Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Mart '11

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
523
 

Hangi tür davranışlardan rahatsız olursunuz?

Hangi  tür davranışlardan rahatsız olursunuz?
 

igesikazlevhalari.com


Ben kurallara uymayan insanlardan rahatsız olurum. Ancak benim de kurallara uymadığım zamanlar olmuştur. Örneğin, caddede yürürken, yaya geçidinde kırmızı ışık yanarken, eğer yol boşsa hangimiz karşıya geçmemişizdir? Arabayla giderken, kamera korkusuyla boş yollarda bile sürücüler kırmızı ışıkta artık duruyorlar. Ama önceden öyle miydi? Yolu boş gören kırmızı ışık yansa bile durmadan geçiyordu.

Aslında beni en çok rahatsız eden durum, bir kurala bağlı olmaksızın kişilerin davranış biçimleridir. Sigara yasağının olmadığı zamanlarda şehirlerarası otobüslerde, minibüslerde, dolmuşlarda , kafelerde, bütün kapalı alanlarda isteyen sigara içiyordu. Yıllarca bu durumdan şikayetçi olmama rağmen, yapacak bir şey yoktu. Çünkü buralarda sigara içmek serbestti. Yapabileceğim tek şey ise böyle ortamlara girmemeye çalışmaktı.

Adam markette ekmek alıyor. Bütün ekmekleri elledikten sonra birini sepete koyuyor. Birkaç kere bu tip adamları ikaz ettiğimde, "Ekmekleri elleme konusunda bir yasak mı var?" şeklinde cevap aldım. "Senin elin temiz mi, pis mi? arkadaş. Ya ben pis ellerinle tuttuğun ekmeği alırsam!" şeklinde tartışmalara girdiğim de olmuştur.

Şu sıralarda en çok rahatsız olduğum durum, toplu taşıma araçlarında yüksek sesle ve uzun uzun cep telefonuyla konuşanlardır. Bazı durumlarda bu kişileri ikaz edip, telefonlarını kapattırıyorum ama, nereye kadar....Hangisiyle başa çıkacaksınız? Çünkü kurallar cep telefonuyla toplu taşıma araçlarında konuşmaya izin veriyor. Bunu açıklayacak tek bir söz var. Saygısızlık!

Bir toplu taşıma aracında şoför mahallinde "Seyir sırasında şoförle konuşmak yasaktır" yazıyor. Ama seyir sırasında şoförün kulağında cep telefonunun mikrofonu. Devamlı konuşuyor. Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu?

Adamlar cinayet işlemişler. Ancak 10 yıl süreyle tutuklu kaldıkları için ve de haklarında kesinleşmiş mahkumiyet kararları olmadığından, yasalar gereği serbest kalıyorlar. Çünkü CMUK yasası böyle. Sonra ne oluyor? Adamlar ömür boyu hapse mahkum oluyorlar. Ama ortada adamlar yok. Bu durumdan bir yurttaş olarak rahatsız olmayan var mı? O kişileri destekleyenler dışında....

Adam yüzlerce kişiyi öldürdüğünü itiraf ediyor. Savcı tutuklanmak üzere mahkemeye sevk ediyor. Mahkeme serbest bırakıyor. Diğer taraftan görevi sadece yazı yazmak olan gazeteciler tutuklu olarak yargılanıyorlar. Bir rahatsızlık nedeni daha....

Bir cani üç çocuğu acımasızca öldürüyor, tecavüz ediyor. Cezası ağırlaştırılmış müeebbet olacak. Ama aflar sonunda bir zaman sonra yine serbest kalacak. Gel de idam cezasının kalktığına üzülme!

Belediye başkanının oğlu felsefe okumuş. Belediye eleman ilanı veriyor. "Felsefe okuyan itfaiye eri alınacaktır" Bu ülkede torpil yüzünden rahatsız olan kişi sayısı ne kadar acaba?

Şu sıralarda ise bu sitede benim gibi bir çok kişinin rahatsız olduğu konu ağırlıklı olarak blog kategorisinde içi boş yazı yazanlardır. Zaman zaman ben de yazdığım blog ve yorumlarda rahatsızlık duyduğum konuları belirtiyorum. Ama yapacak bir şey yok. Çünkü burada isteyen istediği gibi yazabilir. Başkaları rahatsız olsa bile kurallar bu şekildeki bloglara izin veriyor.

En iyisi hiçbir şeyi kafaya takmamak galiba...

Sağlıklı ve uzun yaşamanın sırrı bu olsa gerek.....

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Rahatsız olduklarım: Sokakta sigara içen bayanlar, yine sokakta sakız çiğneyenler...Tretuvara park edilmiş arabalar, MB yeni üye olup da, ilk veya ikinci blogunu, "blog" kategorisinde yazarak, sözüm ona bize "ders" vermeye kalkanlar...Doğrusunu araştırmadan, bloglarında Türkçe kelimeleri hatalı yazanlar...Uzun ve düşük cümlelerle anlaşılmaz blog yazanlar veya blog yazdıklarını zannedenler ki ben böyle blogları okumuyorum...Dost selamlarım sayın meslektaşıma...

Yurdagül Alkan 
 31.03.2011 15:40
Cevap :
Biraz daha düşünürsek, daha da rahatsız edici olayları örnekleyebiliriz. Blog konusunda ise, hangi blogların boş, hangilerinin de dolu olduğu anlaşılıyor. Bu nedenle ben konuya göre değil, yazara göre değerlendirme yapıyorum. Teşekkürler Yurdagül hanım. Saygılar, selamlar...  31.03.2011 23:37
 

"Felsefe okumuş eleman alınacak" ilanını verdirten zihniyet; ekmeklerin tamamını ellemeye, toplu taşıma araçlarında barım barım konuşmaya ve insan haklarına hatta insana-çocuğa tecavüz etmeye yeltenebilecek ucuzlukta olanlardır! Kimi Bld Bşk olur, kimi köşe yazarı olur (üzmez) kimi ülke yönetir, kimi özel yetkili savcı olur! Düzen iyiye değil; kötüye kurulduğu günden beri; ÇÖKÜŞün tam göbeğindeyiz! Cehenneme az kaldı! Takmamak mı dediniz? Keşke mümkün olsaydı...

Emine Supçin 
 31.03.2011 14:08
Cevap :
Dün akşam Muhteşem Yüzyıl dizisini izliyorum. Kanuni'nin şahincibaşıcısı Vezir-i azam oluyor. Şanlı tarihimize bakarsak günümüzde de imamdan genel müdür olması normaldir. Nokta eleman alışları da buna en güzel örnektir. Saygılar, selamlar...  31.03.2011 23:32
 

Tek kelime bırakıyorum: Harikasınız. Kaleminizin ışığı daim olsun, baharın güneşi bloglarınızla olsun. Sevgi ve selamlae

YEŞİM BUYURGAN 
 30.03.2011 0:00
Cevap :
Çok teşekkürler Yeşim hanım. Baharın güneşi hepimizin bloglarında olsun. Sevgiler, selamlar...  30.03.2011 13:29
 

Kafaya takmamak mümkün mü? selamlar...

Kadri KANPAK 
 29.03.2011 23:53
Cevap :
Zaten kafaya takmak mümkün olmadığı için strese bağlı hastalıklar oluşmuyor mu? Teşekkürler Kadri bey, selamlar....  30.03.2011 13:28
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 975
Toplam yorum
: 7880
Toplam mesaj
: 126
Ort. okunma sayısı
: 3277
Kayıt tarihi
: 16.01.07
 
 

2017 Basın özgürlük endeksine göre 180 ülkeden 155. sırada olan ülkemizde yemek tarifleri  ve tel..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster