Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Ekim '08

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
1386
 

Hani K.Irak BBG evi gibiydi

Hani K.Irak BBG evi gibiydi
 

Gerçekleri görmemek acılarımızı silmiyor!


PKK terör örgütü nerede beslenip korunuyor? Kuzey Irak'ta. Nerede silahlandırılıyor? Kuzey Irak'ta. Kampları, eğitim alanları, sığınakları nerede? Kuzey Irak'ta. Türkiye'ye hangi sınırlardan giriyorlar? Kuzey Irak'tan. Ve çatışmalarda sıkıştırıldıkları anda nereye kaçıyorlar? Yine Kuzey Irak'a...

Peki, orada yuvalanma, güç tazeleme ve sınırı han kapısı gibi kullanma fırsatını PKK'ya sağlayan kimler? PKK'yı terör örgütü olarak bile görmediklerini söyleyen Kuzey Irak Kürt Yönetimi, yani Talabani ve Barzani değil mi? Ta kendileri... Ama onlar da bu deli cesaretini kendi k...çlarına güvenerek ortaya koymuyorlar elbet. Arkalarında 'tavşana kaç, tazıya tut' diyen Amerika'nın eli, sırtlarını sıvazlıyor.

Büyük Ortadoğu Projesi kapsamında, K.Irak'ta kendisine bağlı bir Kürt yönetimi kurmak kimin işi? Barzani, bir gün adam yerine konulacağını rüyasında görse inanır mıydı? Bölgesel Kürt Yönetimi, varlığını borçlu olduğu 'sahip Amerika'nın çıkarlarına hizmet etmektedir. Bugün PKK o bölgede kollanıyor ve bileniyorsa, bu tamamen ABD'nin eseridir.

Hatırlayın, AKP işbaşına geldiğinde etkinliği 'sıfır' noktasında olan PKK, ABD'nin Ortadoğu'daki hesapları kabarınca hortlamıştı. K.Irak'a girişte teskereyi çıkarmadığı için Türkiye'yi belleyen ABD, oluşturduğu yeni coğrafyanın bir kıyısına da PKK'yı oturttu. Ellerine silah, yüreklerine cesaret verdi. PKK karakollarımıza uzun namlulu silahlarla saldırırken, Kürt Yönetimi de, "Türkiye operasyona kalkışırsa karşılığını veririz" diyerek sınıra peşmerge çetelerini yığacak kadar ileri gitmişti.

Ardından ne oldu? Oval ofiste Başbakan Erdoğan'ın Bush ile baş başa yaptıkları uzun görüşmelerden sonra, Türkiye'ye operasyon izni verildi. ABD'nin hangi beklentilerine karşılık ulusal güvenliğimizin pazarlık konusu edildiği hiçbir zaman açıklanmadı. ABD madem teröre karşı Türkiye'yi destekleyecekti, niye PKK'nın canlanmasını sağlamıştı?

Bunu sorgulamaksızın, ABD'nin terörle mücadelede koşulsuz bir müttefik kesildiğine inanıverdik. Hükümet, PKK'ya karşı ABD ile işbirliği yapıldığını belirterek, ulusal güvenliğimizi onlara emanet etti. ABD istihbarat verecekti. PKK'nın her hareketi uydudan izlenecek ve bize bildirilecekti. Barzani'nin kulağı çekilecekti. Ancak Amerika gerekli gördüğü takdirde sınır ötesine operasyon yapılacaktı.

En ağır kış şartlarına denk getirilen ve boş yere dağın taşın bombalandığı o sınır ötesi harekat sırasında, K.Irak'ın artık bizim için BBG (Biri bizi gözetliyor) evi haline geldiği bile söylendi. O gün için belki öyleydi. İran'a karşı planlanan bir tavırda ABD'nin Türkiye'ye ihtiyacı vardı. Ya da açıklanmadığı için bilemediğimiz başka bir hesap bu operasyonla örtülüyordu.

Şimdi ne oldu o işbirliğine? Teröristler ağır silahlarla sınıra dayanıyor, sığınak hazırlıyor, bir gün önceden bölge tespiti yapıyor ve havan toplarıyla saldırıyor. Hani PKK'nın her adımından haberimiz olacaktı. Hani K.Irak BBG eviydi. Hani PKK barındığı dağlardan tasfiye edilmeye zorlanacaktı. Amerika'nın parmağı olmadan Barzani böylesine hainlik edebilir mi? Artık kimin dost, kimin PKK'dan bile daha düşman olduğunu görmenin sırası gelmedi mi?

Sadece ABD mi? Üyelik müzakeresi yaptığımız AB ülkeleri de, PKK'yı her fırsatta Kürt sorununun zeminine oturtmaya çalışmıyor mu? Kolumuzu-bacağımızı koparan mayınlar, gece görüşlü silahlar, ağır makineliler, mağralarda üretilmiyor ya! Yüzümüze gülen dostlar, ardımızdan PKK'yı uyuşturucu ticaretinde üs olarak kullanıyor, milyar dolarların döndüğü eroin trafiği örgüt üzerinden denetleniyor. Artık bu yüzsüzlüğü yüzlerine vurmanın sırası gelmedi mi?

Deniliyor ki PKK ile sadece silahla mücadele edilmez. Doğru. Ama silahla mücadele etmemek, teröristi Kürt halkının sözcüsü gibi görmek anlamına da gelmez. Terör, bölge halkının hiçbir sorununa çare getirecek bir temsil gücü taşımıyor. Elbette etnik yaklaşımlar ve örgütsel baskılarla Kürt vatandaşların zorunlu desteği sağlanıyor. Ama terörün temsil ettiği hangi değer ve ideoloji Kürt halkının mutluluğu için bir şey vaad ediyor? Kardeş kardeşi vuruyor, batı emperyalizminin ekmeğine yağ sürülüyor.

Bölge halkı iş ve aş peşinde. Açlığın yanı sıra huzur ve güven boşluğu yaşıyor. Nitekim bu yönde sürdürülen politikalara da olumlu tepki veriyor. Öyle olmasa, seçim öncesinde Köydes ve Beldes projeleriyle bölgeye pozitif ayrımcılık gösteren AKP, Apo'nun kurdurduğu DTP'den fazla milletvekili çıkarabilir miydi?
Evet, deniliyor ki PKK ile sadece silahla mücadele edilmez. Doğru. Çünkü terörü bitirecek mücadele, önce onu besleyen ve kullanan 'dost emperyalizm'e yumruğumuzu göstermekle başlamalı. Geç bile kaldık, yüreğimiz yanıyor. Daha ne bekliyoruz?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Anlamıyorum anlayamıyorum.Bu bana göre tam bi rezillik.pkk kamplarının bbg evi oldu diye amerika bizimkilere diyo bizimkilerde bize diyo.Sonuç ortada.El seyiyle gerdeğe girmenin bedeli 17 şehit daha.Bizimkilerin elaleme bu kadar körükörüne bağlanmasını ve kayıtsız itaat ve inançta olmasını anlamıyorum.Sen bir devlet yönetiyosun nasıl bukadar rahat bu lafı söylüyorsun.Amerika utanç duymuş diye.Adamlar sizi oyuna getirip boşyerleri bombalattılar.Belkide an az kayıp verdiler.Sonrada mahçup olduk diye senin gibileri kandırıyolar içten içten gülerek .Genelkurmay başkanı o zamanın çıkıp keyifle pkk kampları bbg evi oldu diye demeç veriyo.Bilmemki ne desem.Sonuç ortada 17 vatan evladı.Eğer bu ülkeyi yönetenlerde bu el aşıklığı el sevdesı ve daha kötüsü el yalalığı ve körü körüne inanma olduğu sürece türk milletinin başına çok daha böyle olaylar gelir.Malesef tarihte bunun örnekleri çoktur.Koltuklarda oturacam diye köleliği kabul edenleri allah başımızdan uzak eylesin.AMİN.

can pogu 
 12.10.2008 9:27
Cevap :
Bundan yıllar önce, bizim ordumuzda bile olmayan Amerikan silahlarını PKK'lıların kullandığını 90'lı yıllarda çatışmalara katılan subaylar açıklıyor. Oysa şimdiki Genelkurmay ise ABD ile bir istihbarat sorunu olmadığını söyleyebiliyor. Halk yanıltılıyor. Sınırdan yüzlere teröristin girdiği istihbaratına sahipsek, nasıl gafil avlanıyoruz. Üstelik Kara Kuvvetleri Komutanı'nın golf oynadığı sırada, şehit verdiğimiz saldırıdan bile haberi olmadığı açıklanıyor bir taraftan da... Bu istihbarat nasıl işliyor ki, terörü havadan vuracak orduların komutanı bırakın yüzlerce PKK'lının sınırdan girdiğini, 17 askerimizin saldırıya uğradığını bile bilmiyor. Yorumunuzun sonundaki temenniye ben de 'amin' diyorum. Katkınız için teşekkürler...  12.10.2008 12:31
 

Ayrıca, "Havan atışından saçılan şarapnellerle çatışma mevzisinde 13 şehit verilmeseydi siz böyle yazmazdınız. Belki de övgü yazardınız." sözünüze üzüldüm. Bu benim temel dürüstlüğüme inanmadığınızı gösterir. Benim yazımın genel amacı PKK'nın emperyalist devletler tarafından desteklendiğidir. Ulusal güvenliğimiz açısından ABD'ye koşulsuz bir güven duyulmaması ve istihbaratın onların keyfine bırakılmaması gerektiğidir. Yüzlerce asker sınırımızdan habersizce girebiliyorsa, o şehitleri vermesek de ben yine aynı şeyi sorgulamaktan kaçınmazdım. Benim övgüm ya da eleştirim hangi tarafın daha çok kayıp verdiğine dayanmıyor. Hani spor yazarıyla skor yazarı olmak gibi. Barzani eleştiriliyor, ABD ile sorun yok deniliyor. Af buyursunlar, Barzani'nin Kuzey Irak Kürt Yönetimi kimin denetiminde. Sınır ötesi harekatı ABD'den izinsiz yapamıyorsak, oradaki terörün desteklenmesinden nasıl olur da ABD sorumlu tutulamaz? Aklımızı ve tarih bilgimizi bırakıp resmi aıklamalara mı güvenelim? Saygı ve sevgiler

Prometeus 
 11.10.2008 12:22
 

"ayrıca yazının neresi terör mücadelesinde halkın kandırıldığını ima ediyor?" diye sormasaydınız yazmayacaktım; çünkü hala daha olayı bir PKK baskını olarak görüyorsunuz. (cevabınızın içinde). Yazınız Genelkurmay açıklamasına ters düşüyor. Eğer yazıyı doğru kabul edersem elbetteki halkın kandırıldığı sonucuna çıkyorum. Yok eğer Genelkurmay'ı doğru kabul edersem sizde bilgi eksiği buluyorum. Genelkurmay ABD ile istihbarat sorunu olmadığını açıkladı. Bunun yanında Barzani ile sorun olduğunu hükümet dillendirdi. Havan atışından saçılan şarapnellerle çatışma mevzisinde 13 şehit verilmeseydi siz böyle yazmazdınız. Belki de övgü yazardınız. Ancak silahlı çatışmalarda umulmayan kayıplar da olabiliyor. saygılar

Muharrem Soyek 
 11.10.2008 0:15
Cevap :
Genelkurmay elbette Türkiye'nin ve TSK'nın itibarını koruyucu açıklamalar yapacaktır. Biz kendi mantığımız varken her söylenene inanmak zorunda değiliz. Gerçeğe ulaşmak için dağarcığımızı resmi açıklamalara terk etmek yerine sorgulamayı tercih etmeliyiz. Yüzlerce terörist sınırımızda sığınak hazırlıyor, saldırı öncesinde bölge tespiti yapılıyor, sınırı geçip burnumuzun dibine kadar ağır silahlarla gelip saldırıya geçiyorlar ve askerlerimizi gafil avlıyorlar. Şimdi burada ilk kurşunun askerimiz tarafından atılması, baskını TSK'nın yaptığı anlamına gelir mi? İzmir'e çıkan Yunan askerine de ilk kurşunu Hasan Tahsin sıktı. Ama işgali yapan Yunanlılardı. Saldırı ve baskın ileri noklara yönelmektir. Durduğun yerde kendini savunmaya baskın denmez. G.Kurmay ABD ile istihbarat sorunu olmadığını söylüyorsa, yüzlerce teröristin sınırdan girişi neden hava kuvvetleriyle engellenmedi? Hava Kuv. Komutanı bırak teröristin geldiğini, yediğimiz darbeden habersiz golf oynuyor. Sürecek..  11.10.2008 12:10
 

PKK dışarıdan besleniyor savının doğrluğu daha bir doğrudan yaklaşımla anlatılabilirdi. Yazı, terör mücadelesinde sanki halk kandırılıyormuş izlenimi veriyor; yorumlarda da bunu görmek mümkün. Farkında olmadan mücdele küçümseniyor. Aktütün her şeyden önce bir terörist baskını değildir; ilk saldırı TSK tarfından yapılmıştır. 13'ü şarapnelden toplam 17 şehit verilmesi güvenlik güçlerimizin zaafından değildir. Terörle uluslararası mücadele yolu başkadır; daha çok sabır ve azim ister. Çünkü ateş sadece düştüğü yeri yakıyor.

Muharrem Soyek 
 09.10.2008 23:25
Cevap :
İlk saldırı TSK tarafından yapılsa ne olur. Bir alay terörist o sınırdan giriyor ve tepeyi tutup kurşun yağdırıyor. 17 şehit tamamen istihbarat eksikliği ve güvenlik zaafiyetinden kaynaklanıyor. TSK da zaten ilk kez bu baskından sonra böylesine çok eleştirildi. Bunları sizin yorumunuza karşı düşüncemi bildirmek için yazıyorum. Aslında benim yazımda amacım Aktütün saldırısındaki zaafiyetimizi sorgulamak değil, bu saldırıdan yola çıkarak terörle mücadeledeki dış destek faktörünü ortaya koymaktı. Aktütün'den önce de ABD'nin çift taraflı oynamasına verilecek örnekler var. Terörle mücadele önce emperyalizmden başlamalı. Benim genel savım budur. Ayrıca yazının neresi terör mücadelesinde halkın kandırıldığı izlenimini veriyor anlamadım. Halk ABD'ye güvenmiyor, her şeyin de farkında. Saldırıdan sonra Başbakan da terörü destekleyen ülkelere karşı sesini yükseltiyor gibi göründü ama politika aynı tas aynı hamam.  10.10.2008 0:57
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 8
Toplam yorum
: 60
Toplam mesaj
: 14
Ort. okunma sayısı
: 771
Kayıt tarihi
: 21.08.08
 
 

Söyleyeceklerim içimde kalırsa, bildiklerim ne anlam ifade eder ki... 1973 İzmir doğumluyum ve bu ke..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster