Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Haziran '06

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
728
 

Hangisi?

Hangisi?
 

İnsan oğlu ne kadar nankör öyle değil mi . Çok zor bulunan değerlerin bazen farkında bile olamıyoruz. Hoyratça kullanabiliyoruz. Sonunu bile düşünmeden. Çabuk tüketiyoruz bir nevi. Boşa zaman kaybedip, umarsızca yaşıyoruz. Sanki dünya ve içindekiler bizimmiş gibi. Ne kadar yazık.

“HATA” yapılmazsa doğruların ve gerçeklerin var olduğunu bulamazdık. Hata herkese mahsustur öyle değil mi.? Hata yapmazsak her şey tekdüze olurdu. Ama her şeyde olduğu bunda da ölçüyü kaçırmamak gerekir. Telafi edilebilen hatalar bir süre sonra su istimale girer ki buda iyi niyeti kötüye kullanmak olur.

Biz altı milyarın içinde geride kalan 2 kişiyiz. Hayallerimiz, umutlarımız, isteklerimiz ve kendimize ait yaşantılarımız var. Hayatlarımızın herhangi bir evresinde duygularımız birleştirdik. Şimdilik karşılıklı olan duygularımızı. Belki ileride ortak hayatlarımızda olur. Daha iyi bir gelecek için elimizden geleni yapıyoruz. Amacımız iyi bir yaşam. Peki bu arada nelerden vazgeçip, neler kaçırıyoruz? Yada bizimle birlikte yürüyen insanları ne şekilde ihmal ediyoruz? Biriyle gerçekten birlikte olmak için hep onunun bir kalp atışı kadar yanında olmak mı gerekir? Neleri tüketiyoruz bizimle birlikte ? Nasıl kör ve sağır olabiliyoruz bazen yada bu koşuşturma içinde sevdiklerimize nasıl eziyet ediyoruz?Herkesin farklı yöntemleri var. Kimimiz çok ağır konuşuyoruz, kimimiz düşünmeden kalbini kırıyoruz, kimimiz o sevgi duvarını düşünüp “nasılsa beni seviyor katlanmalı” diye düşünüp ağzımıza geleni söylüyoruz. Yada arada bir de olsa beklenmedik çıkışlar yapıp karşımızdakini şaşırtıyoruz ki sevdiklerimiz bizim hakkımızda o esnada yaşanan- söylenen her şeyi unutup hangisi gerçekten sevdiğim insan kaygısında buluyor kendini. Değişmesi mümkün olmayan aşk ve sevgi boyutlarında hesaplar yapılmaya başlanıyor. Aslında ne kadar boş öyle değil mi?Küçük hesaplar ,ayrıntılar, ne kadar kafa yorucu ne kadar eziyet verici. İnsanları bir konuşma yüzünden asabilme yeteneğimiz var bizim. İyi olan her şey kabul, kötü olanlar adamı ipe götürür. Halbuki ortak yaşam ve sevgi dedikleri iyi günde – kötü günde kavramları çoktan değişmiş. Anlamını yitirmiş. Artık evlilikler bile iyi gün üzerine kurulu. Bir diğerinin geçirdiği depresyon, yıkımlar diğerini ilgilendirmez hale gelmiş. İşte bu esnada aslında ne kadar kör olduğumuzu sağır olduğumuzu fark ediyoruz. Bununla birlikte ne kadar bencilleştiğimizi de. Biri hep diğerinden bir adım önde olmalı. Biri daha fazla sevmeli, biri daha çok üzülmeli biri daha çok yıpranmalı,biri daha fazla fedakarlık etmeli , biri daha fazla kendinden ödün vermeli ve hep nedense o biz olmamalıyız. Birliktelik bu mu , böyle mi olmalı? “Bizim Aşkımız öyle derin ki hiç bir şey yıkamaz” deyip de ufacık bir rüzgara yenik düşen, kağıttan evler gibi yıkılan aşklar görmedik mi? Küçük bir kıskançlık krizinden yıkılan evlilikler, bir telefon konuşması yüzünden atılan yüzükler, biten sevgiler...

Hep merak etmişimdir birine güvenmek nasıl bir duygu diye. İnsan kendine güvendiği gibi karşısındakine de o derece güvenebilir mi diye. Bu sorunun cevabını hala bulamadım. Sanırım yok da. Öyle bir şey olmalı ki; artık karşındakini bir deri gibi üzerine giymiş olmalısın. 2 farklı dünyada tek beden gibi. Hiçbir şüphe, hiçbir soru işareti olmadan. Kendin gibi görmelisin karşındakini. Aşk bu olmalı 2 farklı dünyada tek beden gibi. Sorgusuz sualsiz- hesapsız kitapsız, düşünmeden, tek nefeste...

Telafi edilen bilen küçük hatalar insanı kırmamalı, yıldırmamalı, benliğimizden, kimliğimizden hiçbir şey kaybettirmeden sevebilmeliyiz, verebilmeliyiz. Gözlerinde kaybolana dek... İçi titremeli insanın dokunduğunda, uyandığında yanında tekrardan doğmalı her gün yeniden Bu büyük aşktır. Engel tanımayan, en büyük kasırgalara bile dayanıklı, yıkılması imkansız olan.

Peki biz bunun neresindeyiz.?Hala küçük hesapların yapıldığı, sorun işaretleri olan, boyutların hesaplandığı mı? Yoksa en şiddetli kasırgaların bile yıkamayacağı bir ilişki mi?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 139
Toplam yorum
: 1145
Toplam mesaj
: 191
Ort. okunma sayısı
: 3163
Kayıt tarihi
: 09.06.06
 
 

Ya herşeyim ya hiçim.... Birbirinden güzel fotoğraflarıyla yazılarımı destekleyen canım arkadaşı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster