Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Ocak '13

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
1093
 

Hangi yoldayız?

Hangi yoldayız?
 

Hayatını karamsarlık ve mazeretler üzerine kurmuş insanlara göre başarı ve kazanımlar sadece şanslı insanlar için geçerlidir. Bu tür insanlar çevremizde mutlaka vardır. Hayatta attıkları heradımda yaşanabilecek yenilgileri peşinen kabullenip, başarıların sadece şansı olanlara ait olduğunu söylerler.

“Kişi arkadaşı gibidir.” Ya da meşhur sözümüz vardır ya, “ Bana arkadaşını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim…”

Kurduğumuz bütün arkadaşlıklar aslında bizi tanımlar. Tencere kapak misali… Yüreğimize, fikirlerimize, hayata bakış açımıza uyanlardır arkadaş olarak seçtiklerimiz. Çok güzel bir söz de vardır hatta : “ Kardeş mecburi arkadaş, arkadaş seçilmiş kardeştir ...”

İş ortamındaki, seçme imkanımızın fazla olmadığı zorunlu arkadaşlık ilişkilerinin boyutu ise özel hayatımıza göre daha farklıdır. İş ortamını çok farklı insanlarla paylaşırız. Pozitif enerjisiyle ekip karakterli, dinamik ve jeneratif bir çalışma ortamı içinde olmaya gayret gösterenler olduğu gibi, son derece olumsuz, uyumsuz, günü kurtarmaya çalışan  insanlar da vardır. Bazıları çalışmak zorunda oldukları için çalışırlar. Bir kısmı hırslıdır, ilerleyebilmek için çaba gösterirler. Bazıları patronu ya da amirleri eleştirirler. Ya da bir kısmı sürekli inovatif hareketler içinde olup;  başarının kolektif çalışmayla geleceğini bilirler. Bu tür insanlar hayata her yönüyle sıkı sıkıya sarılan, başarının şans ile değil plan, program, disiplin ve fedakarlık gerektiren; ilişkilerin sevgiyle örüldüğü, başarının ekip çalışmasıyla elde edileceğine inanan lider karakterli insanlardır. Onlar sadece iş hayatında değil, tüm yaşamı boyunca etrafa pozitif enerji saçan, her şartta ayakta kalmayı başarabilen, baktığını gören, dinlemeyi bilen ufku geniş insanlardır ki toplumun lokomotifidirler.

Yeniliklere, gelişmelere kapalı olup hayatını karamsarlık ve mazeretler üzerine kurmuş olan insanlar ise, hayatın ilk basamağında bir ömür geçirmeye mahkumdurlar. Ve onların “ ben niye buradayım” demeye hakları olmaz.

İnanç, en etkili ve gerçek motivasyondur. Umut ise hayatın temeli, inancın çekirdeğidir. İnsanın düşüncesinden umudu söküp atarsanız, mukavemetini kaybeder, her şeyini kaybeder. Bu yüzden,  yaşadıklarımız iyi ya da kötü nasıl olursa olsun, umut daima hayatımızın ayrılmaz bir parçası olmalıdır. Umut olmazsa inanç olmaz.  

İnsanları üç gruba ayırırlar: “ Birinci grup; başarıya odaklanmış, yılmayan, sonuç alan insanlar…

- İkinci grup; başarı ümidiyle hamle yapan ancak bir süre sonra ümitsizliğe kapılıp yılgınlığa düşenler…

- Üçüncü grup; mağlubiyeti peşinen kabul edip, başarının tamamen şans ta olduğunu düşünen karamsarlık ve mazeret girdabında olanlar.”

  İmam-ı Gazali de insanlar üç gruptur der.

” Birinci grup, gıda gibidir; herkese her zaman lazımdır.

- İkinci grup, ilaç gibidir; bazı insanlara bazen lazım olur.

- Üçüncü grup, hastalık gibidir; herkes ondan kaçar… “

Çevremizde her zaman bize örnek teşkil edecek insanlar olmayabilir… Ancak karamsarlık ve mazeret girdabı birinci gruptan olmaya manidir. Hayatın kurallarında ümitsizlik yoktur.   

Sevgiyle, güzelliklerle ve umutla kalın…

 

Erol Güldiken

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 53
Toplam yorum
: 45
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 1356
Kayıt tarihi
: 31.10.08
 
 

Bestekar ve Yazar'ım. Sanat, kişisel gelişim ve hayata dair; elimin erdiği, dilimin döndüğü ve ka..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster