Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Şubat '15

 
Kategori
Doğal Hayat / Çevre
Okunma Sayısı
200
 

Hangi Hayvan?

Hangi Hayvan?
 

Nobody Çorum'lu bebeğim: Onu bi çocuğun elinden kurtarabildim.Minnacıktı Yıl 2004 Ekim veda yılı 2013 bahçede ağaçların gölgesinde uyuyor


5 senede 25 Milyon insanın yaşamını yitirmesine ön ayak olabildi.

Berthold  von  Regensburg: Cehalet Hatibi; ön ayak olanlardan biri.

Kara ölümün dörtnala kol gezdiği yıllar 1347-1352

Sıçanlar fareler sokaklarda evlerde ambarlarda cirit atarak; rahat rahat veba mikrobunu serpiştirirler.

Şimdiki zamanda olduğu gibi, karanlık orta çağda, insan: Faraziyeden yola çıkmayı, işin kolayına kaçmayı severdi.  

Nerden bilebilirlerdi ki Orta Asya’nın steplerinden,  Avrupa’ya ulaşan kemirgenlerin bu korkunç hastalığın taşıyıcısı olduklarını… Bilemezlerdi çünkü Google Facebook henüz doğmamıştı.

(Bu ne şimdi İlhami? Taş mı atıyorsun? Dokunduruyor musun anlamadım gitti)

Dindar pozlarında; Yüce’nin yarattığı canlıların maharetini göremeyen, kör cahiller  

Bir günah keçisi aradılar ve kedide karar kıldılar.

Kedi; çünkü onu bir türlü deşifre edememişlerdi.

Günümüzde de edemeyenler mevcut hatta “Nankör” diye yaftalayan zavallı beyincikler ahkâm kesmek için yarışır dururlar.  

“Öldürün yakın yıkın şu kedi milletini; şeytanın temsilcisi veba hastalığının yegâne nedenidir  ” kendileri.

Cehalet mensupları: Neredeyse kedinin köküne kibrit suyu döktüler ve Avrupalının da neredeyse kökü kazınıyordu.

Nüfusunun üçte birini kaybetti. Canına kıydığı her kedi için ödediği bedel hafife alınamayacak boyutlara ulaştı.

Kısasa kısas; göze göz dişe diş…

Yüce sistem: Hiçbir canlının ahını yerde koymuyor. Bunu anlamak için müneccim olmaya gerek yoktur. 100 gr beyin bile yeter.

Sırat köprüsünden geçebilmenin sırrı; Yüce’nin yarattıklarına duyulan hayranlıkla orantılı olabilir mi?

Doğa: İnsanoğlu ve kızının mutlaka okuması incelemesi gereken bir ansiklopedi değil mi? Yüce’nin yazmış olduğu bu devasa kitapları okumadan çekip gidemeyiz sonra yarım yamalak kalırız.

 Kediler başlı başına bir muamma ama çözülebilen yanları da var.

Günde 16 saatini uykuya ayırmasına rağmen çok az derin uykusu olan 3 saat rüya görebilen( İnsan en fazla iki saat kadar diyorlar)

Vibrasyon misali mırıltısıyla kemik eklem ve kaslarını onarabilen; kucağınıza alıp okşadığınızda tüm negatif enerjinizi bertaraf edebilen bir çift ses teline sahip muhteşem varlıkların: Çevreye doğaya hiçbir zararı olmadığını UNO raporlarından takip edebilme imkânınız var.

Kedigilleri tanıyın yaşamınız renklensin.

Şu yalancı dünyaya gelip de onları tanımadan çekip gitmek gerçekten büyük bir kayıp.

Hiç olmazsa kedi gibi sevmeyi öğrenirsiniz.

Dürüst mesafeli bir o kadar derin; abartmadan perişan olmadan perişan etmeden sevmeyi ve sadakati ancak kedilerden öğrenebilirsiniz.

Biz hep kurdu örnek aldık severken; yerlerde sürünür olduk.

Kurt kula kul oldu; adı değişti it oldu.

Kul kula süpürge etti saçlarını; toz yuttu.

Kedi gibi sevmek varken…

Ahh insanoğlu ben sana ne diyeyim.

Alev Meisel /Berlin

9.2.2015 Pazartesi

     

   

     

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hayvan kelimesi bizim canlı varlıklara taktığımız en genellemeci bir ad'dır. Oysa insanın kendisi de sonuç itibarıyla bir canlı varlık, dolayısıyla hayvandır. Evet bizden farklı diğer hayvanlardan çok farklıyız ama onlarla sayısız ortak özelliklerimizde vardır ve en önemlisi de hayvanlardan öğrenmemiz gereken çok şeyin olduğuna en azından ben eminim. Bertold von Regensburg ne demiş anlayamadım ama sanırım kediler hakkında kötü şeyler söylemiş ve veba salgınını tetiklemiş. Kendimi bir anda kör cahil olarak gördüm çünkü ayıptır söylemesi bende kedilerin biraz hain olduklarını düşünür ve onlara pek bulaşmamaya çalışırım ama sonuçta onlarda hayvandır. Genelde söyleyene değil söylenene bakarım. Ama bu seferlik söylenene değil söyleyene bakmaya karar verdim ve kediler hakkındaki düşüncelerimi değiştirmeye niyet ettim ve Nobody'nin sonsuza dek ağaçların gölgesinde huzur içinde uyumasını diliyorum. Selamlar

Matilla 
 10.02.2015 7:51
Cevap :
...Söyleyene bakmanız ve niyet etmeniz beni- içinde bulunduğum çok soğuk günlerimde-o kadar sevindirdi ki yorumunuzu okumaktan hemen yanıtlayamadım. Ve kendi kendime dedim ki işte budur 2007 senesinden beri ilk kez yazdıklarımın yürekten inanarak yazdıklarımın.. Ödülünü aldım teşekkür ederim. Merhaba Mustafa Bey; malum şahıs Berhold din adamıdır ya da olmaya çalışmış sınıfta kalmış bir kul işte Allah nasıl uygun görürse onu öyle yapsın inşallah. Kilisedeki görevi uzmanlık alanı -günah ve günahkârlık ile ilgili- Ne yapmak günahtır; ne zaman günahkar olunur konuları hakkında vaaz vermektir. Halk o devrin halkı bu devirde olduğu gibi (bir nebze nüans farkı olsa da) aynıdır. Sorgusuz sualsiz vaazlayana inanır. Berhold "ben bilemiyorum bu hastalık nerden kaynaklanıyor sebebi nedir iki gözüm kör olsun bilmiyorum" demek yerine; işi uzmanlık alanına sokuyor, asi melek onun yardımcısı gizemli kedi öyküsünü allayıp pullayıp satışa sunuyor katliamı başlatıyor.Ceremesini masumlar çekiyor   12.02.2015 1:41
 

Alev hanım elinize sağlık...Evinda İran cinsi bir kedisi olan biri olarak yazıyı kendim yazmış kadar haz duydum...Bizim dört kişilik ailenin sevgilisidir Efe...Bazan birlikte yazı yazar, birlikte evdeki tamiratları yaparız..Aslında onu da anlatan bir yazı (Hayatımız Paralel oldu, farkında mıyız, başlıklı) yazmıştım ama yazının yayını gecikince aileyi ve Efe'yi anlatan cümleleri çıkardım yazıyı genel hale getirdim...Hem birlikte fotoğrafımızı da koymuştum blogun başına, onu da değiştirdim...Başka bir gün kısmetse diyorum...Ben de kedi sevmeyenleri sevmiyorum..:) Selamlarımla, hoşçakalın...

ali açıköz 
 09.02.2015 20:16
Cevap :
Kısmet olsun "Efe" ile tanışalım onun resmini görmek bile beni çok mutlu kılar. Ailesi olan tüylü çocuklar mı tüylü çocukları olan aileler mi şanslı diye düşünmüştüm bir kez ama sadece bir kez düşündüm çünkü onları evlat edinebilmek herkese nasip olmuyor. Yüce'nin bildiğini kuldan gizlemenin bir anlamı yok; onları sevmeyenlere hayret ediyorum; onları korumayanlara acıyorum çünkü onlara da merhamet edilmeyecek. Onlara zarar verenler hakkında düşündüklerim ise.. Sözcüklerle ifade edilmez boyutlarda. Onlara zarar verenler yüzünden bu dünya sükûnet bulamıyor. Ve bunu çözenlerin sayısı artmadıkça insanoğlu huzur bulamayacak çektiği ıstırapların sonu gelmeyecek. Her şeyden ama her şeyden önce Yüce'nin yarattıklarına ihtimam sevgi saygı daha sonra ibadetler.Kendimiz için bir şeyler -çok şeyler- dualar ibadetler aracığıyla yalvarıp yakararak istemeden önce bize bahşedilmiş güzelliklerin kadrini kıymetini bileceğiz. Bilemezsek ne olur? Ne olduğu ortada sevgilersaygılarteşekkürler   12.02.2015 0:59
 
 
Toplam blog
: 584
Toplam yorum
: 2445
Toplam mesaj
: 327
Ort. okunma sayısı
: 819
Kayıt tarihi
: 01.03.07
 
 

Dinleyenin olmadığı yerde anlatmanın önemi! Nasıl YAZAN oldum. 'Yalnız doğar, yalnız göçer' eskile..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster