Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Haziran '19

 
Kategori
Uzay
Okunma Sayısı
211
 

Hangisi Gerçek

Gecenin suskun karanlığının içinde, uzaydaki yıldızlar birer mum gibi belirli belirsiz etrafa ışık saçıyorlardı. Aniden uzaktaki bir yıldız neredeyse ışık hızında ve olağanüstü görkemiyle adamın karşısında durdu. Işığı adamın her tarafını kapladı. adam şaşkınlıkla sen kimsin diye sorabildi. Yıldız:

-Ben senim, sen de bensin, dedi.

Adam nasıl yani? Şimdi ben sen miyim?  diyebildi sadece.

- Sen de bensin, diyerek karşılık verdi yıldız. Adam:

- Neden sayınız o kadar çok? Bu kadar yıldıza ne gerek vardı diye sordu. Yıldız:

-İnsan sayısı kadar sayımız var. Gereğe gelince de onu kendinize sormalısınız.

Adam yıldızın çelişkisini yakaladığını far ederek, Newton’un yerçekimi kanunu bulduğu sevince benzer bir sevinçle “O zaman” dedi.

-Insan sayısı kadar sayımız var diyorsunuz. Ancak sayınız bizimle mukayese bile edilemeyecek kadar çok.

Yıldız hiç istifini bozmadan karşılık verdi:

- Siz insanlar evrende sadece bir dünya mı olduğunu sanıyorsunuz. Evrende insanların yaşadığı sayısız dünya var. Sizin onları görmemeniz onların olmadığı anlamına gelmez. Mesela insanlar amerika kıtasını keşfetmeden önce orada insanlar yaşamıyorlar mıydı?

Adam olabilir anlamında başını sallamakla yetindi. Ama adamın kafası hala karışıktı.

Peki dedi adam. Neden yıldızların yaşları insanın yaşından çok çok daha fazladır. Yıldız:

- Uzayda zaman her yerde aynı değildir. Sizin bir gününüz bizim yaklaşık 25.000 yılımıza denktir. Aradaki farkın nedeni budur, dedi.

Adam uzun süre susunca yıldız tekrar konuşmaya başladı.

-insan bir mikro evrendir. İnsan ve evren birbirlerinin parçası ve tamamlayıcılarıdırlar. Insan kendini tanıdığı oranınca ancak evreni tanır ve keşfedebilir. Yani insan önce kendisini bilmelidir. Nasıl ki insan doğar, büyür ve ölüyorsa biz yıldızlar da doğar, büyür ve ölürüz.  Bir yıldız çoğunlukla hidrojen ve helyumdan oluşan bir bulutun içinden doğar. Belirli yerlerdeki küçük parlamalar aslında bir  yıldızın bebekliğidir. Yıllar sonra bu küçük noktalar güneşin binlerce katındaki dev bir yıldıza dönüşür. Bu dev gibi yıldızlar, çekirdeğindeki hidrojeni helyuma çevirirler. Hidrojeni bitince bu sefer helyumlarını yakmaya başlar.Yıldızın etrafındaki füzyon olaylarıyla birlikte daha da güçlenen genleşmek isteğine artık karşı koyamadığından daha da büyümeye başlar. Bu büyüklük güçlü bir basınç yaratır ve bu basınca dayanamayan çekirdek bir anda içine çöker. Çökmenin ortaya çıkarttığı şok etkisi ile bir anda patlayıp bir beyaz cüceye  dönüşür. Bir zaman sonra da bu cüce yıldızlar en büyük çekim gücüne sahip kara delik taraından emilip  başka boyuta  geçiş yaparlar. Aynı insanlardaki çocukluk, gençlik, yaşlılılık  ve ruhun bedenden ayrıldığı gibi.

Adam uzakta hoş bir seda ile bir yıldızın ezan okuduğunu görünce gözlerine inanamayıp gözlerini ovuşturmaya başladı. Gözlerini tekrar açınca  mahallenin camisinden sabah ezanının sesini duydu. Gördüğü bu rüyanın anlamı neydi? Ya da hangisi rüya hangisi gerçekti?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 6
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 218
Kayıt tarihi
: 08.06.19
 
 

üniversite mezunuyum. bilgiyi öğrenmeyi ve öğrendiklerimi paylaşmayı çok seviyorum. en büyük haya..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster