Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Şubat '16

 
Kategori
Teknoloji
Okunma Sayısı
135
 

Hani "akıllı" bizdik?

Hani "akıllı" bizdik?
 

Şu çağda cep telefonunun, bilgisayarın girmediği ev, bunları kullanmayan insan yok. Çoluk çocuk, kadın erkek, köylü kentli her evde, hepimizin elinde...
 
Aksi mümkün değil zaten. 
 
Hani ben bilmiyorum, öğrenemiyorum" ya da " arkadaş ben bunların kölesi olmayacam Robinson Crusoe gibi yaşayacam " şeklinde kendi çapında bir direniş şansınız da yok!
 
Çünkü sokağa çıktığınız anda özel, devlet neredeyse her kurumda, her yerde her iş bilgisayarla,digital, sanal, online... İnternet ve cep telefonu kullanıcısı olmanız gerekiyor.
 
Hal böyle olunca kaydedilmesi gereken şifreler, güvenlik kodları, rakamlar, numaralar bir sürü ıvır zıvır.
Eeee, herkesin, bütün eş, dost yakınlarınızın cep telefonları var, hadi bakalım bunlardan oluşmuş kabarık bir rehber!
Almanız gereken notlar, yapmanız gereken işler, randevular, toplantılar!
Önemli günler, tarihler!
Cep telefonunuzun kamerası var tabii çektiğiniz fotoğraflar, anılar!
 
Akıllı cep telefonları çantamızda, sürekli elimizin altında olan şahsi küçük bilgisayarlara döndü. 
Ben de her şeyi o ufacık makinanın hafızasına atmışım ya, benim hafıza sizlere ömür...! 
 
Silinmiş...!
 
Bu acı gerçekle geçenlerde cep telefonumu kaybettiğimde yüzleştim.
O gün dışarda bayağı bir işim var, bir sürü yere uğramışım ve tam eve geldiğim anda aman Allahım ! Cep telefonum yooook..!!!
 
Nasıl bir panik yaşadığımı anlatmayacağım, zira siz de bir kullanıcı olarak ne hissettiğimi gayet iyi anladınız şu an.
 
" Kahpe felek, ne felaket geldi başıma" şarkısı kulaklarımda çalarken hemen kendi numaramı arıyorum evdeki telefondan. Çalıyor, çalıyor ama açan yok!
 
Şimdi tam akşam olurken tekrar bütün o uğradığın yerlere yeniden gideceğine mi yanarsın?
Bulamama ihtimali çok yüksek, yenisini almak için cebinden çıkacak gereksiz paraya mı yanarsın?
Cep telefonunda kayıtlı olan ama senin hafızanda en ufak bir kaydı bulunmayan (en yakınlarımın telefonu dahil hiç kimsenin numarasını ezberden bilmiyorum) bilgilere mi yanarsın? 
 
Allah'tan görsel hafızam daha caddeye iner inmez cep telefonumu en son nerede bıraktığıma ilişkin resmi erken servis etti. 
 
Market...! Evet, gelirken en son markete uğramıştım, ben alışveriş yaparken cep telefonumun çaldığını hatırlıyorum, çantamdan çıkardım ve geri koymadım demek!
Uzatmayayım, doğru markete gittim ve benim telefonum, bıraktığım sepetin içinde öylece mağazanın bir köşesinde duruyor. 
 
"Altın bulmuş gibi sevinmek " nasıl bir his yine anlatmayacağım, çünkü siz de bir kullanıcı olarak gayet iyi anladınız beni şu an.
 
Eve gelince bu olaydan ne çıkardım ve ne fark ettim size söyleyeyim:
 
Eskiden bir numara ve isim öğrendiğimde aklımda uzun bir süre tutabilirdim, şimdi neredeyse arkamı dönünce hatırlamakta zorlanıyorum. Tek tuşla hoooop gelsin bütün isim ve numaralar. Bellek çok zayıflamış.
 
Eskiden yani bu cep telefonları bu kadar hayatımızda yokken benim küçük not defterlerim, yapacak işlerimi, görüşmelerimi kaydettiğim bir ajandam vardı. 
Kalemim vardı hep çantamda. Yazım güzeldi, şimdi herşey tuşla ve parmakla ya, benim yazım çirkinleşmiş.
 
Eskiden çektiğim resimleri fotoğrafçıya götürür bastırırdım ve o resimleri itinayla dizdiğim albümlerim vardı. Şimdi yok, hepsi cepte...!
 
Hayatımız kolaylaşıyor derken aslında bir yandan eskiden yapmaktan zevk aldığımız eşyalar, alışkanlıklar kaybolup gitmiş bu arada. 
 
Daktilo kullanırdım, iş hayatına yeni girdiğimde mesela. Şimdi daktilolar antika oldu. 
 
Bayramlarda aldığımız ya da bir yerden sevdiklerimize yolladığımız kartpostallar tarih oldu.
Şimdi kişiye özel bir duygu barındırmayan bir mesaj metni bul ya da yaz. Listeden seç, tek tuşa bastın mı aynı mesaj gidiyor 100 kişiye.
 
Nerede o el yazılarımız, mürekkeplerimiz, dolmakalemlerimiz, onlardan sayfalara dökülen duygularımız?
 
Anı defterlerimiz, albümlerimiz nerede?
 
Uzatmayayım aklımı cep telefonuna havale etmişim de haberim yok. 
 
Yalnız aklımı değil, başka güzel alışkanlıklarımı da yitirmişim.
 
Karar verdim, geri kazanmak için eskiye dönüyorum:)
Tülay EKER bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ama vakit geç artık :)) uymak zorunda bırakılıyoruz işin acı yanı birleştirirken görmediklerimizi en güzel yanı bu ya hani bir de kutlamaları bile internetten yapıyoruz aaa kutladım ya nerede face de orada burada ...soğuk..buz gibi ama tembellik ısıtıyor işte ha bir de bir yazıda okumuştum beyninizi doldurmayın en azından telefon numaralarını silin beyin bu ya silermiş ben nasıl etkilendiysem artık telefon numaraları hoppp çöpte sonra sildim kaldım numarasız :) şimdilerde bir kaç tane en önemlileri ezberliyorum ne olur ne olmaz akıl bırakmadılar ki :)) ne güzel yazmışsın çenem düştü :)) sevgimle Çiğdemcim :)

Tülay EKER 
 10.02.2016 9:30
Cevap :
Hayatımızı kolaylaştıran teknolojik aletler aslında bir yandan da fiziksel ve zihinsel aktivitede yavaşlamaya neden oluyor. İçinde yaşadığın çağa mecburen uyuyorsun ama bu tembellik de bizim hoşumuza gidiyor farkında olmadan. Bazı değişiklikler yapmak şart. Sevgiler, selamlar...:)  10.02.2016 19:36
 

Kıymetli yazarımız Sayın,Çiğdem Timur; Alman araştırmacı Hainer Rindermann'a göre Avrupa ülkeleri akıl ortalamasında Kore 106 puanla birinci sırada yer alırken, Türkiye 88 puanla 37. sırada kalmış.Haklısınız cep telefonu yüzünden aklımızı kullanacak zaman bulamıyoruz.Korkarım bu gidişle en sonuncu oluruz.Önemliydi,yazılması gerekliydi sizde yazdınız,bizler okuduk.Saygılar sunuyorum.Hep sağlıkla, daima mutlulukla yaşamanızı diliyorum.

Mehmet Burakgazi 
 09.02.2016 1:04
Cevap :
Zeka bildiğiniz gibi problem çözerek gelişir. Türk insanı o kadar çok problemle uğraşmak zorunda ki, uyanıklık ve kıvrak zeka kategorisinde üst sıralardayızdır diye düşünüyorum değerli Mehmet bey :) Ama şurası bir gerçek ben yurt dışında bizdeki gibi telefona yapışık bir insan topluluğuna rastlamıyorum. Kendi ülkemde de bundan çok rahatsızım. Her yerde, herkes bir avaz cep telefonuyla konuşuyor. Araba kullanırken elinde cep telefonu olanın ya ehliyeti alınsın ya da telefonu. Cep telefonu acil görüşmeler için olmalı ve mümkün olduğunca az konuşulmalı. Bizde saatlerce sohbet, oyun, mesaj... Teşekkürler katkınıza, selam ve saygılar  10.02.2016 19:55
 

Eskiye biraz zor olur dönmeniz, bunca alışkanlıktan sonra.. Selamlar..

Selda Çakmak 
 09.02.2016 0:58
Cevap :
Hayatın yönü hep ileri...Olsun, ben arada nostaljiyi severim:) Albüm ve not defteri aldım mesela...Benden de selam ve sevgiler:)  10.02.2016 19:46
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 111
Toplam yorum
: 468
Toplam mesaj
: 10
Ort. okunma sayısı
: 789
Kayıt tarihi
: 18.11.12
 
 

1967 yılında İstanbul'da doğdum.Hacettepe Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesinden 1988 yılınd..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster