Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Şubat '11

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
875
 

Has... tir senin özgürlüğün değil haddini aşmandır!

Has... tir senin özgürlüğün değil haddini aşmandır!
 

Kıbrıs’ta katliamı yaşamış, tanık olmuşlar dışında ki kuşak ( 50 yaş altı) üretmiyor sadece tüketiyor ve buna rağmen Türkiye'den gidecek öğrenci, kumar oyuncusu, zengin ve şöhretli dışında kimseyi adada istemiyor!  

Son 3 yıldır, belirli sıklıkla gittiğim yavru vatanda ki Kıbrıslı Türkler; başbakan kantarın topuzunu kaçırmış olsa da hadlerini bilmek zorunda! Bilmiyorlarsa anlatırız, Türkiye Cumhuriyeti Devleti anlatmalı.  

Bu gün Kıbrıs Türkleri tembellik içerisinde, sırtını Türkiye’ye dayamış, üretmeden sadece tüketen hazır yiyici konumundadır.  

Eğitim adası haline gelen Kıbrıs, öğrenciler ve asker sayesinde ayakta durmaktadır. Buna rağmen çocuklarımız itilip kakılmaktadır. Üniversite öğrencilerinin gençlik hezeyanı ile yaptıkları en küçük bir gürültü de dahi Kıbrıs Türkleri derhal polise şikâyet etmekte, polis nezarette çocuklarımızı acımasızca dövmektedir!  

Asgari ücret Türkiye’nin 2 katı Kıbrıs’ta. Karı koca çalışan devlet memurları havuzlu villalarda oturuyor. Hepsinin altında arabası var. Gazi Magosa’da donanımlı bir Devlet Hastanesi olmasına rağmen herkes verilen hizmetten şikâyetçi. Özellikle öğrenciler madur durumda. Bileği kırılmış bir öğrenciye ağrı kesici, sinir krizi geçiren, vücudu kasılmış bir öğrenciye “Öykü almadan”, nöbetçi doktora danışmadan(!), hemşire insiyatifi ile iki kalçadan sakinleştirici yapıp eter koklatan; aynı öğrenci 4 saat sonra yeniden gittiğinde tekrar iğne yapacak kadar vurdumduymaz ve denetimsiz sağlıkçılar hizmet veriyor çocuklarımıza. Hal böyle olunca da devreye sayıları az olan özeller giriyor. Fahiş rakamlı ! Diş dolgu rakamlarını duysanız dudağınız uçuklar. Bunları yapanlar kim? Kıbrıs Türkleri!  

Dört tarafı suyla çevrili adada su sıkıntısı var! İçme suyunun fiyatı Türkiye’nin iki katı. Benzini bizden ucuza kullanıyorlar. Ekip biçmiyorlar, sanayi yok. Her şey Türkiye’den ithal.  

Kıbrıslı Türk gençleri iş beğenmiyor, çalışmıyor. Gazi Magosa’da aylarca süren yol çalışması en sonunda Türkiye’den giden taşeron firma çalışanları ile kısa sürede tamamlandı.  

“Türkiye'den buraya sizler gelmeden önce kapılarımız açık uyuyorduk, siz geldiniz hırsızlık arttı. Plâjda rahatsız ediliyoruz.” şikâyetinde bulunmakta haklı olabilirler ancak; polis raporlarında öyle demiyor.  

Ercan Havalimanını aradığınızda gündüz saatleri dışında telefona cevap verecek kimse yok. Yolcunuzun akıbetini öğrenemiyorsunuz.  

Çalışanların saat dilimleri de Türkiye ile aynı değil. 

Ada tam bir cennet! İstedikleri de bu zaten. Bize karışmayın, rahatsız etmeyin, tekerimize çomak sokmayın, güvenliğimizi de sağlayın, biz sizin kanınızı emip yaşamaya devam edelim. Yok böyle bir dünya arkadaşım!  

Bakınız sevgili Kıbrıs Türkleri, AKP Hükümeti’nin siyasi tutumunu ve “dayatmaca” yöneticilerini beğenmiyor olabilirsiniz. Adada illegal örgütlerin ve yandaşlarının(!) bulunmasından da rahatsız olabilirsiniz, haklısınız. Tam Demokrasi yanlısı da olabilirsiniz, Türkiye’ye 70 dakika uzaktan baktığınızda gördüklerinizden “Tepki vermezsek, burayı da orası gibi yapacaklar” endişesi de taşıyor olabilirsiniz, mümkündür. Ancak geçmişi unutmamalısınız! Vefa borcunuz olduğunu bilmelisiniz. Sizlere emanet gönderilen hiçbir çocuğu sadece ticari meta olarak görmemelisiniz. Sizlere sunulan ayrıcalıkların hakkını vermelisiniz. Üretmelisiniz, çalışmalısınız, Türkiye ipinizi çektiği noktada yoksulluk sınırında yaşayacağınızı bilmelisiniz! Güvenlik kalkanı olmadan neler yaşayabileceğinizi asla ve asla unutmadan!  

Tarih 21 Aralık 1963, Akritas Plânı. Kıbrıs Türkleri’nin imha plânıdır ve bu plân uygulanırken ;Kıbrıs Türkü 92 şehit, 475 yaralı verilmiştir “Küçük Kaymaklı katliamı !” ve 103 köyden de Türkler sürülmüştür.  

20 Temmuz gecesi Doğruyol tepesine yapılan Rum baskınından sağ kurtulan Vedat Toksoy, silah arkadaşlarının cesetlerini günler sonra uçurumunun dibine inerek bulduğunu anlattı. Bulduğunda silah arkadaşlarının cesetlerinin sıcaktan şişmeye başladığını söyleyen Toksoy, "Ben de ölürsem onları kimse tanımaz düşüncesiyle, ayaklarına taş bağlayıp üzerlerine tanıyabildiklerimin isimlerini yazdım. Çoğunun üzerinde kurşun yarası yoktu. Esir düştükten sonra canlı canlı atılmışlardı" dedi.  

14 Ağustos 1974 EOKA terör örgütünün yaptığı katliamlardan, Muratağa, Sandallar, Atlılar isimli köylerde toplu mezarlar bulunmuştur.  

Kıbrıslı Rum yazar Antonis Angastiniyotis; “Taşkent’te evlerinden 14 Ağustos 1974'te zorla alınan ve topluca öldürülen 89 Kıbrıslı Türk, dozerlerle açılan çukurlara gömülmüştü. Ayrıca 1974’de Rumların 3 Türk köyünde (Muratağa, Sandallar, Atlılar) yaptığı katliamda kadın-çocuk ayrımı yapılmaksızın 126 Türk kurşuna dizilerek toplu mezarlara gömüldü.”  

Almanya'nın Sesi Radyosu: (30.7.1974)
"İnsanlık aklı, Yunanlıların Kıbrıs'ta yaptığı bu cellatlığı asla kabul edemez. Türk evlerine giren Yunan-Rum Milli Muhafızları, kadın ve çocuklar üzerine mermi yağdırıyor, büyükleri boğazlıyor ve yakaladıkları Türk kadınlarının hepsinin ırzına geçiyorlardı..."  

ABD, UPİ Ajansı Kıbrıs Muhabiri, Görgü Tanığı: (24.7.1974)
"Yunanlılar, Limasol'da bir çok kadın ve çocuğu öldürdü. Yol üstünde 20 çocuk cesedi gördüm. Yunanlı askerler evlerine girip kadın öldürmek için akbabalar gibi beklemektedirler."  

France Soir Gazetesi Muhabiri, Görgü Tanığı: (24.7.1974)
"Son derece utandırıcı olayları kendi gözlerimle gördüm. Rumlar Türk camilerini yaktılar ve Magosa civarındaki köylerde bulunan Türk evlerini ateşe verdiler. Silahı ve savunması olmayan Türk köyleri Rum çapulcular tarafından yaratılmış vahşet havası içinde yaşamaktadırlar... Ellerinde bazukaları olan Rumlar, Türk köylerinde büyük kargaşalıklara sebep olmaktadırlar. Rumlar'ın bu hareketleri insanlık namına utanç vericidir  

ABD, UPI Ajansı muhabiri, Görgü Tanığı: (23.7.1974)
"Rum askerleri etrafa ateş saçıyordu. Bir eve girdim Rumlar bir Türk kadınına tecavüz ediyorlardı. Gözlerimi kapadım, kaçtım."  

John Akass, The Sun Gazetesi Muhabiri, Görgü Tanığı: (30.9.1974)
"Muratağa Köyü'nün Türk sakinleri 16 Ağustos'ta katledilmişlerdir.
Ekserisi ihtiyar, kadın ve çocuklardan oluşmuştur. Bunlar Türk taarruzunun ikinci gününde komşu köylerdeki üniformasız Rumlar tarafından öldürülmüşlerdir. Cesetlerin sadece 1 metre gibi az bir derinlikte kalabildiği bu ölüm çukurları kendilerine kazdırılırken öldürülmüşlerdir. Bu asla bir harp olamaz. Bu olsa olsa bir alçaklık olabilir."  

Bu yazılanlar resmi kaynaklara aittir. Hiç biri uydurma ya da düzmece değil!  

“Has…tir” dediğiniz pankartlar sizin için Dünya kamuoyunda halen geçerli ! Orada istenmediğinizin farkında değil misiniz? Seversin ya da sevmezsin fakat senin ekonomik gücünü sağlayan, bağımsızlık mücadeleni veren Türkiye Cumhuriyeti devletinin başbakanına Has…tir diyemezsin ! Bu senin özgürlüğün değil haddini aşmandır!  

 

Nurcan Çelik Yalun  

11.Şubat.2011  

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kıbrıslı Türkler ekonomik olarak Türkiye'ye bağımlılar. Bu açıdan bakıldığında yapılanlar "nankörlük"... Oğlum Kıbrısta, Magosa'da yedeksubay askerdi, hep anlatır, "Kıbrıslı Türkler bizi istemiyorlar, sevmiyorlar" diye...Pankart olayları ve son günlerde artan aleyhimize genel tutumları dış güçlerin kışkırtmaları olabilir mi? Meis adasının jeopolitik sancıları ara sıra gündeme gelirken bir de Kuzey Kıbrıs? 1974 yılından beri bütçemizin belini büken, yüksek enflasyonun sebebi, Kuzey Kıbrısı sırtımızda taşıyor olmamız...Bu kangrenin iyileştirilmesi lazım, üretime geçmeleri şart...Bunu teşvik için, zorlayıcı metotlar uygulanabilir, örneğin, "gecikmeli mali transfer" gibi...Selamlarımla...

Yurdagül Alkan 
 19.02.2011 20:20
Cevap :
Bu pankart olayının provokasyon olduğundan eminim. Onlar ellerine pankart alıp taşımayacak kadar tembeller. Minnet borcumuz varmış gibi sırtlanmış götürüyoruz bir de bizi orada istemiyorlar. Pankart olayından sonra 15 günde benzin 400.tl zam gördü ve sustular! Evet zorlayıcı metotlar uygulayarak bunları üretime yönlendirmek şart. Esen kalınız Yurdagül Hanım. Işığınız bol olsun.  22.02.2011 23:43
 

Bu protestoları nötrilize etmek için başka bir miting daha yapılacak. Soros'un beslemelerinin dediklerine kanıp Yavru Vatan'a sırtımızı dönemeyiz! Zaten bu tavır jeopolitik stratejimize aykırıdır. Yüzme mesafesindeki bir adaya yerleştirilecek, uzaktan kumanda aleti Batı'nın elinde ve kontrolünde olacak nükleer füzeler bizi de tutsak alır, ki bence asıl amaç zaten budur. Selamla, saygıyla, temkinle... MS

Mehmet Sağlam 
 13.02.2011 12:01
Cevap :
Değerli üstadım, ben sırtımızı çevirelim demiyorum. Orada yaşayan halkın biz gibi düşünüp, biz gibi yaşaması , bizi anlayabilmesi mümkün değil. Herşeyden o denli soyutlanmışlar ki ellerine o pankartları tutuşturanların esas amacının farkında bile değiller! Sadece refah içinde yaşamaya odaklanmışlar. Silkelenmeleri, onlara tam destek veren Türkiye ve bu ülke insanlarına saygılı olmaları gerekiyor. Paylaşımınız ve katkınız için teşekkür ediyorum:)) Mutlu kalın.  13.02.2011 23:20
 

Eline sağlık içimizden geçenleri almışsın kaleme...

Hatice İşcen 
 12.02.2011 12:44
Cevap :
Teşekkür ederim, vazifem bildiklerimi anlatmak:))) Sayfama hoş geldiniz bu arada. Mutlu ve sevgiyle kalın. Saygıyla efendim.  12.02.2011 16:59
 

Tepkinizi anlıyorum. O pankartlar tamamen yanlış. Değişik yollardan aldığım bilgiler ise olayın bir provakasyon olduğu yönünde. Birileri o pankartı tutuşturuyor, parayıd da veriyor. Aynı kişiler yakın bir geçmişte "yes be annem" diye pankart taşıyordu. Saygı ve selamlar...

izmirli doksanyedi 
 11.02.2011 18:53
Cevap :
Provokasyon olduğu aşikâr, size katılıyorum Osman Bey. İnancım odur ki bir zamanlar Talât yanlısı olup, başbakana övgü dolu pankartlar tutuyordu o eller. Şahsi görüşüm. Katkınız için çok teşekkür ediyorum. Saygı ve selamlar.  12.02.2011 16:56
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 348
Toplam yorum
: 959
Toplam mesaj
: 108
Ort. okunma sayısı
: 1315
Kayıt tarihi
: 31.10.07
 
 

İstanbul 25 Temmuz : /… İşletme tahsil ettim. Özel ilgi alanım olduğu için 2 yıl Psikoloji okudum..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster