Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Aralık '08

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
479
 

Hangimiz engelli?

Hangimiz engelli?
 

Bilinci, daha yukarılarılara taşıma yolculuğundaki uçuşlarında, irtifalarını yükseltmeye gönüllüler var mı?

Varsa buyrun bu kapıya. Kapıda sizi karşılayacak ilk görevli MELE(K)e FARKINDALIK olacaktır.

Evet, sevgili Hocam Psikiyatr sayın Erol Göka'nın dediği gibi 'iki elimizi kafamızın arasına alarak üzerinde deriiince düşünmemiz gereken bu sihirli sözcük bizi yükselişe geçirecek bir itme gücü.

Şimdiye kadar bu kapıdan çoktan girmiş ve işe koyulmuşlara, 2009 yılı yeni bir görev veriyor(FARKINDA OLDUĞUN YANLIŞLARI HEMEN DEĞİŞTİR). Önsezilerimin tahmini yeni yıl hava raporuna göre; yeni yıl bizi değişim performansımızla güçlü bir sınamadan geçirecek. Dileğim bir kamış çubuğunun esnekliğiyle, üzerimizden bizi sökmek istercesine geçen fırtınalara dimdik kalabilmek. Esnek ve dik.

Diyorum ki; Engelliler Günü nedeniyle yaşadığımız şu günlerde işe ordan başlayalım. Beynimize sözcüklerin kullanımıyla yaptığımız anlam yüklemeleri, yanlış ya da doğru algılara sebep oluyor.

Engel ve özür sözcükleri üzerinde düşünelim.

Engel; sözcük anlamı, bir işi yapılamaz duruma sokan mâni, mahzur, müşkül, yapılmasını zorlaştıran.

Özür; bir kusur ya da suçun, hoş görülmesini gerektiren, neden, mâzeret.

Evet sözcüklerin anlamı bize ipucu veriyor. Benim bilincim ''engel''i benimsiyor, sizinkini bilmiyorum ama ''özür''sözcüğünü onaylayanlara soruyorum, ''yaşama engelli bedenle gelen insanların, hangi suçlarını hoş göreceğiz?

İki koşucu düşünelim, birisi normal diğeri engelli koşuyor. Sonuçta aynı hedefe ulaşacaklar. Burada kimin koştuğu koşu özel oluyor? Düz yolda herkes koşar dostlar önemli olan engelli koşmak.

Ben bu insanları yürekten kutluyorum, böyle bir yaşam yoluna engelli bir koşuyla gelmenin cesâreti adına, beşer insandan, çoktan KÂMİL sıfatı kazanmış, bizim empati duygularımızı geliştirmek, duygu ve algılarımızdaki kör noktaları düzeltmek adına, ENGELLİ BEDENLERİ giymeye gönüllü olarak gelişlerini. Karşınızda eğiliyorum sevgili engelliler. Bilincimin karanlık koridorlarına, giyindiğiniz bu elbiseyle ışık tutmaya geldiğiniz için. Ben bunun ayırdına varmış, bu incelikleri bilmiş olsaydım, siz çekeceğiniz onca engelin zorluk ve acısını çekmeyecektiniz. Çünkü bunu anlatmak için sizin engelli elbiseyi giymenize gerek kalmayacaktı. Siz benim EMPATİ duygularımı geliştirmek için, böyle bir ömürlük yaşam savaşcılığına soyunup, benim; kör, sağır, duygusuz algılarımı açmaya geldiğiniz için.

Evet, ENGELLİ OLAN SİZ DEĞİL BENİM. Sizden özür diliyorum, engellerimin, özürlü algılarımın öğretmeni olduğunuz için. VEEEEEE o kacaman yüreklerinizden öperek;

Yaşamın arenasına
Engelli bedenle
soyunanlara,
İthaf ediyorum,
Duyguarımı,
Bu koca yürekli,
İNSANLARA...

Biz yaşamı,
Dört işlemle,
Çözmeye geldik,
Onlar karekökünü almaya,

Gönüllü oldu,
Yaşamı denemeye,
Engelli bir bedenle,
ÖĞRETMEYE,
Yaşamı zorluka başetmeye,

Basamazken
Ayakları yere,
Kök salabilmek
Derinlklere,
Tutamazken,
Sevgilinin elini,
Kavrayabilmek
Gökyüzü mavisini,
Ve görebilmek ,
Engelli gözlerle,
Yaşamın en ince
Çizgisini.

Avuçlayabilmek
Yaşamı YÜREKLE,
Meydan okuyabilmek,
ENGELLERE ERKLE...

03/12/2003 Çıralı

Şerife Karaçayır Mutlu

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Her zamanki güçlü empatinle, hem yazı hem şiirle engellerin nerede olduğunu belirttiğin için teşekkürler Şerife... Kalemin hep pozitif yazsın. Sevgiler.

Ayten Dirier 
 15.12.2008 22:55
Cevap :
Aşmak için geldik,aşmadan gidersek,ne yazık boş geçen ömürlere,renk kattın,yüreğinle,sevgiyle....  16.12.2008 9:27
 

Değerli Şerife Mutlu, Bilirsiniz, insan bilgi ve deneyimi ölçüsünde düşünebilen ve düşünebildiği derecede de farkında olabilen bir varlıktır. Bu nedenle birisi; ayakları olmadığı halde ellerinin varlığı için şükredebilirken bir diğeri "pahalı" ayakkabı alamadığı için üzülebilmektedir. Yaratan bu nedenle Kur'an da sık sık; "burada düşünen insanlar için ibretler vardır." uyarısı ile yarattıklarının dikkatlerini çekmektedir. Gerçeğinde nasıl ki, sokak lambaları karanlıkta yolumuzu bulabilmemize yardımcı olabiliyorsa, engelli kardeşlerimizde sahip olduklarımız konusundaki zenginliklerimizi bizlere hatırlatmaktadırlar. Elinize sağlık. Saygılarımla.

Canmehmet 
 15.12.2008 16:51
Cevap :
İnsanın,farkında olması,şükretmesi,mutlu olması nekadar zor. İlginize,katkılarınıza teşekkür ediyorum.Saygılardeğerli Canmehmet Bey.  15.12.2008 21:01
 

Bize benzemiyorsa engellidir. Biz bize benziyormuyuz? Olimpiyatlara atılanlara göre hepimiz engelli sayılırız. 45 cm lik kaldırım yapan, on metrelik üst geçit yapanlar da insanlık engellisi sayılır. Bu konuda "Bir fotoğrafın Anatomisi" adlı bir yazım vardı. Beğeneceğinizi umarım.

Ahmets 
 09.12.2008 14:29
Cevap :
Kaldırımları makul ve mantıklı yapabilmeyi bile biz engelli vatandaşlarımızla düşünebiliyoruz.Acaba ne zaman bir acı uyarana gereksinimimiz kalmayacak? İlginize teşekkürler.Yazınızı okuyacağım sevgi ve saygılarımla.  09.12.2008 18:26
 

Bacakları tutmuyordu. Koltuk değnekli.. Çok iyi yüzücüydü. Belediye onu kampa yolladı, çadır verdi, antrenör verdi. Eski öğrencimdi. Boğazı yüzerek geçmeyi koymuştu kafasına. Maddi destek tamdı. Bir mektup yazdım ona. İmzasız.. Elden yolladım. Duydum ki çadırına iğnelemiş, her antrenman öncesi okurmuş o mektubu. Merak edermiş kimin yazdığını.. Ya geçemezse boğazı, utanıp üzülmesin diye sakladıydım adımı. BAŞARDI! TV haberlerinde izlerken onu, ağladım..gururlandım.. Başarısını kutlamak için bir gece düzenlediler. Dediler ki ona, gel seni mektubu yazanın yanına götürelim. Gözleri dolu doluydu zaten. Boynuma sarıldı; bağıra bağıra ağladık ikimiz de... Herkesi de ağlattık! Mektubu okudu herkese: Şöyle bitiyordu:"Bunca ayağı sağlam, yüreği sakat "engelli", düz yolda "birilerine dayanmadan" adım atamazken, Zeki Canazlar için Boğaz'ı geçmek çocuk oyuncağıdır. Yolun açık olsun Canazlar!" Sevgideğer arkadaşım, şiirini okurken aklıma düştü bu olay, hem okudum, hem ağladım. Sevgiler... saygılar..

zelinartug 
 05.12.2008 14:29
Cevap :
Zeki Canazlar'ın öyküsü benide derinden etkiledi,''yaşamın karekökünü almaya gelenler''ne kadar doğruluyor,şiir yapılan kahramanlığı.Onları açık bir gönülle dinlediğimde,görüntülerin önümüze ters düştüğü bu dünyada,onların bu bozuk perspektiflerimizi düzeltmeye gelen kahramanlar,öğretmenler olduğu gönül borcu duygularım dahada büyüyor. Sevgili Zelin yorumun,renk,anlam kattı.O mektubu yazan ellerine,duyan yüreğine sağlık SEVGİLER.  09.12.2008 18:44
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 137
Toplam yorum
: 1049
Toplam mesaj
: 119
Ort. okunma sayısı
: 581
Kayıt tarihi
: 05.02.08
 
 

Evrenin dilini çözmeye çalışan; sevenlerin diyarından, yeryüzüne sevgi elçisi olarak gelen, dünya ay..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster