Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Temmuz '12

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
493
 

Hasan Celal’e göre Yeni Anayasa taslağında Kürtçe çatlağı var

Hasan Celal’e göre Yeni Anayasa taslağında Kürtçe çatlağı var
 

Siyasetçi ve yazar Hasan Celal Güzel (Gaziantep 1945)


Hasan Celal Güzel ‘Yeni Anayasa ve anadilde eğitim’ başlıklı yazısında AK Parti yetkililerinin yazmakta olduğu Yeni Anayasa için bazı öğütler veriyor. Çünkü AKP Anayasa Uzlaşma Komisyonu yazım ekibi büyük bir değişim anlayışı ile olsa gerek Yeni Anayasa Taslağı uğruna 'taşları yerinden oynatmaya' başlamış bile. Çünkü Komisyonda da çoğunluk kendilerinde. AK Partinin iktidarda kalmak için nasıl çalıştığını herkes görüyor.

Onlar için her yol mübah, girişilen her iş doğru. Ortaya çıkan kimi sorunlar ise ya CHP'nin başının altından çıkıyor ya Suriye en umulmadık darbeler vuruyor ya da terör saldırıları her türlü iyi gidişi baltalıyor. Bir de ülkede bir türlü çözülemeyen işsizlik sorunu ile eğitim sorunu olmasa her yerde, her şey 'güllük gülistanlık' olacak. Her gün üç beş can alan Trafik Terörü ise kaderin bir cilvesi olarak yol almaya devam ediyor. Oysa yanlış giden daha neler var. İşte bunlardan biri de bir türlü çözülemeyen 'anadilde eğitim sorunu' olsa gerek.

‘AK Parti'nin, basına intikal eden 'Eğitim Hakkı' başlığındaki Uzlaşma Komisyonu teklifinde, mevcut Anayasa'daki 'Türkçe'den başka hiçbir dilin ana dil olarak okutulmaması' ibaresinin yer almadığını görüyoruz’ diyor Hasan Celal Güzel.

Ön görülen bu uygulamanın Pata'konya ile Kaf Dağı'nın ardındaki ülkelerde bile olmaması nasıl bir Türkiye inşaası içinde bulunulduğunun bir yansıması. Hasan Celal Güzel oldukça dertli. Belli ki eğitimi ve siyasi geçmişi bakımından bu konu üzerinde yazabilecek tek kişidir bence. Söz konusu tartışmalar için kimi toplum bilimciler, dil bilimciler ile arkeologlar ve tarihçiler de ortada görülmediğine göre sorunun çözümü için iş başa düştü demektir. Az çok Türkiye ile dünyayı gören bilen birileri olarak sorunun irdelenmesi Hasan Celal Güzel ile bana kalıyor anlaşılan, değil mi efendim.

AKP’nin ‘Tek Millet, Tek Devlet, Tek Vatan, Tek Bayrak düsturu’ ne olacak?

‘ABD gibi federatif devletlerde bile tek resmî dil kullanılmaktadır. 'Yeni Anayasa'da, resmî dilin 'Türkçe' olduğu hükmü mutlaka bulunacaktır. İkinci ya da daha fazla dil Anayasa'da yer almaz. Bu takdirde, Başbakan'ın sloganlaştırdığı 'Tek Millet, Tek Devlet, Tek Vatan, Tek Bayrak' düsturu geçerliliğini kaybeder’ diyor Hasan Celal Güzel.

Anladığım kadarı ile Hasan Celal Güzel de öyle bunalmış ki oturup 'anadilde eğitim' için bir makale çervesinde ağzına geleni yazmış. Sonunda yine Devlet Adamlığı ağır basmış, değişik çözüm yolları önermeye koyulmuş. Oysa çoğu ayrılıkçı kesimi kızdıracak bir biçimde 'Kürtçe', eğitim için uygun bir dil değildir' deyiverip çıkmış!

Dokuzuncu köyden de kovulmayalım be Hasan Celal Güzel

Bununla da kalmamış Başbakan Erdoğan ile ‘Yeni Anayasa yazım ekibi’ diyebileceğimiz kimi Anayasa Uzlaşma Komisyonu yetkililere yüklenmiş.  Yine 'dokuz köyden kovulan' durumuna düştün haberin var mı Hasan Celal Güzel, dedim az önce onun  Yeni Anayasa ve anadilde eğitim’ başlıklı makalesini okuyunca. Çok değil üç beş gün sonra bir AK Partili 'kurmay' sana da; senin bu görüşlerini yaymaya çalışan bana da sanırım birileri 'gereken cevabı' verir, bence.

Konuşmalarında olsun yazılarında olsun seyrek de olsa ‘hem nala hem de mıha vurmayı’ sever. Kimseye ‘yâr olmak’ gibi bir tutkusu da yoktur onun. Bana göre şu an yaşayan; inatçı, bilgili, düşündüğünü açıklamaktan çekinmeyen özgürlükçü üç beş siyasetçiden biridir. Bu yüzden olsa gerek bir çok kez yargılanmıştır. Yine bu yüzden olsa gerek son üç yıldan bu yana, içi propaganda kokan ya da içinde ‘çanak sorular bulunan’ kimi canlı yayın sohbetlerine alınmaz Hasan Celal Güzel. ‘Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar’ örneğinin sayılı kişilerinden biridir bence.

Hasan Celal Güzel ‘‘hem nala hem de mıha vurmayı’ sever

Ankara’daki öğrenciliğin sırasında ‘siyasete adım atmaya çalışan’ Hasan Celal Güzel’in ‘propaganda’ konulu konferansını hiç unutamam. Sayıları yüze yakın biz gençleri aydınlaşmaya çalışmıştı bir saat boyunca. O zaman Devlet Planlama Teşkilatı’nda çalışıyordu. Nice Devlet hizmetinden sonra  Hasan Celal Güzel şimdi bir gazeteci. 1945 doğumlu Hasan Celal Güzel '1986 yılında girdiği seçimlerde Anavatan Partisi'nden Gaziantep milletvekili olarak TBMM'ye girmiştir. Turgut Özal Hükümeti'nde, Devlet Bakanı ve Hükümet Sözcüsü olarak görev almış ve 1987 yılı seçimlerinde yeniden seçilerek bu kez Milli Eğitim, Gençlik ve Spor Bakanlığı görevinde bulunmuştur.'

‘Geliniz önce ortak, bilimsel ve kullanılan bir Kürtçe geliştirelim’

Hasan Celal Güzel bugünkü makalesinde diyor ki: 'Sadece 'Kırmançi' lehçesinde, birbirini anlamakta zorlanan farklı 14 şive konuşulur. 'Sorani' ve Zazaca gibi lehçeler de aslında ayrı dillerdir. Hep söylüyorum; geliniz önce ortak, bilimsel ve kullanılan bir Kürtçe geliştirelim. Bir yandan resmî dilimiz Türkçemizi öğrenip eğitimimizi yaparken, diğer yandan bu geliştirip yaygınlaştırdığımız Kürtçemizi de yaşatalım.'

Buradaki muhatap kimdir ben anlayamadım. Bu konudaki bilim adamları ortalıkta görülmediğine göre, sanırım Anayasa Uzlaşma Komisyonu üyelerine sesleniyor Hasan Celal Güzel. Çünkü ‘anadilde eğitim’ için bazı dayatmalarda bulunan kesimler, bir anlamda, ‘Anadilde eğitim, hemen şimdi!’ diyorlar. Burada bir kez daha anlıyoruz ki bir lehçeler bütünü olan (ki Meydan Larousse Ansiklopedisi de böyle tanımlıyor) Kürtçe ‘bilimsel’ açılımları yeterli olmayan bir dil. Bu konuda bir oldu bittiye kalkışmak; günlük konuşmalar için yeterli olan Kürtçe ağızları bakımından büyük kargaşalıklar yaratabilecektir sanırım.

Bu sorunun içine kendimi de kattım ister istemez. Çünkü ‘Açılım süreci kapsamında Malazgirt kelimesi nasıl irdelenebilir’ başlıklı yazımdaki karşılaştırmalar ile ‘Türkçe de Kürtçe de zor durumda’ adlı bir yorumlama denemem vardı. Belgeselci bir toplum bilimci olarak ülkemizin bir gerçeği olan Kırmançça ya da genel söyleme göre Kürtçe konularına uzak kalamazdım. Çocukluğumda kiracımızın oğlu Mehmet’ten Adıyaman Kırmanççası öğrenmiştim az da olsa. Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki çekimlerim sırasında öğrendiğim Kürtçenin yeterli olmadığını ve çok değişik ağızları yanında değişik söyleyişler içeren binlerce ortak kelimemiz bulunduğunu da öğrenmiştim.

Yeni Anayasa yazılımında Dil Bilim uzmanları nerede?

Her ne hikmet ise ülkemizde anlı şanlı Dil Bilimciler, Anlam Bilimciler, Sümerce, Asurca, Akadca, Hititce, Osmanlıca, Arapça ve Farsça dil bilginleri ile etimolojik sözlük uzmanları var olduğu halde sorun bir tek Hasan Celal Güzel ile bana kaldı diye üzülüyorum.

Bu durumda ‘iktidar sahipleri’ Hasan Celal Güzel ile bana cevap vermeyecek de kime cevap verecek, değil mi? Onlar da ‘oturun oturduğunuz yerde. Sonra...!?’ diye şappadak bir cevap vererek; bizi de bizim gibi düşünen nice dil bilimci ile eğitimcileri de suturmuş olurlar. Biliniyor ki ülkemizde yasalar siyasetçilerin istekleri doğrultusunda yazılır. Bilimsel doğruların ne olduğu ise ancak uygulamalardaki sorunların kokuşmasından ve kimi yangınlardan sonra ortaya çıkar. 

‘Kanun koyucular’ genelleme yapmayı sever

Hasan Celal Bey eski bir siyasetçi ve eğitimci olarak, ‘Kürtçe eğitim, bölgedeki Kürt kardeşlerimize yapılacak en büyük kötülük olacaktır. Eğitim ve fırsat eşitliği bakımından denge bozulacak, istihdam konusunda da güçlükler başlayacaktır’ diyor.

Oysa onlar bunu anlamaz be Hasan Celal!

Kanun koyucular, kendilerince bir kaç genelleme ile sorunu kökünden çözüverirler.

Ya da kimi yuvarlak sözler ile sorunun çözüldüğünü sanırlar.

Oysa uygulamada neyin ya da kimin başına neler geleceğini onlar hiç mi hiç düşünmezler bence.

Çünkü onlar dil bilim, anlam bilim, etimoloji ile etnoloji ve kültür sosyolojisi gibi alanları tanımazlar.

Tanıdıkları tek yol 'ateş olmayan yerden duman çıkmaz' diyerek yangına körükle gitmektir.

Hasan Celal Güzel'in okunmaya değer bulduğum görüşlerini okumanızı, gerekir ise eleştirmenizi salık veririm. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 570
Toplam yorum
: 661
Toplam mesaj
: 131
Ort. okunma sayısı
: 970
Kayıt tarihi
: 14.09.08
 
 

1974'te H.Ü. Sosyoloji ve İdare Bölümü'nü yüksek lisans tezi ile bitirdim. 1976 yılında yapımcı y..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster