabeyleri oldukça komik görünüyorlardı. Hamal kahkaha atarak'' oooolmuuuuuyooooor olmuyoooooor!! daha hızlııııı daha hızlıııı!! kaçtı baaaak kaçıııyoooor!! '' O anlarda öyle çok eğlenirdi ki çocukluğunu yaşardı. O dakikalarda omuzlarına yıkılan bütün sorumlulukları unutur küçük bir çocuk olurdu. '' hadiiiii amaaaa yakalaaaa!! kaçıııyooooorrr baaaakkkk!! ha ha ha!! ''

Hamalın babası askerde bacağından yara almış ve gazi olmuştu. Ailede tek çalışan o'ydu. ondan başka eve ekmek getiren yoktu. Annesinin ise memede bebeği vardı. Tarlaya tırpana gidemez ve gecenin geç saatlerine kadar bebeğini emzirirdi. Babasının az bir gazilik maaşı vardı. Bu ufak para kimseye yetmez kısa zamanda kaybolup giderdi. Babası çalışmadığı halde her sabah erkenden kalkıp oğluna azık hazırlar ve yaralı bacağını tutarak '' haydi bakalım çoban Hamdi düş yola!! '' derdi. Yaraları çok acımasına rağmen neşeli olmayı başarırdı. Sevgisini pek belli eden birisi değildi. Buna rağmen fazlasıyla ilgili bir baba idi. Çocukları doymadan gözüne uyku girmezdi. O sıralarda hamalın tek isteği büyüyünce babası gibi olabilmekti.

devam edecek........

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 369
Toplam yorum
: 494
Toplam mesaj
: 67
Ort. okunma sayısı
: 1909
Kayıt tarihi
: 11.08.08
 
 

1965 doğumluyum.. İstanbul'da oturuyorum.. Edebiyatla ilgiliyim.. Öykü ve denemelerim var.. Öykül..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster