Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Kasım '06

 
Kategori
Öğretmenler Günü
Okunma Sayısı
956
 

Hasan öğretmenin günü

Hasan öğretmenin günü
 

Yorgun argındı. Vestiyere paltosunu astı. Şöyle bir derin nefes aldı. O gün okulda son derste öğrencilerine ne söylediğini hatırlamak istedi: Çocuklar çok çalışmalısınız.. Evet, bu sihirli sözcük beynini kurcalıyordu.. Fotoğraf makinesinin deklanşörünü ayarladı.Hasan öğretmen ikinci işi için hazırlıklarına başlıyordu; eğlence müziğinin kulaklarını tırmaladığı holde.. İri gözlerini örten kalın çerçeveli gözlüğünü düzeltti. Sanki gözlük o gün için takılmış izlenimi veriyordu. Saçıda biraz tuhaf duruyordu ya!

Hasan öğretmen fotoğrafların çekileceği zamanı biliyordu. Eğlencenin tam göbeği; birbirini seven bir çiftin dans edişindeki mutlu bir enstantaneyi yakalamayı başarmak zorundaydı.. Fotoğraf makinesini dans eden çiftin üzerine doğrulturken bir flaş patlatır; sonra da gülümsemeye çalışırdı. Müziğin gürültüsünden sesleri alamaz; genelde baş işareti verilir verilmez flaşı patlatırdı..İnsanlar sadece mutlu anlarını değil, eğlence anlarının da fotoğraflanmasını istiyorlardı demek!

O akşam Deniz hanımın ne kadar da mutluca eğlendiğini, kıskanç ve sevimsiz komşusuna anlatırken elde somut bir belgenin olması gerekiyordu.

Hasan öğretmeni en çok yoran da oyun havalarının başladığı zamanlardı. Kendiside, yarım yamalak eğlenceye katılıyormuş gibi hissederdi! Ancak; mecburiyetten fotoğraf çekme durumu işin ciddiyetini hiçbir zaman kendisine unutturmayacaktı. Elde fotoğraf makinesi bu hızlı ve ritmik oyun havalarının içinde kimi, kimleri görüntüleyeceği bazen çok zorlaşırdı. İstenmeden kendince çektiği veya çekebildiği resimleri de sergilemek zorunda kalırdı.

Hasan öğretmeni zor durumda bıraktığı dakikalar da vardı. O da dansözün seansının başladığı saniyelerdi. Çok zor kazandığı paraları bir dansözün üzerinde görüntülemeye çalıştığı dakikalar.. Kimin işi daha zordu?

Okula gitmeden önce eşi ile şöyle bir donatılmış bir sofranın önünde sabah kahvaltısını yapabilmenin hasreti ve umudu ile bazen deklanşöre istem dışı başar, basardı Hasan öğretmen.. Onu ikinci işe mecbur eden duygu biraz daha rahat ya da konfor için değil; borçsuz yaşayabilmek içindi.

Öğretmenlik duygularına, fotoğrafçılık duygularının da karıştığı oluyordu bu yüzden.. Esas mesleği olan öğretmenliğe kendini veremiyordu. Öğrencilerinin önündeki fotoğrafı ezik, kendine güveni olamayan, yorgun, biraz sonra uyuklayacağı zavallı bir kimse!.. Bazen uyukladığı da olurdu!.

Hasan öğretmen ilk okul öğretmeni idi ve öğrencilerini çok seviyordu.

Bugün onun günü idi. Hasan öğretmen gibi binlerce öğretmen vardı; çok farklı ve değişik işlerde çalışan..

Hasan öğretmen belki bugün çok yoksul bir semtte olmanın verdiği yoksunlukla öğrencileri tarafından hep bir ağızdan söylenmiş ‘’Hocam öğretmenler gününüz kutlu olsun’’ sözleriyle buruk bir yılı daha geride bırakmış olacak!

Hasan öğretmen, aklından hiç çıkaramadığı sözü bugün de istem dışı da olsa söyleyecek; ‘’ Çocuklar çok çalışmalısınız….’’

Bütün öğretmenlerimizin ve özellikle Hasan öğretmenin daha güzel daha mutlu günler dileklerimle günlerini kutlarım..

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 41
Toplam yorum
: 20
Toplam mesaj
: 17
Ort. okunma sayısı
: 1216
Kayıt tarihi
: 08.09.06
 
 

Tarihi kent Niğde'de doğdum. Ankara Üniversitesi S.B.F Basın Yayın Yüksek Okulundan mezun oldum. Ara..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster