Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Şubat '15

 
Kategori
Dünya Şehirleri
Okunma Sayısı
1109
 

Hartum (Sudan) İzlenimleri

Hartum (Sudan) İzlenimleri
 

Dünyanın en uzun nehri olan Nil, Beyaz ve Mavi Nil nehrinin Hartum’da birleşmesiyle yoluna devam eder, Mısır’ı geçip 6.650 km yol aldıktan sonra Akdeniz’e dökülür. Gizemli Nil nehrinin hayat verdiği Hartum, yaklaşık 3-4 milyon ( şehir genelinin nüfusu 9 milyon diyorlar ) kişinin yaşadığı Sudan’ın başkentidir.

2011 yılının Ekim ayında gittiğim Hartum’a, her gün THY ın saat 21 de bir seferi var. Yolculuk 4 buçuk saat sürüyor. Vize uygulanmıyor, ama girişte 100 dolarınızı alıyorlar. Hartum’a gece yarısı vardığımda sıcaklığın 37 derece olması beni bayağı korkutmuştu. Acaba gündüz öğle vakti nasıl olacaktı.

Şeriat ile yönetilen ülkede kadınlar, Arabistan’a göre daha özgür. Her şeyden evvel çalışabiliyorlar, erkeklerle tokalaşabiliyorlar. Ülke’de Hıristiyanlar da var. Ülke o tarihlerde ikiye yeni bölünmüştü, Kuzey ve Güney diye. Hıristiyanlar daha çok güneyde yer almışlar, ne gariptir ki güney kısmında petrol varmış. Hartum, dolayısıyla Kuzey Sudan’ın başkenti olmuş.

Çölün ortasında tamamen düz olan bu şehirde ilk dikkatimi çeken bir tepe, bir yükseltinin olmayışı idi ve şehirde kaldığım üç gün boyunca hep bir toz bulutu vardı. Ev pencerelerinin küçük ve kapalı oluşunun nedeni buydu sanırım.  Araba sayısı çoktu, son model araçların yanında son derece hırpani araçların oluşu düşündürücü idi, ülke fakirdi. Yöre insanı genelde zayıftı, fakirliği dert edinmiyor sakin ve stressiz yaşantılarına bakıyorlardı. İlk gün vakit öğlen olduğunda sıcaklık 48 dereceye varmıştı. İnsanların burada neden kısa kollu gömlek giymediklerini anlamıştım.

Nil nehri üzerinde 3-4 adet köprü gördüm, nehrin genişliği yaklaşık bizim boğaz gibiydi. Nehir kenarları sulaktı, genelde tarım yapılıyordu. Sudan devleti, benim tabirim ile geniş “Su Caddeleri” yapmış, ülkeye hayat veren Nil nehrinin sularını daha içlere taşıyarak tarıma destek vermişti. Sulanan toprak çok bereketli görünüyordu, söylenenlere göre pamuk üretimi yapılıyormuş.

Sudan belli bir süre Osmanlı topraklarında (1823-1863) yer almış, ama sonradan İngilizlerin hâkimiyetine girmiş ve 1956 yılında bağımsızlığına kavuşmuş. Ülkede ABD ye karşı bir duruş olmasına rağmen eski İngiliz sömürüsünün izleri görülüyordu.

Başkent Hartum’da birçok Türk çalışan var, yemeklerimizi “Topkapı” isimli Karadenizli bir işletmecinin lokantasında yedik. Ayrıca Lübnan ve Ortadoğu mutfağı yemek için tanıdık lezzetler sunuyor. Gece hayatı sönük diyebilirim, aşırı sıcak bir günün sonunda 36-37 derecede nehir kıyısında, parklarda ferahlayarak geçirebiliyorsunuz. Evlerde klimasız uyumak mümkün değil. Havanın kuru olması terleme açısından avantajdı.

Hartum’a ikinci ve son gidişim Kasım ayındaydı, hava nispeten serinlemiş gece sıcaklığı 25 derecelere düşmüştü. Dolayısıyla daha rahat bir kaç gün geçirdik.

İş dışında gidilmesi zor ve öneremeyeceğim Hartum'a iki kez ziyarette bulunmam benim için şansdı...

Abdülkadir Güler bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 481
Toplam yorum
: 257
Toplam mesaj
: 20
Ort. okunma sayısı
: 1566
Kayıt tarihi
: 01.04.07
 
 

1965 İstanbul doğumluyum. İTÜ Elektrik mühendisliğinden mezun oldum. Özel sektörde Kalite Bölümünde..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster