Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Ağustos '12

 
Kategori
Dünya
Okunma Sayısı
1511
 

Hani Amerika Türkiye'nin Suriye'ye girmesini istiyordu!

Hani Amerika Türkiye'nin Suriye'ye girmesini istiyordu!
 

Önce şu haberi bir okuyalım:

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Patrick Ventrell, Türkiye'nin Suriye sınırındaki askeri hareketliliğine yönelik olarak, 'Türkiye'nin kendi ulusal güvenlik çıkarlarını anlıyoruz. Ama şu anda (durumu) daha fazla askerileştirmenin ilerlenecek yol olduğunu düşünmüyoruz' dedi.(Milliyet.com.tr)

Dünyadaki ama özellikle Türkiyenin de bulunduğu İslam coğrafyasındaki her işi Amerikadan bilenler, Amerikanın Türkiyeyi Suriye ile savaşa sokmak istediğini, Türkiye'ye tuzak kurduğunu falan söyleyip duruyorlardı.

Biz de, her işi Amerikadan bilerek onları o kadar büyütüp kendinizi küçültmeyin, diyorduk. Bu coğrafyada akıllı ve kişilikli politikalar izlerseniz, başkaları size tabi olur; belirleyici siz olursunuz, diyorduk. Türkiyenin tarihi misyonuna uygun olarak, büyük oynamak zorunda olduğunu, küçük oynamanın devrinin geçtiğini anlatmaya çalışıyorduk.

Bu anlamda son yıllarda izlenen dış politakanın Türkiyenin tarihi şahsiyetine uygun düştüğünü ve ilk defa bu ülkenin oyun kurucu durumuna geçtiğini ifade etmeye çalışıyorduk.

Ama, tüm düşünce dünyasını AKP karşıtlığına dayandıranlar, "madem ki AK Parti yapıyor, o halde yanlıştır" önyargılarını  atamadıkları ve yukarda değindiğim gibi ABD'ye tanrısal güçler vehmettikleri için, Suriye'ye karşı yürütülen politikaların aslında Amerikan eseri olduğunu söyleyip duruyorlardı.

Amerika, Türkiye'yi Suriye ile savaşa teşvik ediyor, böylece Türkiye üzerindeki başka hesaplarını gerçekleştirmek istiyor...gibi bilinen iddialar sürekli dillendiriliyordu.

Şimdi, yazının başında verdiğim haberi bir kere daha okuyalım.ABD'nin dışişleri sözcüsü ne diyor; Türkiye Suriye'ye girmesin, diyor. Türkiyenin sınıra yaptığı askeri yığınak ve dışişleri bakanının ortadoğu gezileri ABD'yi ürkütüyor. Neden? Çünkü, bu bölgede insiyatif Türkiyenin eline geçiyor.Elbette bu kadarını Amerika da istemez...

Ama bizim "Esadseverler", yapılan her işi eliştirmeye ayarlı olduklarından Türkiyeyi emperyalist emellerin maşası olmak gibi modası geçmiş suçlamaları tekrarlayıp duruyorlar.

Bakınız efendiler, bu coğrafyanın sorunlarını ancak biz çözeriz. Çünkü, bu coğrafyadaki tüm sorunlar, biz bu bölgeden elimizi ayağımızı çektikten sonra ortaya çıktı. Muhteşem dönüşü gerçekleştirmek zorudayız; hem kendimiz için hem bölge halkı için...

Tarih ve coğrafya siz istemeseniz de kendi gerçeğini dayatıyor. Bu topraklar, bu coğrafya, bu halklar ancak ve sadece Osmanlı ile mutlu oldular; yine "Osmanlı misyonu" ile mutluluğa erişecekler.Türkiye, asıl reddettiği bu büyük mirasa yeniden sahip çıkmazsa elindekini de kaybetmek durumunda kalacaktır. Bu yüzden, Suriye'de, Irak'ta yeniden var olmak durumundayız...Ve bunun farkında bir dışişlerimiz var.

Tekrar baştaki habere dönüyorum: Şimdi, bütün fikriyatı AKP karşıtlığı olanlar, Amerikanın açıklamasına ne diyecekler? Bu defa da Amerikan yanlısı olurlar mı?...Olurlar!

Şimdi de, bakın ABD bile girmenizi istemiyor, dünyada yanlız kaldınız mavalını okumaya başlarlar mı, başlarlar!

Yani, şu "iç muhalefet" ayak bağı olmasa Türkiye "dış muhalefeti" daha kolay altedecek...Bu nasıl bir önyargıdır ki, hiç bir politika, hiç bir davranış onları memnun etmiyor.

Allahtan bunların sayıları az. Her ne kadar sesleri sayılarına oranla çok çıkıyorsa da...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

hersey her kurum elinde olup hala muhalefetten yakınmak nasıl bir acziyettir. nasıl bir körlüktür. Kusura bakma Ali de hükümet başarsızlıklarına bahane bulmak için muhalefete yüklenme makamlarından olusmaz. Senin dışilerinin obama parmağıyla çağırıyor yanına sen daha amerikanın istemediğini yapabilirsin zannediyorsun. Sen işine gelmeyenleri görmüyor olabilirsinde herkes öyle değil. Bir tane uyduruk gazete haberiyle de olan biten değişmez. Obama parmakla çağırmamış olmaz yani caban beyhude. 2 sene önce meydanlarda antepte kiliste " esad kardeşimle sınırları kaldırdık vatandaşlarımız kazanıyor vs " diye nutuk atıp 2 senede abd ye paralel duyguların değişiyorsa müdahaleden vs söz ediyorsan " bak abd istemiyor " vs demek ideolojik körlüğünden başka birşey değildir. Diplomasi anlık okunmaz nedenleri sonucları yani geçmiş ve geleceğiyle okunur. Bunu yapabilen bir dışişlerin yok abd ne istiyorsa düşünmeden yapan bir dışişlerin var.

Taylan Demirkiran 
 28.08.2012 18:40
 

Dış politika, sonuçları uzun vadede alınan bir alandır. Size sabır tavsiye ediyorum... 15.08.2012 23:13.Nizamettin Bibere verdiğiniz cevap budur.SORU 1:Komşularla 0 sorundan bütün Komşularla sorun hangi vadeye konulacaktır?Uzun vade Orta Vade Kısa Vade?Dostum,Kardeşim Esad'an,Eşli Dostluk resimleriden Diktatör Esad'a gelmek için ne kadar Vade gerekmiştir?Türkiye'ye değil PKK'lı, kedi vermem diyen Barzani ile nasıl ve niye koltuğa oturulmuştur?

mehmet binlik 
 16.08.2012 16:50
Cevap :
Size de sabır diliyorum...  17.08.2012 17:21
 

Türkiyenin bölgede etkin aktör olma utopyası üzerine kurulu, bol eleştirel (muhalefete) demogoist içerikli yazınızı okudum. Her şeye karışıp bölgede dış ilişkilerde başarılı olacağımız savınız ilginç. Sıfır sorunlu ve başarılı bir politika eğer muhalefet olmazsa olura oturuyor mantğınız ne iyi, harika. yakın tarihlerde yaşanan;1-31 Mayıs2010'da İsrailin, uluslararası sularda yaptığı müdahale sonucu9 Türkün öldürülmesi, bir kısmının yaralanması ve gemilerin yolcularıyla birlikte rehin alınması 2-Kıbrıs Rum kesiminin, Akdenizde, adanın güney kıyılarında petrol ve doğal gaz aranmasına ilişkin başlayan süreçte ve devamında, 3-Uzun zamandır ülkesinde insan haklarını ihlal ettiği iddia edilen Suriyeyi yöneten diktatör Beşar Esad, Türkiye tarafından sert dille uyarmasına rağmen ve Uluslar arası hava sahasında Suriye tarafından Jetimizin vurulması, iki pilotumuz şehit olmasında iç muhalefet ayak bağı olduğu için mi dış muhalefeti yenemedik?Yağcılıkla dış politika yazılırsa ancak bu kadar olur

Nizamettin BİBER 
 15.08.2012 9:30
Cevap :
Dış politika, sonuçları uzun vadede alınan bir alandır. Size sabır tavsiye ediyorum...  15.08.2012 23:13
 

Orman ranta açılıyor Belgrad Ormanı 16’ıncı yüzyıldan bu yana koruma statüsüne sahip bir orman. Ama bu statü değişiyor. Tamamı (5 bin hektarı) “Muhafaza Ormanı” statüsünde olduğundan, ağaçlar arasında tesis kurulamayan,ağaçları kesilemeyen Belgrad Ormanı’nın 3 bin hektarı “Piknik Amaçlı Mesire Alanı” oluyor... Veya oldu da haberimiz yok. Bundan sonra “Uygun Görülenlere” (Kısacası “Bizim Adamlarımız”a ) orman içinde 99 yıl süre ile arazi tahsis edilecek. Buralarda turistik tesisler kurulacak. Çay bahçeleri açılacak. Tabii bu arada ağaç kesimine de izin verilecek. Devletin malını “rant”a nasıl dönüştürürüz diyerek birileri harıl harıl çalışıyor. Ve de rant projeleri “vatan için-millet için” denilerek “pattt” diye uygulamaya konuluyor. Halkımızın da “gık”ı çıkmıyor. devamı gazeteniz Milliyette Güngör Uras yazıyor..

mehmet binlik 
 12.08.2012 11:52
Cevap :
Açılan çay bahçelerine, sosyal tesislere halk gidiyor oturuyor, eğleniyor, dinleniyorsa niye "gık" desin ki...Gak,guk diyenler buraların halka açılmasına tahammül edemeyenlerdir sen canını sıkma azizim...  13.08.2012 20:04
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1645
Toplam yorum
: 4269
Toplam mesaj
: 224
Ort. okunma sayısı
: 795
Kayıt tarihi
: 19.01.08
 
 

Edebiyat, kamu yönetimi ve gazetecilik tahsili... 27 yıllık eğitimcilik hayatından sonra emeklili..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster