Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Kasım '11

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
368
 

Harry Potter kafayı çekince...

Harry Potter kafayı çekince...
 

 

Pazar günleri öğleden sonraları Orion’daki berbere gidip, sakal tıraşı oluyor ardından D&R’a uğruyor,  bir kahve içip eve dönüyorum...

Demet Altınyeleklioğlu’nun kitaplarına sardım bu ara...

Moskof Cariye Hürrem, Cariyenin Kızı Mihribah derken, Cariyenin Gelini Nurbanu’yu aldım bugün...

Aslına bakarsanız Mihribah Sultan’la ilgili anlatmak istediğim çok şey var...

Kitabım koltuğumun altında, yürüyen merdivenlerden aşağıya iniyor kafeteryanın boş masalarından birini işgal edip, siparişimi veriyorum...

Kalabalık...

Kızlı, erkekli gurupların anlatacak ne çok şeyi var!

Masada kaç kişi varsa hepsi aynı anda konuşuyor,  nasıl oluyorsa aynı anda da gülüyor...

Uğultu, ben yaşlarda bir adamın katlanabileceği seviyenin çok üzerinde... Kahvem geliyor, biran önce içeyim kapağı eve atayım düşüncesindeyken...

Kapı açılıyor Harry Potter benzeri, zayıf, kıyafetlerinden; halleri vakitlerinin yerinde olduğu sonucuna vardığım bir çocuk giriyor içeriye...

Yavru sarhoş!

Ama ne sarhoş!

Şöyle diyeyim; yıllardır meyhanelere girer çıkarım böylesine uzun zamandır tesadüf etmiyorum...

Yürümüyor, aynı yaşlardaki, kirpi saçlı arkadaşının kolunda, dümeni bozuk kayık misali sürükleniyor...

Yanımdaki masaya yerleşmek üzereyken, kafeterya çalışanları çocuğu haklı olarak dışarıya çıkarmak istiyor...

Bir sarhoş sever olarak olaya müdahale ediyor, bebelere iki sade kahve ısmarlıyor, karşılığında Potter tarafından yanaklarımdan öpülüyorum!

“ Ağbiijjim benim...”

Salya, sümük ıııy!

Neden bilmem böyle zamanlarda garip bir sahiplenme dürtüsü sarıyor beni...

Sahi bir de endişeleniyorum!

Eve nasıl gidecek?

Ya başına bir şey gelirse?

Bir taraftan hikâyeyi merak ediyorum...

Potter körkandil ama kirpi saçlı konuşabilecek durumda...

“ Ne içtiniz ulan siz?”

“ Votka ağbi...”

“ Ne kadar içtiniz?”

“ Meyve suyu aldık... Bize gittik... Kocaman bir şişeyi...”

“ İkiniz?”

“ Ben iki bardak içtim”

“ Kalanını Harry mi içti?”

“ O kim ağbi?”

“ Bu işte...”

“ Salonun ortasına kustu ağbi... Ne diyeceğim ben şimdi annemlere?”

“ Neden içtiniz peki?”

“ Bizim sınıfta bir kız var, bunun sevgilisiydi...”

“ Eee?”

“ Başka biri ile çıkmaya başlamış!”

 

&&&

 

Hikâye bildik olunca sarmıyor tabii...

Çocukları evlerine bırakma düşüncemden cayıyor, hesabı ödeyip kalkıyorum...

 

&&&

 

Bu filmin sonu nedense hep aynı... Yaşı kaç olursa olsun, adam yavuklusu tarafından terk edilirse becerebildiği kadar içiyor...

İş biraz ciddiye binmeye başladığı zaman ‘ ben sana layık değilim’ deyip arkasına bakmadan kaçıyor!

Kadınlar ne yapsın birader?

 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Adaşım merhaba;avcı balıkcı kıvamındaydı tebessümle okudum heryerden bir hikaye çıkaran tarafın var olsun..:).selamlar

cinford 
 02.12.2011 21:42
Cevap :
Hikayenin ortasına zembille indi bu çocuk, selamlar : ))  12.12.2011 22:02
 

Çocuk yaştakileri o durumda(sarhoş) görmeyi yürek kaldırmıyor...

TC kaan kartal 
 30.11.2011 13:49
Cevap :
Hakikaten öyle...  30.11.2011 22:12
 

Gençlik kafayı bu kadar mı bozdu Ali abi? :) Sağlıcakla...

Asi Güvercin 
 29.11.2011 16:00
Cevap :
‘ Gençlik’ bile değil arkadaşım, çocuklar daha... Bakma güllük gülistanlık anlatıyorum olayları, çocukların kendi aralarında konuştuklarını dinlerken yüzüm kızardı... Anne ve babaların çok dikkatli olmaları, evlatlarına sahip çıkmaları gerekiyor... Cebine koy parayı sal sokağa... Öyle olmuyor o iş!   30.11.2011 0:27
 

:)Bu defa arıza çıkarmayacağım,her kelimesini çok sevdim. Hem de Orion'a ve bahsettiğiniz o kafeye yıllar önce defalarca gelmiş olan bana, iyi kötü pek çok anıyı hatırlatmanıza rağmen!:) Bir de üst katta bir pub vardı, sahi neydi adı?Neyse.Bir kere başlık çok çekici. Sonra daldan dala konan aklı dağınık anlatımınız (valla iyi bir şey söyledim,seviyorum böyle yazıları çünkü bu biraz günlük hayatımın yansıması gibi..) Mihribah sultan ile Harry'yi nasıl bağlayacağınızı düşünürken Mihribah'ı kesitirip attınız, kaygı yok:)Bu arada ne anlatacaktınız merak ettim, bununla ilgili ayrı bir blog yazsanız??:)Dialog ayrıca komikti. Yalnız tabi en çok kadınsever tutumunuzu sevdiğimi itiraf etmem gerek!:)Her şey iyi güzel de (yine dayanamadım illa bir kusur bulucam, bu bizde genetik Ali Bey siz kusura bakmayın artık:)) hayır o köpek resminin konuyla ne ilgisi var onu anlayamadım. Orion'un önünde mi yatıyordu? Yoksa hani "köpek gibi içmiş" derler ya oradan mı bağlantı kurdunuz anlayamadım:))Selamlar.

Esin Nefes 
 29.11.2011 9:09
Cevap :
Üst katta English Pub vardı, sigara yasağından sonra sizlere ömür, hala yeri boş duruyor... Kadınların arkasında durayım dedim bu defa... Köpek; komşumuz Hilmi Amcanın köpeği, yıllardır beraberler... Adı; Potter... Biz aramızda kısaca ona ‘Pot’ diyoruz... O bakımdan şeyttim fotoğrafı! : )))  30.11.2011 0:38
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1280
Toplam yorum
: 7730
Toplam mesaj
: 187
Ort. okunma sayısı
: 1089
Kayıt tarihi
: 09.08.06
 
 

Deniz tutkunu.Amatör kıyı balıkçısı. Aynı Şarkı ve Ilık Havada Hoşça Kal adlı kitapların yazarı ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster