Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Eylül '12

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
183
 

Harry Potter "Birlik" dedi

Harry Potter "Birlik" dedi
 

harry.potter.wikia


2014’te İskoçya’da referandum var.

Dünya’ca ünlü Harry Potter kurmaca kahramanın yaratıcısı Bayan Rowling, zümrüdüanka yoldaşlığından yana; İskoçya’nın, Kuzey İrlanda, Galler ve İngiltere ile birlikte, “Birleşik Krallık” ta kalmasını ve sınırlı özerkliğini sürdürmesini diledi. (1)

İngiltere İşçi Partisine 1 milyon sterlin bağış yapan yazar, iş başındaki Muhafazakar ağırlıklı koalisyonun, “derinlikleri” artırdığını söylüyor, ilginçtir, haberi kaleme alan gazeteci de kendisi için “İngiliz yazar” deyimini kullanıyor. (2) Çünkü, Ada’nın ‘birlik” öyküsü, aynı zamanda Keltler, Anglosaksonlar ve Normanların düşünce ve dil birliğinin ta kendisi…

1707’de İskoçya ile başlayan “bütünleşme”, tarihi anlamda önemlidir: Büyük Britanya Krallığı biraz da o sayede, 1837-1901 arası emperyal güce dönüşmüş ve 1922’de İrlanda (Dublin) bağımsızlığını kazanana kadar, Dünya nüfusunun dörtte birine hükmeder hale gelmiştir.

Bu referandumda “tamam mı”, “devam mı” denilecek ama sonuç ne olursa olsun, o bütünleşmeyi koparıp atmak kolay değil. Konuyla ilgili olarak, yakın tarihin içinden günümüze bakarsak önemli olgular, dönemeçler ve yapısal değişiklikler kısaca özetlenebilir:

İskoçya’yı özerk yapıya götüren kilometre-taşları arasında, 70’lerin Başbakanı Harold Wilson’un açtığı özgür tartışma ortamının ve yine sonrasında İngiltere İşçi Partisi’nin katkısı önemlidir. (1972 yılında Yerel Yönetimler Yasası, İskoçya’nın iç işlerinin işleyişinde, özerklik sağlamıştır)

Gerçekte, İskoçya’da, Kuzey Denizi’nde petrol bulunmasından sonra -ve belki de İrlanda’nın birleşmesine yönelik popüler / şiddet hareketlerinin etki-tepkisiyle- artan “milliyetçilik” söylemleriyle, 1979’da yapılan referandumda, katılım çok düşük kalmış ve halkın ancak yüzde % 18’i “evet” bağımsızlık demiştir. ( % 56,1 oy çıkmış ama oy kullanacakların yüzde 32,9’u oylamaya katılmıştır: 56 x 33 = yaklaşık 0,184 )

18 yıl sonra, 1997’de gerçekleşen ikinci referandumun soruları başkaydı: “Bağımsız bir Parlamento olsun mu?” (%74.3 ile evet) ve “Bu Parlamento’ya vergileri değiştirme gücü tanınsın mı?” (%63.5 ile evet) şeklinde belirdi… Blair döneminde yapılan İskoçya İntikal Referandumu, Edinburg’ta İskoç seçmenlerce, bir İskoçya Parlamentosu kurulması lehine sonuçlandı.

“Holyrood” denilen ve 2004’te görkemli binasını Kraliçe’nin açtığı, İskoçya Parlamentosu, sağlık, eğitim, yerel yönetim, sosyal hizmetler, (kısmen) vergi, ekonomik kalkınma gibi alanlarda özerkliğe sahip bir organdır. Savunma, genel maliye politikası ve dış ilişkilerinde, İskoçya da, Londra’ya bağlıdır.

İngiltere Parti Siyaseti Sistemi, politikanın sosyal ve ekonomik seçenekler temelinde ayrışmasına / karşıtlığına dayanırken, siyaset alanından etnik –milli veya dini tercih ve söylemlerin dışlanmasına dayanır. Yazılı bir anayasa olmamasına karşın bu bir vasattır.

En güçlü partilerinden birinin SNP (Ulusal Parti) olduğu İskoçya’daki 3. Referandum ise, ister istemez “İskoçyalı” kimliği ve Kelt alt kültürüne vurgu yapan bir oylamayı getirecektir. Bu duyarlı konuda, İskoçya halkından, İngiltere halkının bir kuyumcu bıçağı titizliğiyle, “Avrupa Birliği dışında kalmayı istediği” oylamada yaptığı gibi, “mucizevi dengeleyici sonuçlar” beklemek gerekecektir... Yani, Harry Potter vari, bir tür Patronus Büyüsü.

Bazılarına göre artık “bağımsızlılığın” zamanıdır, bazılarına göre özerklik içinde birlik çok daha iyidir; “evet” ya da “hayır” keskinliğinde soru da zaten halkın bu “keskin” kararı için sorulmaktadır. Ne ki, Bayan Rowling gibi; “orada (AB) ayrı, burada (Britanya) birlik” kalınmasını daha olumlu diye değerlendirenler de vardır.

İskoçya referandumunda “evet” yani Birleşik Krallık’tan ayrılma çıkarsa bunun ekonomik bir portresi de mutlaka bulunmaktadır. Çünkü, İskoçya bütçesi, savunma, dış ilişkiler ve iç güvenlik masraflarını bundan böyle bir büyük ölçüde kendi karşılayacaklardır, böyle bir durumda 9 alt-yerel bölge ve üç adalar bölgesinin (Outer Islands, Orkney, Shetland) yerel gereksinimleri tam olarak karşılanacak mıdır? Bir başka sorunsal da buradadır.

Seçim, oylama veya referandum yaşamsal konulardır. Böylesi bir referandumun eşiğinde, oy kullanacak vatandaşların “haber verilen” pasif birer alıcı değil, bilgilendirilen paydaşlar olmasının önemi bir kez daha anımsanmalıdır.

Öte yandan, toplumun iradesinin + 1 oyla şekillenmesi bir çözümdür ama sosyal olgularda (-) 1 tek kişinin bile büyük hoşnutsuzluğu, demokrasi için yayılma tehlikesi taşıyan dramdır. Bu açıdan, kapsayıcı olmak ve katılımcılığın yolunu açık tutmak yönetimlerin görevidir.

Evet, yer kabuğunun derinliklerindeki sorunlar, kent devletlerini dayatan küresel hegemonya, kıtalararası gezinen etnik çatışmalar yerli yerinde dursa da, insanlığın yönetimleri iyileştirme ideali hep var olacaktır.

 ________________________________________________________

(1) ve (2): Daily Record co.uk Lauren Cronks. 23 Eylül 2012. LT: 10.18

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 374
Toplam yorum
: 193
Toplam mesaj
: 25
Ort. okunma sayısı
: 476
Kayıt tarihi
: 16.08.06
 
 

Merhaba! Toplumsal, siyasal, ekonomik ve kültürel olgularla ulusal ve evrensel düzlemde ilgilenme..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster