Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Eylül '15

 
Kategori
Genetik
Okunma Sayısı
293
 

Hangi Frekanstasınız?

Hangi Frekanstasınız?
 

BENZER ENERJİLER BİRBİRİNİ ÇEKERLER.


Sadece, kalpten gerçekleşeceğine inandığımız durumlar gerçekleşir!

Bilim adamları bu konudaki araştırmalarını derinleştirdikçe, kalbin manyetik alanını sadece duygularımızın oluşturmadığını, bu manyetik alanın gücünü inançlarımız, düşüncelerimiz ve korkularımızdan aldığını keşfettiler. Yani kalbimiz sahip olduğumuz inançları, korkuları, düşünceleri ve duyguları titreşimler halinde çevresine yayar. Bu titreşim dalgaları vücudumuzu etkisi altına almakla kalmayıp, bizi kuşatan her şeyle iletişim kurar.

DNA Fantom Etkisi ve Aura:

Fotonlar (ışık parçacıkları) aracılığıyla DNA’ nın tutumunu incelemek için 1995 yılında Rus Bilim Akademisi’ nde (Amerika’da da aynı araştırma yapıldı) yapılan bir araştırmada, bir boru vakumlandı. Boruda özel aletlerle ölçülen fotonların düzensiz bir şekilde dağıldığı gözlendi. Daha sonraki adımda boruya insan DNA’ sı eklendi. DNA’ nın varlığı şaşırtıcı bir şekilde fotonların düzenli dağılmasını sağladı. DNA borudan çıkartıldı. Fakat fotonlar DNA hala oradaymış gibi düzenli sıralarında kalmaya devam etti. Kuantum fiziği bu durumu 'DNA ve fotonların kuantum alanı aracılığıyla birbirlerine bağlandığı' şeklinde açıklar. Bu deney sonucunda bilim adamları şu yorumu yaptı: “İnsanın DNA’ sı fiziksel dünyaya etki ediyor.”

Yapılan pek çok deney her şeyi birbirine bağlayan bir kuantum alanı olduğunu destekler niteliktedir. Yani aslında biz farkında olsak da olmasak da enerji yüklü bir alan bizim çevremizle iletişim halinde olmamızı sağlar.

Rezonans Kanunu:

Evrendeki her şeyin birbirleriyle titreşimler aracılığı ile nasıl iletişim halinde olduğunu anlamamızı sağlar. Vücudumuzun her bir organı ve hücresi de dahil olmak üzere dünyadaki bütün nesnelerin ve canlıların kendilerine has bir titreşimleri vardır. Bu, madde için de böyledir. Maddenin titreşim enerjisini incelediğimizde farklı objelerin genellikle farklı frekanslarda titreştiğini görürüz. Bazıları da aynı ya da benzer frekansta titreşir.

Bunu piyanodan da biliriz; piyanonun herhangi bir tuşuna bastığımız zaman, bu tuşla uyumlu olan diğer bütün teller de titremeye başlar. Notaların daha pes ya da tiz olması, hiç önemli değildir. Uygun frekansta olmaları onların titreşime geçmeleri için yeterlidir.

Diğer insanlar, nesneler veya olaylar, eğer bizimle aynı frekansta iseler, içimizde oluşturduğumuz titreşim alanına karşı koyamazlar. Bizim titreşimlerimize tepkisiz kalmaları mümkün değildir. Nasıl ki piyanonun basılan tuşuyla aynı frekanstaki diğer teller bu tuşun hareket ile titreşmek durumunda kalıyor ise, bizimle aynı frekanstaki insanların, nesnelerin ve olayların da bizim titreşimlerimize katılmaktan başka seçeneği yoktur.

Peki ama diğer varlıkların bizim enerjimizle titreşime geçmesi bize ne yarar sağlar? Burada, Rezonans Kanunu' nun şu temel kuralı devreye giriyor: BENZER ENERJİLER BİRBİRİNİ ÇEKERLER. Ya da şöyle ifade edelim;

"İnsanoğlu; ağzından çıkan cümlelerin, beyninde çıkan düşüncelerin bütün evreni dolaşıp, tekrar onlara geri döndüğünü bilse, çok daha dikkatli olurdu."

Albert Einstein

 

Sevgi ile kalın..

Elif Demir Uğur

https://www.facebook.com/elifegitimdanismanlikoclukyogapilates

 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 16
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 954
Kayıt tarihi
: 01.09.15
 
 

İnsan Kaynakları Müdürü, İşletme Doktora, MBA, Eğitim Bilimleri Yüksek Lisans (Matematik), Matema..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster