Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Ekim '10

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
936
 

Hanefi Avcı da bir Simon mu Yoksa Bir Şövalye mi?

Hanefi Avcı da bir Simon mu Yoksa Bir Şövalye mi?
 

Hanefi AVCI, köyde çocukluğu geçmiş, okul yıllarındaki başarılarıyla zeki olduğu belli olan, çok seçeneği varken polisliği seçmiş klasik bir Anadolu çocuğu.

Görev süresince yaptıklarından anlıyoruz ki idealist, devletçi, tam bir görev adamı, klasik bir bürokrat. Haksızlıklara karşı duyarlı, doğruları söylemekten korkmuyor. Tam bir şövalye.

Siyasi görüş itibariyle ırkçı değil, milliyetçi, muhafazakar, liberal, demokrat gibi görünüyor. Bu açıdan bakıldığında AKP ve cemaate daha yakın bir kişiliği var gibi. Ancak solcu örgüt üyelerine ve hatta teröristlere çıkarsız iddialarının peşine hayatlarını adadıkları için hayran, normal sosyal hayatta öylesine çıkarcı, rüşvetçi, talancı insanlara göre onları daha onurlu görüyor. Bu demek değildir ki onların yaptıklarını tasvip ediyor.

Ancak PKK’lıları solcu militanlar kadar onurlu görmüyor. Kürtlere yapılanları haksız buluyor. O konudaki Açılımlar doğru diyor.

Toplumun haksızlığa uğrayanlarının adına hayatını adayan bu kişilerin, sosyal hayatta bireysel olarak karşılaştıkları haksızlık karşı bu kadar hayati bakmadığı ve önemsemediği durumu da eleştiriyor. Bu gerçekten çok düşündürücü bir iddiadır.

Klasik bürokrat olmasına rağmen sıkı Atatürkçü görünmüyor. Eski işkenceci olduğu bilinmesine rağmen demokrat söylemleri var. Analitik düşünceye sahip.

Hayatının başarısı ise solcuların örgütlerini bitirmek için yaptığı istihbarat olduğunu ve bu sayede Türkiye’nin terör örgütleri /uyuşturucu kaçakçılık mafyaları hakkında istihbarat teşkilatının en büyük öncüsü, hatta kurucusu gibi görünüyor.

Kitabının yayınından sonra solcu bir örgüt mensubu iddiasıyla tutuklandı, ancak kitabı boyunca solcu hiçbir söylem görmedim. Kitabın hiçbir yerinde üretim ilişkileri, üretim araçları, emek/emekçi, kapitalizm, sömürü, emperyalizm kelimeleri geçmiyor. Böyle bir terminolojisi olmayan kişiye nasıl solcu denir anlayamadım.

Kitabın tamamının bir kişinin elinden çıktığı kesin, zaten başından geçenleri/ çevresindeki olayları geçenleri yazıyor, bunları nasıl başkası yazabilir ki? Ancak belki kitabın editörü biraz düzeltme yapmış olabilir.

Anladığım kadarıyla herkes gibi cemaat istihbaratçıları tarafından dinlendiğini anladığında bir anda devletin cemaatçi yapısını ve onların gerçek yüzünü karşısında buluyor. Karşısında öyle bir duvar örmüş ki bu örgütlenme, emniyet müdürü olmasına rağmen bu duvarı aşamıyor. Emniyet Genel Müdürü, İçişleri Bakanı, Adalet Bakanı, Milletvekilleri, Başbakan: hiç kimseye derdini anlatamıyor. Zamanında arkadaşı olan Emin Aslan’ı var gücüyle savunduğu için takibe alınıyor, ancak özel cemaat onun özel ilişkisini tespit ediyor, ve öyle anlaşıyor ki bu deşifre edilecek. Yine istihbaratçı olduğu ve bu cemaatin yöntemlerini bildiği için telaşlanıyor. Hukuk Fakültesi’ni bitirdiği için de bu sorunlarla kendi hukuksal bilgileriyle aşmaya çalışıyor. Anlıyor ki bu ülkede hukuk belli bir güçlere gelince işletilemiyor.

Hanefi AVCI’nın kitabındaki en dikkat çekici iddia: Cemaatçilerin Emniyet İstihbarat teşkilatını ele geçirdiği bu yolla devletin üst kademesinde görevli bulunan kişileri başka isimleri dinlermiş gibi yapıp telefonlarının IMEI numarası üzerinden dinlemek istedikleri herkesin telefonlarını dinlediklerini, bu telefon görüşmelerinden yola çıkarak bu makam sahibi kişilerin kamuoyunun bilmediği özel ilişkilerini izleyerek resim/video/ ses kaydı aldıkları, bunları kullanarak o kişilere şantaj, tehdit yaptıkları yine bu yolla onları istifaya zorladıkları, emirleri altındaki görevlilerin yerlerine kendi istedikleri kişilerin atanmasını sağladıkları iddiasıdır. Eğer yetkisi olan bu kişi, bunların dediğini yapmazsa bu kişi hakkında belgeleri birbiriyle aynı kaynaklı olan cemaatçi medya kanallarıyla dedikodu yarattığı, devamında bu kişi hakkında isimsiz gizli tanık aracılığıyla herhangi bir terör örgütüyle bağlantılı olduğu iddia edilerek yine cemaatlerin ele geçirdiği özel yetkili mahkemelerde sorgulandığı, bu şekilde bu mahkemeler dayanaksız temellerle hukuk dışı yöntemlerle bu kişileri tutuklu yargıladığını, bu süre içersinde o kişinin makamına cemaatten birinin monte edildiğini iddia etmektedir.

Bu yöntemle 3 Emniyet Genel müdür yardımcısının görevden uzaklaştırıldığını, yine bu yöntemle Ergenekon, Balyoz gibi operasyonlar adı altında, TSK ve yargı içindeki cemaate karşı kişilerin temizlik operasyonuna dönüştüğünü söylemektedir.

Kendisinin de bu şekilde tutuklanıp bir etiket yapıştırılacağından emin olduğunu da eklemiştir.

Bu şekilde devletin Polis, TSK, Yargı, MİT gibi kurumlarını cemaatine eline geçtiğini, iş işten tam olarak geçmeden bir şeyler yapılması gerektiğini, bunun nasıl yapılacağını, yapılmazsa TC devletinin sonunun geldiğini açıkça ifade etmektedir.

Eğer anlattıkları gerçekse TC gerçekten bitmiştir duasını etmek lazım demektir. Bu iddiaların gerçek olduğu konusunda keskin emareler de bulunmakta olduğundan devletin yetkilierinin çıkıp bu kişilerin denetlendiğine vatandaşı ikna etmelidir.

Başbakanı dahi suçlayan satırlar var, ancak sonra "Belki başbakanın hiç haberi yoktur bunlardan" diyerek yumuşayıtor bu ithamını.

Medyada kalsik cirit atan aydınlar ise başka şeyler tartışmaktadır. Sanki kamuoyunda daha ciddi konular gibi başka şeyler konuşulması trajikomik ve daha düşündürücüdür.

Bakın Referandumdam sonraki göndemler neler?

1-) Referandumla Yargının üstyapısı tamamen ele geçirilecek demektir. 12 Eylül’le hesaplaşma tam bir ters köşedir. 3 ay böyle geçti..İleri demokrasi geldi.

2-) MHP mi CHP mi bitti? Zaten halkın bu tercihine pes diyen CHP'nin edecek kelimesi kalmamışken sanki referandumu CHP kaybetmiş halk kazanmış gibi gösterildi.

3-) Kitap yayınlandıktan sonra kimse Hanefi AVCI’nın iddialarını değil, bunu neden yaptığını, bu kitabı kaç kişi yazdığı, asıl derdinin ne olduğu gibi saçma şeyler tartışıldı.

4-) Tam HSYK ve AYM üyeleri seçilirken “Türban” “ Din dersleri” konuları hararetle tartışılmaktadır.

5-) Bir taraftan bugün HSYK üyeleri topluca istifa etmişse tartışılanlar bunların yanında devede kulaktır. HSYK başkanı şov mu yaptı?

6-) Bütün bunların yanında aslında Hanefi AVCI simon mu ve bize tavşan korkusu mu veriyor?

Ortada tuhaflıklar yok mu yoksa ben mi paranoyakça düşünüyorum?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yerli yerinde sorular... Sizi okumak herzaman güzel oluyor...

yeşilsoğan 
 12.10.2010 15:01
Cevap :
Teşekkürler yeşil, aynen seni de:))  12.10.2010 15:34
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 105
Toplam yorum
: 193
Toplam mesaj
: 38
Ort. okunma sayısı
: 3792
Kayıt tarihi
: 05.11.08
 
 

İ. Ü. İktisat Fakültesi Uluslararası İlişkiler 1989 mezunuyum. 1993'ten beri uluslararası fındık ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster