Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Mart '11

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
623
 

Hangi dış mihrak?

Hangi dış mihrak?
 

PKK' yi doğuran sanıldığı gibi dış güçler değil, Türkiye' nin kendi yasaklarıydı, baskılarıydı. Kürt kelimesinin telaffuzuna bile tahammül gösterilmediği yıllarda, bir halkı kart- kurt sesleriyle açıklamaya çalışan liderler vardı başımızda. 

O dönemler başladı, Savunma Bakanlığı' nın milli bütçeden yüksek paylar alması. Yapılan tüm savunma harcamaları dışa değil içe yönelikti. Kendimize karşı kendimizi savunuyorduk, hem de dudak uçuklatan rakamlarla. Ülkenin doğusunda bir iç savaş başladı sessizden, ancak globalleşen dünyada bu sessizlik fazla uzun sürmedi. 

O dönemler Şırnak Jandarma Alay Komutanı, Sarı Levent lakaplı Levent Ersöz' dü. Bölgede onlarca insan kayboldu onun döneminde, bulunamadı. Şimdi toplu mezarlarla ortaya çıkan cesetler, o dönemin politikasını seriyor gözlerimizin önüne. Sarı Levent emekli olunca, Rus silah şirketi Rosoboronexport' ta danışmanlık görevi yapmaya başladı. Bu göreviyle kime hizmet veriyordu acaba? 

TSK' nin kullandığı savaş malzemeleri ya ülkemizde devlet bünyesinde üretiliyor, ya da büyük oranda Almanya ve ABD' nden ithal ediliyordu. Peki o zaman Rosoboronexport' taki görevini kimlerle tamamlıyordu Levent Ersöz. %80 Rus savaş malzemesi kullanan PKK ile mi yoksa? Bu savaştan çıkar sağlayanlar uzaklarda değil, içimizdeydi ne de olsa. 

Uzun yılların ardından ilk kez, milli bütçe dağılımı AK Parti hükümetiyle değişime uğradı. 2002 yılından itibaren Milli Savunma Bakanlığı, bütçe payındaki birinciliğini başka bakanlıklara kaptırdı. 2011' de ise sırasıyla Maliye, Çalışma ve Sosyal Güvenlik, Milli Eğitim ve Sağlık Bakanlığı' nından sonra beşinci sırada yerini aldı Milli Savunma Bakanlığı. 

Leven Ersöz' e gelince, O şimdi Ergenekon sanığı. 

Selam ve Saygılarımla... 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Gerçeklerin yüreklice ortaya konulmasında yarar var.Artık savaşlar cephelerde olmuyor.Yazarların kalemleri birer silahtır.

Kerim Korkut 
 03.05.2011 20:12
Cevap :
Merhabalar... Gerçekler artık toprağın dibinde, kazıdıkça geliyor birşeyler elimize. Geldikçe kendimizce yorumluyoruz biz de. Değerli yorumunuz için sonsuz teşekkürler. Selamlar, saygılar...  04.05.2011 9:04
 

Aslında bizim şunu konuşuyor olmamız gerekir. Neden Türkiye Cumhuriyetinin gençleri sanki bir sömürge ülkesindeymişiz gibi ilköğretimde, lisede, üniversitede yabancı dilde eğitim görmekte? Bağımsız bir devlette kabul edilcebilecek bir husus değildir bu. Ana dilde eğitim bu ülkede bir sorundur evet haklısınız ama ana dilde eğitimi tartışacaksak şayet ilk olarak Türkiyede Türkçe eğitimin bir an önce tüm okullarda yerleşmesini konuşmalıyız. Konuyu nasıl saptırdıklarının farkında mısınız? Kendi aramızda tartışırken bile konu buraya geliyor, çok rahat bana e o zaman yabancı dilde eğitim veren okullara ne diyeceksiniz diyebilirsiniz, haklısınız onlarda yasaklanmalı zaten. Bu ülkenin bir resmi dili var o halde neden farklı dilde okumak zorunda kalıyor ki insanlar? Biz daha bu konuyu çözememişken dayatılmaya kalkılan kumpasa bakın hele, trajik...üstelik buna alkış tutan kesim de var. Nobeli bu sayede alanların ahlak seviyesine inmemeli bu ülkenin insanı. Saygılarımla

Tevfik Munzevi 
 11.03.2011 14:44
Cevap :
Aslında çok geniş bir konuyu, yazdığım blogtan hareketle tartışıp duruyoruz. Dolayısıyla blog konusunun benzeri başka konulara sürükleyip durduk. Ancak bunlar bin kelimelik blog yorumlarına sığacak meseleler değil. Yine de kıyısından köşesinden birbirimize hatırlattığımız konular da azımsanacak gibi değil. Emek harcayarak yazdığınız tüm yorumlarınız için teşekkürler. Sağlıcakla kalın.  13.03.2011 17:14
 

Ülkenin en çok kazanan iş adamları, sanatçıları, milletvekilleri, bakanları devlet adamları listesine alıcı gözüyle bakacak olursanız bu ülkede bahsi geçen kişilere hiç bir ayrımcılık yapılmadığını, onlara farklı muamele edilmediğini açıkca göreceksiniz. Çok basit bir soru neden kendi iş adamları bu insanların bulunduğu yerlere yatırım yapmıyorlar? Neden kendi insanlarını kalkındırmıyorlar? Bir soru da kendi memleketimden ben Ege'liyim, Ege köylüsü bir aileden geliyorum, atalarımın bir kısmı Kafkaslardan, diğer kısmı ise Buharara ordan Selanik daha sonra Anadolu göçmüş Türk aileler ve fakat bütün akrabalarımın açlıktan nefesi kokuyor çünkü devlet baba zeytin yetiştiren sülalemin yağını üç kuruştan alıp onları sefil ediyor. yöremden çıkan hiç zengin Türk yok anlamadıkları bir şey var biz yoksunluk da dahil her konuda eşitiz.zaten kendi dillerini konuşuyorlar...ama resmi dil dışında eğitim kabul edilebilecek bir konu değil hiç bir ülkede! Buna yabancı dilede eğitim veren okullarda dahil!

Tevfik Munzevi 
 11.03.2011 14:34
Cevap :
Merhaba Tevfik Bey, Paranın milliyeti de dini de olmaz, onun için çok kazanan yurttaşların ülkeye hizmet getireceğini düşünmek bizim yanılgımız olur. Babamın işi gereği ülkemin her köşesini dolaştım sayılır, gerçekten de söylediğiniz gibi yoksulluk doğuya özgü bir durum değil, mahrumiyet ülkenin her köşesinde hakim durumda. Ancak Türkiye' nin bağımsız bir ülke olduğuyla ilgili görüşlerinize katılmıyorum. En önemli sektörler yabancı yatırımcıların elindeyken bağımsızlıktan söz edemeyiz. Hammadde açısından zengin bir ülke olmamıza karşın, kaynaklarımızı kendi kendimize işleyemez hale getirildik, kendi malımızı başkasına işletip yüksek fiyatlara satın aldık. Sömürgecilik çağa ayak uydurup, şekil değiştirdi sadece. Elit sınıfın eğitim gördüğü kurumların Türkçe olmaması da bağımlılığımızın göstergesi olsa gerek. Ayrıca Nobel' le ilgili göndermeniz Orhan Pamuk' a ise düşüncenize katılmıyorum doğrusu. Selamlar, Saygılar...  13.03.2011 17:06
 

O yüzden dışarıdan destek verilmekte ki, devlet kurup resmi kimliğe sahip olabilsinler. Kavramları karıştırmayın olay çirkinleşiyor zira! Mevzu kökene soya kayıyor, orada durum tam karmaşa. Bir hatırlatma daha, sözde insan hakları ve ulvi erdemlerden ötürü Türkiyeye baskı yapan Avrupalının bu husustaki kendi durumlarını da incelemelisiniz. Fransa, Italya, Ingiltere, Hollanda gibi ülkelerin hepsinin geçmişte sömürgeleri vardı ve bu sömürgelerden ülkelerine ithal ve istihdam ettikleri ve 100 yıldan uzun zamandır ülke topraklarında yaşan insanlar var. Hatta bu kişilerin sayısı ülke nüfusunun çoğunluğunu oluşturmakta. Siz hiç Ingiltere, Italya, Fransada, Fasça, Tunusça, Angolaca, Arapça eğitim hakkının konuşulduğunu duydunuz mu? Teklif dahi edemezsiniz, ülkenizi küçümseseniz dahi T.C'de tıpkı onlar gibi uniter ve bağımsız bir ülke, kimse resmi dil dışında eğitim hakkı için bu ülkelere baskı yapamaz teklif götüremez! Ülkenizin büyüklüğünü anladığınızda bunların kumpas olduğunu göreceksiniz

Tevfik Munzevi 
 09.03.2011 12:04
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 26
Toplam yorum
: 54
Toplam mesaj
: 8
Ort. okunma sayısı
: 4009
Kayıt tarihi
: 06.10.10
 
 

1974 Tunceli doğumluyum. 1996 Ankara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi mezunuyum. Folklorik müzik ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster