Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Ocak '12

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
868
 

Harika bir Doğum Günü Armağanı

Harika bir Doğum Günü Armağanı
 

Burcu Göker ve Eric Jenkins Ege Üniversitesi Konserinden sonra


Burcu Göker'in Lawrence Üniversite'sindeki eğitimini anlatıyorduk. 2006 yılı başlarındayız. Burcu ve Eric Üniversite'de 3. yıllarındalar. Yoğun eğitim, konser çalışmaları arasında bunalan  gençler arada güzel olaylarla da karşılaştılar. Mart 2006 da Üniversite'de ailesinden, ülkesinden uzak doğum gününü kutlamaya hazırlanan Burcu çok buruktu. Uzun yıllardır tüm ailesi ile doğum gününü bir arada kutlamamıştı. Evet Paris'te annesi yanında idi ama  babası ve ablası ve diğer sevdikleri her zaman  yanında olmuyordu. Yurt dışında eğitime başladığı 14 yaşından beri her doğum gününü buruk bir şekilde kutluyordu. Gerçi dünyanın neresinde olursa olsun sevdikleri ona ulaşmak için çaba sarfediyor ve iletişim araçları ile ona ulaşıp kutluyorlardı ama bunlar hiçbir zaman bir masa başında tüm sevdikleri ile pastasının üzerindeki mumu üflemenin yerini tutmuyordu. Ama Burcu gene de çok mutlu idi. Çünkü bu yıllar süren fedakarlıklarının karşılığını almaya başlamış ve kemanında istediği yere ulaşabileceğinin hayalllerini kurma aşamasına gelmişti. İşte 2006 yılı 8 mart günü sabah böyle bir duygu ile uyandı. İçi yeni bir yaşa gireceği için kıpır kıpır, sevdiklerinden uzak bir doğum günü geçireceği için kırıktı. Acaba bugün doğum gününü kimler hatırlayacak ve ona kimler hediye alacaktı. Sabah kalktı ve özenle giyindi. Bugün çok şık olmalıydı. Kimse onun doğum gününü hatırlamayabilirdi ama o unutmamıştı. Bugün onun doğum günü idi. Belki yakın arkadaşı Eric onun  doğum gününü hatırlardı. Ama yoğun çalışmaları arasında onun da hatırlayacağını sanmıyordu. Üniversite'ye gidip ilk derse girdiğinde Eric'le karşılaşınca bu düşüncesinde ne kadar haklı olduğunu düşündü. Zira Eric ona doğum günü ile ilgili hiçbir kutlama sözü söylememişti. Kırıklığı biraz daha arttı. Günün kalan saatlerini akşama kadar  bu duygularla hüzünlü bir şekilde geçirdi. Akşam üzeri olunca okuldan çıkış saati yaklaştıkça bu hüznü daha da arttı. Herkes, tüm sevdikleri onu ve doğum gününü unutmuştu. Tabii ülkesinden çok uzakta idi ve gözden uzak olan gönülden de uzak olurdu. Ama Eric niye hatırlamamıştı. Daha geçen hafta doğum gününün ne zaman olacağını sormuştu. Yoksa Eric ona önem vermiyormuydu. Bu duygularla kafası karışık dersten çıkarken Eric yanına yaklaştı ve yurttaki odasına beraber gidip gidemeyeceklerini sordu. Odadan almaları gereken bir kitap olduğunu ve bu kitaba ihtiyacı olduğunu söyleyen Eric hemen gidip almalarını istiyordu. Burcu sesini çıkarmadan Eric'le birlikte yurda doğru yürümeye başladı. Oda kapısına anahtarı sokarken Eric'in onu sadece sınıf arkadaşı olarak gördüğünü aslında sandığı gibi önemsemediğini düşünüyordu. Bu duygularla kapıyı açtığında ilk gördüğü yatağının üstündeki rengarenk hediye paketleri oldu. İrili ufalı , özenle paketlenmiş bir çok hediye yatağın üstüne dikkatle serilmişti. Hepsinin ortasında harika bir kırmızı gül duruyordu. Birden şaşırdı. Aynı andan çok büyük bir sevinç duydu. Eric ona süpriz yapmıştı. Sabah  okula giderken Eric'in yanına gelip odasından bir atkı almak için acele ile anahtarı istediğini ve sonra derste gelip anahtarı iade ettiğini hatırladı. Demekki Eric atkı alacağım bahanesi ile anahtarı almış ve odaya giidip bu süprizi hazırlamıştı. İçini dolduran coşku ve sevinç inanılmazdı. Eric onu önemsiyordu. Doğum gününü unutmamıştı. Yatağın üstüne oturan Burcu acele ile hediye paketlerini açmaya başladı. Bir yandan da paketlerden çıkacak hediyeleri hayal ediyordu. Kimbilir Eric ona ne güzel şeyler almıştı. Kutulardan çıkacak parfüm, güzellik malzemesi, bijüteri gibi şeyleri düşünen Burcu her kutuyu açtıkça şaşırıyordu. Binbir özenle paketlenmiş kutulardan çeşit çeşit çikolatalar, kekler çıkyordu. Eric süpriz yapmıştı ve kendinin en sevdiği, aldığı zaman en mutlu olacağı hediyeleri almıştı. Zira Eric en çok çikolata ve çikolatalı kek seviyordu. Burcu son kutuyu da açtığında yaşadığı hayal kırıklığı inanilmazdı. Daha önce çok kız arkadaşı olmayan, kız kardeşi de olmadığı için kadınları çok iyi tanımayan Eric Burcu'ya doğum günü hediyesi olarak sadece çikolata ve kek almıştı. Yüzü birden asılan Burcu'yu gören Eric ise nerede hata yaptığını düşünüyordu. Günlerce harçlığından para biriktirmiş, dersten kaçmış, gidip en pahalı çikolatacıdan en güzel çikolataları almış, binbir oyunla anahtarı almış ve odayı hazırlamıştı. Eric nerede  hata yapmıştı. Bir süre hayalkırıklığı yaşayan Burcu birden toparlandı. Evet Eric onu çok seviyordu. Ona kendisi için en değerli şeyleri almıştı.  Eric'e döndü ve büyük bir sevinçle teşekkür etti. Burcu'daki bu güzel değişikliği fark eden Eric'in de yüzü güldü ve neşesi yerine geldi. İki genç ailelerinden çok uzakta beraber büyümeye başlamıştı. Tam bu dakikalarda yurt odasındaki telefon çaldı. Arayan yurt idarecisi idi. Burcu Göker'e Türkiye'den bir kargo ve çiçek geldiğini bildiriyordu. Aşağı inip alabileceğini söylüyordu. Odadan Eric ile beraber koşarak çıkıp idare odasına inen Burcu Türkiye'den adına gönderilen çiçeği ve kargo ile gönderilen paketi alırken hem çok duygulu hem de çok onurlu idi. Bütün sevdikleri onu unutmamış ve doğum gününü hatırlamıştı. Herkes Burcu'yu çok seviyordu. Bundan büyük mutluluk olur muydu.
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 811
Toplam yorum
: 1052
Toplam mesaj
: 22
Ort. okunma sayısı
: 1010
Kayıt tarihi
: 26.04.11
 
 

Ben emekli bir iktisatçıyım. 21 yıldır bir sanatçı annesiyim. Küçük kızım klasik müziğe eğilim gö..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster