Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Mart '09

 
Kategori
Dünya Kadınlar Günü
Okunma Sayısı
1542
 

Hangi kadın? Hangi gün?

Hangi kadın? Hangi gün?
 

Netten Alıntı: Clara Zetkin. Rosa Luxemburg


Ben; Erdoğan değilim ki, bu günü kutlayayım. Ben; Sabancı değilim ki bu günü kutlayayım. Ben, Gül değilim ki; gülemiyorum ki... bu günü kutlayayım.

Sahi…

Neyi, niçin kutluyoruz?

Bu bir kutlama mı, yoksa bu gün için, bu gün uğruna can verenler adına yapılacak anma, hatırlama, ağıt yakma günü mü?

Biliyorum yarın bol miktarda karanfiller dağıtılıp, “yerel seçimler öncesi olması itibari ile de", hamasi nutuklar çekilecek yine herkesin ezberlediği.

Yarın yine tacize tecavüze uğrayacak, izbe sokaklarda çocuklar. Belki de en güvendikleri yerde, evlerinde, en güvendikleri kişiler tarafından uygulanan. Amca, dayı, abi, en yakın komşu, hatta öğretmen. Yarın yine sopalar kırılacak, yumruklar savrulacak, narin nazende bedenlerinin üstünde. Ve kim bilir yarın kaç tane daha “çocuk”, kuma getirilecek, kendi de kuma olan, kendinden üç beş yaş büyük hemcinsinin üstüne. Satılacak yine üç beş bin lira karşılığında babaları tarafından yetmişlik dedelere…

Ve daha kim bilir hangi ciğeri beş para etmez, namussuz namuslular kumkumasının kurşununa kurban gidecek kaç kadın daha. Kıyıda, köşede, izbe sokakların kuytuluğunda. Adsız. Kimliksiz. Kimsesiz. Ve kim bilir kaç kadın, aldatılmanın acısıyla kıvrılıp içlenecek, ağlayacak sabahlara kadar yatağında.

Ve köle gibi, ve on altı saat, ve durmadan, ve yılmadan çalışan kaç kadın, ne kadar da çok sevinecek, mutlu olacak sayın böyyüklerimiz derdin nedir diye sormak yerine; kırmızı güller, karanfiller dağıttı diye…

Ve kaç erkek? Evet kaç erkek (!) "kaç baba" oturup da ağlayacak için için, bu hafta da çoçuğuma para gönderemedim, bu haftada iş bulmadım diye... Kimsenin görmeyeceği yüreğinin karanlığında, kuytusunda, izbesinde. Belki de evden kaçarak, saklanarak, dışarda...

Evet, yarın kadınlar günü. Çokbiçok nutukların atılacağı, çokbiçok hikayelerin, tatlı masalların anlatılacağı, ağızlarına bir parmak bal sürülerek seçimlerde ayakçı olarak kullanılan çokbiçok kadının, kadınların, yani bizim, yani ayaklarına cennetler serilesi karnından sıpanın, sırtından sopanın eksik edilmemesi gerektiği bilinen biz kadınların günü. Günümüz kutlu olsun o zaman.

Fakat hikayenin aslolanını öğrenmek isterseniz, “buradaki çoğu arkadaş biliyordur zaten”, bilmeyenler için; işte bu günün asıl hikayesi. Biraz uzun, biraz vaktinizi alacak belki ama madem her yıl kutluyoruz bu günü, madem bugün bize atfedilmiş, birazcık zaman ayırıverin. Sevgiler….

8 Mart Türkiye'de ve dünyanın pek çok ülkesinde, kadınların hak ve eşitlik isteklerini dile getirdikleri, kadın olmaktan dolayı yaşadıkları sorunlarına dikkat çektikleri, bir araya geldikleri bir gündür. Bu tarihin uluslararası düzeyde kabul gören bir hal alması 1970'lere rastlasa da, bu tarihe kaynaklık eden olay ve dünya kadınlarının ortak bir gün kutlama isteğinin gündeme gelişi 1800'lerin ortasına rastlar.

ABD'nin New York kentindeki Cotton tekstil fabrikasında çalışan işçi kadınlar, 1800lü yılların ortalarından beri daha iyi çalışma koşulları, emeklerinin karşılığında hakkettikleri ücret ve daha iyi yaşam için mücadele vermektedirler. Ama, bunca yıllık mücadeleye karşın elde edebildikleri pek bir hak yoktur. En sonunda, haklarını alabilmek için son çarelerden biri olan greve baş vururlar ve grev ilan ederler.

Patronların buna verdiği cevap ise hunharca bir saldırı olur. Patronlar ve onlarla iş birliği yapan "gardiyan"lar işçi kadınları fabrika binasına kilitler. Patronlar, bu yolla işçi kadınlara destek veren sendika aktivistlerinin grev yapan kadınlarla dayanışmaya girmelerini önlemek amacını gütmektedir. Patronların korkusu, işçi kadınların verdikleri kavganın güçlenmesi ve grevin başka fabrikalara sıçramasıdır.

Fabrika binasında birdenbire beklenmedik bir yangın baş gösterir, kısa bir süre içinde binanın hemen hemen tümü alevlere teslim olur. İçerde bulunan kadın işçilerden yalnızca çok azı kaçarak canlarını kurtarabilir. Fabrikanın çevresinde barikatlar kurmuş olan karşı grevcilerin çemberini yarıp dışarı çıkabilmeyi ne yazık ki pek az emekçi kadın başarabilir. Fabrikada kapalı kalan yüzün üzerinde işçi kadın alevler içinde can verir.

Aynı yıl yine tekstil, tütün ve diğer endüstri kollarında kadın işçiler mücadeleyi devam ettirirler, işlerini bırakarak grev dalgasını sürdürürler.

Grevler 1909 yılında da devam eder. Manhattan'da tekstilde çalışan 20. 000 kadın işçinin ilan ettiği grevde, binlercesi tutuklanır. Buna rağmen, grev önlenemez. İki ay süren grevin sonunda kadın işçiler kavgasını verdikleri hakları elde ederler; patronlar kadın işçilerin taleplerini kabul etmek zorunda kalırlar.

Amerikalı sosyalist kadınların inisiyatifiyle, kadınların seçme/seçilme hakkı, sosyalizm mücadelesi çerçevesinde "enternasyonal kadın mücadele günü" fikri doğar. Her şubat ayının sonuncu pazar gününün kadınların seçme/seçilme hakkı konusunda etkinlikler ve toplantılar düzenlenmesi kararı alınır. 20 Şubat1909 günü Amerika'nın hemen hemen bütün kentlerinde "Kadınlar Günü" kutlamaları yapılır.

1910 yılında sosyal demokrat partilerin Kopenhag'da düzenlediği ve 17 ülkeden 100'e yakın kadın delegenin katıldığı II. Enternasyonal Kadın Konferansı'nda Clara Zetkin' in girişimleriyle "II. Enternasyonal Kadın Mücadele Günü" resmen kabul edilir. Bu günün anlamı, dünyanın neresinde olursa olsun kadınlara uygulanan sömürü ve baskıya karşı mücadele yürütülmesi zorunluluğudur. Kadınların seçme/seçilme hakkını alması, kadın-erkek eşitliğinin sağlanması ve emperyalist savaşa karşı mücadele bütün dünya kadınlarının ortak mücadele prensiplerinin başında yer almaktadır.

19 Mart 1911 günü, milyonlarca kadının katıldığı ilk "Enternasyonal Kadınlar Günü"Danimarka, Almanya Avusturya, İsviçre ve ABD'de gerçekleştirilir. 1912 yılında, düzenledikleri yürüyüşlerle Fransız, Hollandalı ve İsveçli kadınlar da katılırlar Kadınlar Günü'ne. Kadınların seçme/seçilme hakkı ve günlük çalışma süresinin 8 saate indirilmesi, insanca çalışma koşulları ve daha yüksek ücret talepleriyle başlayan proleter mücadele, kadınların yürüttükleri mücadelenin temelini oluşturmaktadır.

1914 yılı, Birinci Dünya Savaşı yıllarında Kadınlar Günü' nün büyük toplantılar ve yürüyüşlerle kutlandığı son yıl olur. Bu yıl da önceki talepler yinelenir ve "savaşa karşı savaş" sloganıyla, başlayan Birinci Dünya Savaşı'na karşıt tavır alınır.

Birinci Dünya Savaşı'nın beraberinde getirdiği acılar ve dertler nedeniyle 1917'ye kadar Kadınlar Günü yürüyüşleri ve etkinlikleri birkaç yıl boyunca yapılamaz. Tâ ki, 8 Mart 1917 günü Petrograd'da greve gitmelerine kadar.

Kadın işçiler, bu grevi Kadınlar Günü'nde başlatarak bu güne özel bir anlam kazandırırlar. Aynı gün metal işçilerine delegeler göndererek onların da greve katılmalarını talep ederler. Grev dalgası çok kısa bir süre içinde tüm kente yayılır; 8 Mart akşamına kadar yaklaşık 120. 000 işçi bu grevde yerlerini alır. 1921 yılında toplanan II. Enternasyonal Konferansı'nda 8 Mart'ın Dünya Kadınlar Günü olması kararlaştırılır.

İki dünya savaşı arasındaki zaman diliminde kadınların talepleri ve 8 Mart Kadınlar Günü'nde yoğunlaştırdıkları mücadelenin içeriğini, serbest ve yasal kürtaj hakkıyla işçi kadınların hamileliklerinde ve anne olduklarında koruma altına alınmaları konuları oluşturur. Ayrıca, aynı işe eşit ücret, günlük çalışma saatlerinin ücretlerde düşme olmadan azaltılması gibi konularda kadın-erkek eşitliği konusunda getirilen istemlerdir.

8 Mart, bu gelişme içinde Enternasyonal Kadınlar Günü olarak dünya çapında yayılmıştır. Kadınlar Günü, bugün de, aynı başlangıçta olduğu gibi, haksızlıklara, savaşa karşı; daha iyi yaşam ve çalışma koşulları, bağımsız ve sömürünün olmadığı bir düzen ve sınıfların ortadan kalktığı eşit bir toplum için verilen mücadele olarak algılanmaktadır.

TÜRKİYE'DE 8 MART

İlk kez 1921 yılında sosyalist kadınlar tarafından "Emekçi Kadınlar Günü" olarak kutlanmaya başlayan 8 Mart, 1975 yılında İlerici Kadınlar Derneği (İKD) tarafından daha yaygın olarak kutlandı ve sokağa taşındı. "Birleşmiş Milletler Kadınlar On Yılı" programında Türkiye de etkilenmiş, 1975 yılında "Türkiye 1975 Kadın Yılı" kongresi yapılmıştır. 1980 askeri darbesinden sonra dört yıl anılmadı 8 Mart. 1984'ten itibaren her yıl çeşitli kadın örgütleri tarafından Dünya Kadınlar Günü kutlanmaya başlandı.

****

1857 New York: kadınlar 12 saatlik günlük çalışma saatine, düşük ücrete karşı yürüyüşler yaptılar. Polis tarafından dağıtıldılar.

1908 New York: 15.000 kadın daha kısa çalışma saati, daha iyi gelir ve oy hakkı için yürüdü. Doğum izni istediler. Kullandıkları slogan "Ekmek ve Gül " idi. Ekmek yaşama güvencesi, karın tokluğunu, gül ise daha kaliteli yaşamı simgeliyordu.

1909 İlk Kadın Günü 28 Şubat ta kutlandı. Avrupa'daki kadınlar da Şubat ayının son pazar gününü Kadın Günü olarak kutladı.

1910 Clara Zetkin isimli bir Amlan sosyalist kadın, kadın Sosyalist Enternasyonalinde Dünya Kadınlar Günü olmasını önerdi ve kabul edildi.

1911 Kophenag kararından sonra ilk kez 19 Mart ta Avusturya, Danimarka, Almanya ve İsviçre de kutlandı. Yüz binlerce kadın ve erkek değişik aktiviteler yaptılar. Oy verme, seçme seçilme hakları yanısıra meslek edinme ve mesleki eğitim görme haklarını istediler.

Bu kutlamalardan 2 hafta sonra Triangel yangınında 140 kadın öldü. Bu olay Amerika çalışma kurallarını büyük ölçüde etkileyen bir yere sahiptir.

1917 Rus kadınlar " ekmek ve barış" için grev yaptılar. Yaşam koşullarının kötülüğünü protesto ettiler. Bu olay 8 Mart ta olmuştur ve daha sonra bütün Avrupa ülkeleri tarafından da kabul görmüştür.

1977 Birleşmiş Milletler Genel Kurulu Kadın Hakları ve Dünya Barışı Günü olarak 8 mart'ı kabul etti.

Kaynaklar: http://tr.wikipedia.org/wiki/Clara_Zetkin

http://www.ainfos.ca/02/mar/ainfos00191.html

http://www.bigglook.com/haber/kadinlargunu/tarihce.asp

Resimler İnternetten değişik kaynaklardan alıntı.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 669
Toplam yorum
: 6100
Toplam mesaj
: 564
Ort. okunma sayısı
: 1466
Kayıt tarihi
: 19.01.07
 
 

Bir on dört mart sabahı güneş henüz arz-ı endam ederken üzeri yongalarla kaplı, küçük pencereli, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster