Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Ekim '10

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
1154
 

Hanefi Avcı'nın bana 25 TL, bir top A4 kağıdı ve yarım kutu toner borcu var -2 (Son)

Hanefi Avcı'nın bana 25 TL, bir top A4 kağıdı ve yarım kutu toner borcu var -2 (Son)
 

Şamil Tayar'ın ve Hanefi Avcı'nın Kitabı


Hanefi Avcı'ya Teşekkür Borçluyum

Ciddi söylüyorum teşekkür ederim Hanefi Avcı'ya. Öyle bir proje kitap yazdı ve öyle bir zamanımı aldı kikitabını satır satır okumak, artık bu tür kitapları okumama kararı almamı sağladı. Geçtim kitaplığıma ta Susurluk'tan beri yaşananları konu eden bütün kitapları (34 tane) çıkardım raflardan ve bir torbaya koyup kömürlüğe taşıdım. Yakında kül olurlarsa da hiç üzülmeyeceğim kitapların tek sayfasının bile buruşmasına gönlü razı olmayan bir kitapsever olarak. Benim sulandı yahu onca isim, onca olay arasında. İspatlanmamış iddialar, yuvarlama laflar, mesnetsiz suçlamalar... Oku dur işin yoksa... Yahu ben savcı mıyım? Yahu ben bir iddianame mi okuyorum? Yahu bana ne?

AKP ve Cemaat Karşıtlarının Akılalmaz Avcı Yandaşlığı

Bloglardan tutun köşe yazarlarına kadar öyle akılalmaz sahiplenme var ki Avcı'ya şaşırıyorum inanın. Açayım:

1) "Hepimiz Hanefi Avcı'yız." "Hanefi Avcı çağımızın Namık Kemal'idir." Yahu bunlar nasıl sözler? Niye Hanefi Avcı oluyorum ki... Üstelik ya yarın suçu çıkarsa kızarmaz mı "klavye"ler? Namık Kemal'le Avcı'nın benzerliği ne allasen? Namık Kemal muhalif ve hürriyetçi bir yazar. Magosa'da zindanda da değildir. Mutasarrıflıktır görevi. Başkentten sürgün denebilir durumuna.

2) Evinde bulunan "keleş" ve "kimlikler ve pasaportlar" için söylenenlere ne demeli? "OHAL'de çalışırken verilmiş elbette olacak." Oysa bunu yazanlar kural OHAL'den ayrıldıktan sonra "keleş"i teslim etmek mecburiyetinde olduğunu hesaba katmıyor nedense. "Sahte kimlik"le Suriye'ye gittiği söyleniyor. İstihbarati bir çalışma, eyvallah. Ne yapmış peki? Apo'yu getirmiş? Ne yapmış allasen?

3) Kitaptan hareketle "cemaat" mensubu olduğu iddia edilen kişiler (cemaate sempati duyanlar, Nurcular...) emniyete, MiT'e, askeriyeye en tabii yollarla girmiş olmasına rağmen bunu "devletin içine sızma" olarak seslendirip bir "düşman" portresi çizmenin anlamı ne?

KPPS'yi kazanıp polis olmuş, sınavını kazanarak askeri bir okula girmiş, bitirmiş rütbesini almış, ülkenin Hukuk ve vb. okullarını ÖSS ile kazanıp o okullara girmeye hak kazanmış, o okulları bitirerek mezun olmuş ve yine sınavlarla hakim ve/veya savcı olmuş kişilerin devletin herhangi bir kademesinde görev almasının "sızmak"la ilgisi ne?

Bir sosyaliste, bir sosyal demokrata, bir ülkücüye, bir aleviye, bir Kemalist'e, hatta bir PKK'lıya (Terörist başı Apo kayıt yaptırdığı Siyasal Bilgiler'i bitirseydi kim bilir şimdi hangi koltukta idi?) açık sınav ve kapılar bir türlü tanımlanamayan "cemaat mensubu"na kapalı mı? Daha kötüsü de var: Emniyete, MİT'e, askeriyeye bileğinin hakkıya girmiş kişilerin bir "imam" tarafından yönetiliyor iddiası. Sanıyorsunuz ki gerçekten tepede bir yerde bir imam var ve kurum ve/veya kuruluşlara girmiş kişileri bu imam yönlendiriyor. O kişiler de bilgi, ses kaseti, ihbar mektubu... üretiyor.

Hanefi Avcı'nın Açmazları

Asında kitap doğru okunursa görülecektir ki;

1) Emniyetin içinde Hanefi Avcı ve ekibinin, arkadaşlarının tasfiyesi söz konusudur ve bu Avcı tarafından hazmedilememiştir. Özellikle Avcı daha üst makamlar beklerken Edirne'de görevlendirilmesiyle (Ki kendisi sürgün diyor buna.) başlayan vetireyi bir türlü içine sindiremiyor. Bundandır ki ikinci bölümde (Cemaat) kendisinin ve ekibinin başına gelen her musibeti "cemaat"in üstüne yıkıyor. İsim ver deseniz cevaplar hazır: "İmam." "Ben işaret ederim, belge toplamak savcının işi..." "Devlete sızan cemaatçiler." Ne ala iş? Avcı'ya göre cemaatçi olan herkes potansiyel suçlu. Atıl kurt! Yakala savcı!

2) Hanefi Avcı'nın siyasi yapısı da berrak değil. Mersin'de görevde iken solcuların gözünde "MHP'li, ülkücü polis. 1990'lı yılların sonunda Perinçek'in dergisi Aydınlık'a göre "Fetullahçı polis." Kendisinin de söylediği gibi "cemaat"e yakınlığı var. Var da cemaate girmiş mi allasen? (Cemaate nasıl giriliyor, o da başka bir soru.) Ya da görev yaptığı yıllarda "devlet"e cemaatçileri almak için onlara yardımcı mı olmuş? Hayır. Necdet Menzir'in aracılığıyla çocuklarını "cemaat"in özel bir okulunda 6 yıl okutmuş. Hepsi bu. Üstelik kitabında anlattığının aksine (Öyle bir anlatmış ki özel okulun bütün masraflarını ödemiş sanki.) sadece çocuklarının servis parasını ödemiş. Nihayetinde Avcı cemaatçi olmamış ama özel işleri için cemaati kullanmış biri.

3) Necdet Kılıç ile ilişkileri açık değil. Kimdir Necdet Kılıç? Avcı, Mersin'de görevde iken 2 ülkücünün öldürülmesi olayıyla ilişkili olarak yakalanan, Avcı tarafından sorgulanan, işkence yapılan (Ki Necdet Kılıç, "İşkencecimdi." diyor Avcı için.) 8 yıl hapis yatan biri. Sonra nasıl ve hangi ilişkiler ağının içinde, bilinmez, arkadaş oluyorlar. Ve özel hatlarla görüşüyorlar. Hatta "Arkadaşım Necdet Kılıç..." diyor. (HS, sy. 490)

4) En anlaşılmaz yorumlarından biri de Avcı'nın Hrank Dink cinayetine yönelik olanı. Cinayetin, birkaç çocuğun yaptığı, mermi izlerinin bile bulunduğu bir "basit öldürme davası" olduğunu söyleyerek (Ki Hrank Dink niçin öldürüldüğünü hala anlamış değilim. Kime ne fayda sağladı ki? Gazetesi Agos'un tirajı 270 idi. Etkili biri miydi? Elbette hayır. Kaos yaratmak için seçilmiş kurban gibi geliyor bana. ) cinayeti sırandanlaştırması anlaşılır gibi değil. Değil çünkü ortada AHİM'in canım ülkemi küçük düşüren kararı ortada. Cinayetteki ihmaller ortada...

Çapraz Okumalar

Severim çapraz okumaları. Bir karşıt görüşler galerisi gibidir. Hem bize düşünce alıştırması yaptırır, hem yorum yapma kabiliyetimizi geliştirir, hem de kendimize özgü fikir üretmeyi sağlar çapraz okumalar.

Şamil Tayyar ve Son Kitabı Çelik Çekirdek

Avcı'nın kitabından sonra Şamil Tayyar'ın "Çelik Çekirdek" kitabı çıktı. Birebir Avcı'ya cevap amaçlı olmasa da Tayyar'ın kitabının son 56 sayfası Avcı'nın kitabına açıklık getiren bir bölüm. Özellikle Avcı'nın kitabının ikinci bölümündeki eksikliklere ve yanlışlara belgeli çıkışlar yapıyor.

Son söz: Hanefi Avcı'nın evinde ve bürosunda bulunan ses kayıtlarından hareketle bu kayıtların "mağdur"ları kişiler birer birer adliyeye çağrılıyor. Mehmet Ali Birand hariç şimdiye kadar gelen gazetecilerin hepsi Avcı'dan şikayetçi. Bu "deri" daha çok su kaldıracak gibi görünüyor. Bakalım ve görelim!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 300
Toplam yorum
: 178
Toplam mesaj
: 24
Ort. okunma sayısı
: 1009
Kayıt tarihi
: 13.06.10
 
 

Tarih, edebiyat, şiir, dil ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster