Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Nisan '12

 
Kategori
Haber
Okunma Sayısı
241
 

HAP

HAP
 

Aksesuar resim int. Alıntı


…Deyip geçmemeli bu hap bambaşka; özgürlüğün bileti; ne tür bir özgürlük? Tabii ki şeyin, siz anlayıverin.

Ne gelmişse insanlığın başına; hep bu şey yüzünden gelmiştir.

Bunu her kul bilir ama bilmezden gelir.

Âdem bile ilk karısını bu yüzden boşamıştır.

Dur durak bilmeden, EKSİK ETEK: “İllaki ben üste çıkacağım” diye tutturunca; paniğe kapılan İLK ERKEK Âdem: “Üstte olmak benim hakkım; ne ister benden bu kadın; böyle çiftleşmek olmaz, böyle altta kalınmaz” demiş ilk göz ağrısını başından def etmiş.

Ondan sonra işler; bir daha asla düzelmeyerek, günümüze kadar uzanmış. Altta kalanın canı çıkmış, doğurmuş da doğurmuş.

Dünya bu yükü kaldıramaz olunca; fakir cahil, dominyon uydu ülkelerin kadınları: İstekleri doğrultusunda veya dışında kısırlaştırılmışlar.( örnek Hindistan)

Günümüzde; çoğunluğu Müslüman, Kuzey Hindistan’da kondom ve doğum kontrol hapları bedava dağıtılıyor.   

  1956 Yılında Amerikalının sayesinde keşfedilen, ilk zamanlarda; eften püften şüphesini doğursa da;  şimdiki nesil doğum kontrol hapları oldukça marifetli, kadının çantasında yerini garantilemiş durumda.

Güzel bir cilde sahip olmak, aknenin kökünü kazımak; özgürce cinselliği yaşamak adına; genç kızlar ve kadınlar her gün hapı yutuyorlar.

İlaç sektörü zevkten sekiz köşe; çekirdek nohut gibi tüketilen ürünü daha da geliştirmek niyetinde hatta ilk adımları çoktan atmışlar.

Kadınlar kızlar daha fazlasını da istiyorlar. İlaç devleri emre amade, yeni nesil haplar bundan böyle farklı mutluluk da bahşedecekler.

Yemek yanmış; koca kaçmış, çocuklar sınıfta kalmış, çöp torbası taşmış, komşu dedikodu yapmış kimin umurunda? Olacak.

At bir tane! Pembeleş; dünya da yeşillensin; kalabalıktan kurtulsun.

İyi hoş da bunca yutmacayutturmacadan sonra 2050 Yılında hangi mantık çerçevesinde dünya nüfusunda büyük artış ve bazı ülkelerde nüfus azalması olacağını haber verirler?

Hiç düşündünüz mü?

Birçok ülkenin tenhalaşması: Dünya nüfusunun çoğalmasını nasıl olur da etkilemez. Ayrıca doğum kontrol hapları, kondomlar da iş başında.

İlhami ile bugün bu konuyu etraflıca düşündük.

Milliyet com tr 26 Nisan 2012 Perşembe, bol resimli “Nesli tükenen toplumlar” adlı haberi pek mantıklı gelmedi.

Adı geçen çoğu ülkenin( Macaristan, Arnavutluk, Romanya, Polonya, Ukrayna, Sırbistan ve diğerleri) gençleri: yaşlıları geride bırakarak refah fışkıran(!) ülkelere kapağı atıyorlar ve burada üremelerine devam ediyorlar.

Terk edilen ülkeler ıssızlaşıyor; çocuk sesine hasret kalıyorlar.

İstilaya uğrayan ülkeler: Çocuk şamatasından illallah çekiyorlar.

Ve kadın: Bunca hap tüketmesine rağmen mavi planette iğne atılsa yere düşmüyor.

Birileri ha bire zenginleşirken; diğerleri hapı yutmakla kalıyor.

 Iıhıh İnsanoğlu ve kızı olmuyor işte olmuyor.

Çıkar ilişkisi olduğu sürece; gerçek çözüm: İki gözüm! Üretilemez.

26 Nisan 2012 Perşembe

Alev Meisel/Berlin    

 

   

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhaba, kahinler ve kehanetlerinin bazıları da çıkıyor hani..Bizim ülkemizde Hindistan'dan doğum kontrol çeşitlerini alıyor. (RİA...vs) Birim fiyatı da zamana göre değişiyor. Başbakan konuşuyor...Hapı asıl vatandaş yutuyor...Niye yutuyorum da demiyor...Bakın vatandaş suçiçeği aşısını özel alırdı. Şimdi öyle değil, devlet tekelci oldu.(ithal ediyor) Ve aşı 3 yılda bir tekrar yapılması gerekiyor. Neden? En etkili antikor oluşturacak olanı seçmiyorlar, tek kalemde bitebilecekken iş milleti bağlıyorlar. Birileri para kazansın değil mi bu? Hala etkili yöntem kullanan sayımız çok düşük. Bakıyorum sağa sola çocuk anneler dolu...Biri kucağında diğeri karnında bu zamanda bunca eğitime rağmen bu böyle ...Teşekkürler yazınız için ...Saygılar...

Nil ALAZ 
 29.04.2012 23:17
Cevap :
Merhaba Nil Hanım: ben de size yorumunuzla yazımı tamamladığınız zenginleştirdiğiniz için teşekkür ederim. Her hecenize katılıyorum ve bu vahim duruma üzülüyorum. Hükümetimizin taktiğini çözmek bana çok zor geliyor lâkin aşı konusunda Avrupa'da da durum farklı değil. O birilerinin gözleri bir türlü doymuyor. Selamlar saygılar.  01.05.2012 2:44
 

Bakmayın siz başbakanımızın 3 çocukta ısrar etmesine. Başbakan için 3 çocuğa bakmak kolay iştir. Ama ya başbakan olmayanlar için? Ben şahsen şu anda belki hala nüfus artsa da trend çoktan ters dönmüştür. Ekonomik ve kültürel olarak gelişen toplumlar ha babam de babam çocuk yapmak işini çoktan ağırdan almaya başladılar. Bilinçli insanlar zor bele büyütülen genç nesillerin ilk fırsatta evi terk ettiklerinin farkındalar. Bu farkındalığın sonucunda insanlar çocuk yapmanın, neslin devamını sağlamanın ne kadar anlamlı bir iş olduğunu yaygın bir şekilde sorgulayacak ve nüfus artışı da terse dönecektir. Daha da ötesi aile kurumu da çoktan sorgulanmaya başladı. Kısacası yakın bir gelecekte kadınlar sırf zevk için hapı yutacaklar ve benden sonra tufan diyecekler. Sonuçta da neslin devamını sürdürmek devletler, siyasiler için bir sorun olacak ve emin olun bambaşka formüller, yöntemler aranacaktır. Sevgi ve selamlarımla

Matilla 
 26.04.2012 19:22
Cevap :
Merhaba Mustafa Bey, yorumunuzda yaptığınız açıklamaların tümüne katılıyorum. Devletler hükümetler: Çocuk konusunda gün geçtikçe cömert olmaya özen gösteriyorlar. Ülkemin din uzmamları ne yapıyorlar pek iyi takip edemiyorum ama kiliseler de adeta panik içindeler. Yasaklar, vaazlar eşliğinde evlilik tek eşlilik, çocuklar konusunu tatlı sert bir şekilde işliyorlar. Katolik kesimin büyük bir kısmı verilen nasihatleri dinliyor gibi görünüyor. Evlilik kurumunun temelleri:Yüz yıl kadar önce kadının para kazanmasıyla çatırdamaya ve sarsılmaya başlamıştı. Berlin sokaklarında çocuk arabalarıyla alış verişe çıkan babaların sayıları dikkatimi çekiyor. Neslin devamı cazibesini yitirdi çünkü evlatlar çiftliği mandırayı, babadan kalacak iş yerini pek önemsemez oldular. Bırakın geniş büyük aileyi, çekirdek ailenin bireyleri dahi birbirini görmez oldular. Dünyamızda yalnızlar rıhtımları çoğalıyor ve insanlar hiç tanımadıkları insanlarla iletişim halindeler. Teşekkürler. Selamlar saygılar.   27.04.2012 13:32
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 584
Toplam yorum
: 2445
Toplam mesaj
: 327
Ort. okunma sayısı
: 845
Kayıt tarihi
: 01.03.07
 
 

Dinleyenin olmadığı yerde anlatmanın önemi! Nasıl YAZAN oldum. 'Yalnız doğar, yalnız göçer' eskile..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster