Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Kasım '15

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
333
 

Hasan Pulur çağdaş Nasreddin Hoca'mızdı

Hasan Pulur çağdaş Nasreddin Hoca'mızdı
 

Hasan Pulur da bizleri bırakıp gitti. Hiç durmadan yazdı. Anlayan çok şey anladı. Çok da uzun olmayan yazıları okuyanı sarsmaya yetiyordu.

Nasreddin Hoca’nın kısa fıkraları gibiydi yazıları, iyi bir kalem erbabıydı. Tontondu, güleç yüzlü ve sevecendi. Bir o kadar da kaya gibi bir yazardı. Vatanseverdi, milletseverdi. Atatürk’ün bir öğrencisi gibi yaşadı. Atatürk’ü iyi anlayan; iyi anlatan bir fikir ve düşünce insanıydı.

Hem çok sevilen ve hem de çok sevendi.

Yazıları kolay okunur ve kolay anlaşılırdı. Birer nükte gibiydi, fıkra gibiydi yazıları ama içinde büyük dersler vardı. Yazılarında hemen her konu vardı, sokağımız, sıradan insanlar; bizler vardık. Devlet adamları da vardı, yurt ve dünya gerçekleri de vardı.

Allah rahmet eylesin, ailesinin ve sevenlerinin, Türk Milleti’nin ve okumayla yazmayı bir kutsal iş gibi görüp hiç durmadan okuyan ve yazanların başı sağ olsun.

Peşpeşe çok değerli yazarlarımızı kaybettik, devlet adamlarımızı kaybettik. Oktay Akbal’ı kaybettik, Hasan Demir’i, Leyla Umar’ı, Kamran İnan’ı kaybettik.

Üzgünüz…

Eskiden milletimizin fertleri daha çalışkandı, okumaya daha çok düşkündü; birbirimize olan sevgimiz de çok fazlaydı. Rahmet-i Rahman’a erenlerle beraber birikimler de gidiyor, çoğunun yeri doldurulamıyor. Bir Ali Fuad Başgil’in yeri mesela doldurulamıyor ve daha nicelerinin…

Nur içinde yatsın hepsi de, adını bu yazının yazılmasının acele olmasından dolayı anamadıklarım da; hepsi…

Hasan Pulur da yeri doldurulamayacaklardandı.

Hasan Pulur’un Milliyet Gazetesi’nde  yayımlanan 01.05.2015 tarihli yazısını birlikte okuyalım:

‘Bölünmeye Çeyrek Kala’

“Kitap kapakları çok önemlidir hele “albenisi” varsa.

Lakin her zaman albenili demek o kitabın içindekilerinin değerini yüceltmez.

MHP Milletvekili Engin Alan’ın yeni kitabının adı “Bölünmeye Çeyrek Kala”dır.

Engin Alan geçtiğimiz dönemin önemli bir korgeneralidir.

Balyoz davasında dört yıl içeride kalmıştır.

Kitabının arka kapağında şöyle der:

“Kırk yıl yurt içinde yurt dışında dağda bayırda Türk Silahlı Kuvvetleri safında devlete hizmet etmek...

Sonra kumpas katakullileri üzerine kurulu bir dava ile dört yıla yakın bir süre hapishane...”

Eski Özel Kuvvetler Komutanı Korgeneral Engin Alan’ın kısa bir hayat hikâyesidir.

Engin Alan kitabının (Bilgi Yayınevi) içeriğini “Atatürk Cumhuriyeti’nin tüm değerlerine gönülden bağlı bir Türk milliyetçisi” olarak çizer.

Cumhuriyet Türkiye’si vatan, millet, devlet birliğini koruyan bir ülke olarak yola devam edecek ya da otoriter bir rejim eşliğinde bölünmeye, teokratik bir düzene doğru sürüklenecektir.

Engin Alan son sözünü söyler.

“Takdir yüce Türk milletinindir.”

***

Engin Alan Üsküdarlıdır.

Sonra ailesi mahalle değiştirdiği için Fatihli olmuştur.

1956 yılında o yıl ilk kez açılan Kuleli Askeri Ortaokulu sınavlarına girmiş ve kazanmıştır.

Galatasaray ve Robert Koleji sınavını kazanmasına rağmen Kuleli’yi tercih etmiştir.

“Askeri lise 2. sınıfta Fenerbahçe’de top oynamak hevesiyle bilerek sınıfta kaldım, iyi ki kalmışım” der.

“Kalmasaydım diğer arkadaşlarım gibi 22 Şubat olayları nedeniyle Harp Okulu’ndan atılacaktım.”

Engin Alan Türk bayrağının dalgalandığı her yerde görev yapmıştır.

Azerbaycan’da, Kıbrıs’ta, Bosna Hersek’te!

***

Peki, şimdiki durum nedir?

ABD’nin bu coğrafyada ki enerji kaynaklarının yani petrol kuyularının kontrolü için tasarlanan Mısır, Tunus, Libya, Suriye’de yaşananlar için hazırlanan projeyi (BOP) bizzat görmüştür.

Projenin ana hedeflerinden birinin Büyük Kürdistan olduğuna hiçbir kuşku bırakmayacak şekilde inanmıştır.

Kitabının kapağına “Bölünmeye Çeyrek Kala” diyen emekli korgeneral şimdiki durumu şöyle anlatmaktadır.

“Konjonktürden kaynaklanan taktiksel değişiklikler dışında yüzyıldır hiçbir şey değişmemiştir.

Şark meselesi hiç bitmemiş, sadece Büyük Ortadoğu Projesi olarak isim değiştirmiştir.

Bu kapsamda Türkiye bölünmenin eşiğine Büyük Kürdistan kurma aşamasına gelmiştir.

Artık bu ülkede 40 bin kişinin katili Öcalan, devletin muhatabı ve başmüzakereci, bir diğer eli kanlı katil Şemdin Sakık muteber tanık; Türk Silahlı Kuvvetleri mensupları ise teröristtir.

Atatürk Cumhuriyeti, tek adam yönetimine ve padişahlığa doğru yol almaktadır.

Gerisi Türk milletinin bileceği iştir.”

Ancak unutulmasın ki Tanrı Büyük Ata’yı Türk milletine bir defalığına göndermiştir.

İkincisi olmayacaktır, bu böyle biline. “

Nevzat Dağlı, Abdülkadir Güler bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Düşünceleriniz size göre güzel olabilir ama ;benim gibi okurlar için hoş değil Zira HASAN PULUR nükdedan sözleri konuşma aralarında düşünceye çeşni katmıştır ama başka bir lşahsiyetin gölgesinde asla yaşamamıştır Kendine özgü kalemi düşüncesi paylaşan yönü sizi ve sizin gibileri aldatmasın.üzüldüm

a.ulker25 
 16.12.2015 21:28
Cevap :
Saygıdeğer yazarımız a.ulker25 Hanımefendi... Çok teşekkür ederim... Sevgi ile birlikte varedilen emekler boşa gitmez.Yazarımız Hasan Pulur Beyefendi de emekle sevgiyi birlikte ortaya koydu;sevdi ve sevildi.Allah rahmet eylesin.Kalem erbabı olmak zordur.İnsandan ve insanlıktan yana olmak;akıllı,bilgili,cesur,mert ve gözükara olmak yazarım diyebileceklere yakışandır.Başarılar dilerim.Selam,sevgi ve hürmetlerimle efendim...  24.12.2015 10:43
 

Cemal Bey,Hasan Pulur ,toplumsal sorunlarımızı yalın,akıcı anlatımlarıyla yansıtan yazın ustalarıydı.Selamlar.

Hüseyin Başdoğan 
 02.12.2015 10:00
Cevap :
Sevgili yazarımız Hüseyin Başdoğan Beyefendi;Hasan Pulur güzel insandı,gönüller kazandı.Peşinden Türk basınında çok sayıda yazar hakkında güzel yazılar yazdı.Hilmi Yavuz da bugünkü Zaman'da"65 yıllık arkadaşım Hasan Pulur"başlığıyla yazdı: “Hasan Pulur,benim tamı tamına 65 yıllık arkadaşımdır.1950 yılında Kabataş Erkek Lisesi'nin 4-B sınıfında,yatılı öğrenciler olarak birlikteydik.Devlet Sanatçısı,Devlet Operası'nın en seçkin baritonu olacak olan Mete Uğur,ressam Ergin Atlıhan,daha sonra Çalışma Bakanı olacak olan Emin Kul [Emin Kaptan] bizim sınıftaydılar.Bir sonraki yıl,5-F olmuştuk,Hikmet Sami Türk de bize katıldı.Hasan,“Olaylar ve İnsanlar”ın Peşinde Bir Ömür başlıklı ‘Nehir Söyleşi'sini [İş Bankası Yayınları,İstanbul 2006] bana ‘Sevgili Hilmi Yavuz'a, yarım yüzyılı geçen dostluk ve arkadaşlık anılarıyla ve “Gloria”yı unutmadan'diye imzalayıp vermişti.“Gloria”,benim daha lise yıllarındayken yazdığım bir şiirdi;-o yıllarda Hasan'ın çok sevdiği bir şiir!”Selam ve sevgilerimle...  02.12.2015 17:10
 

Hasan Pulur'un ardından Milliyet Gazetesi 'Olaylar ve İnsanlar' köşesinin yaşamımda özel bir yeri vardır. Bu köşede, 1970'li yılların başında, "Köylüden politikacıya mektup" adlı taşlamamın yayımlandığını gördüğümde duyduğum mutluluğu anlatamam. Benim için büyük bir sürpriz olmuştu. Milliyet Karaman muhabiri Sayın Birol Kuytan, "Üzümler çuvalda, eller böğürde" başlıklı haberinde, o dönemde 'Proleter' dergisinde yayımladığım bu şiiri kullanmış, haber de Sayın Hasan Pulur'un köşesinde yer almıştı. O günden sonra 'Olaylar ve İnsanlar'ın en sadık okurlarından biri olmuştum. Türk basınının büyük ustasına Tanrı'dan rahmet diler; sevenlerinin acısını paylaşırım. 'Olaylar ve İnsanlar', ülkenin aynasıydı, Gerçeğin yansıdığı mizah dolu tasıydı. Doğruları bizlere kana kana içirdi, Hasan Pulur basının doyuran ustasıydı. Halk Ozanı Karamanlı Nevzat

Nevzat Dağlı 
 02.12.2015 8:35
Cevap :
Sevgili yazarımız Nevzat Dagli Beyefendi;ne kadar sevildiği belli değil mi Hasan Pulur'un,çok sayıda seveni ardından güzel yazılar yazdı.Her bir yazısı Anadolu toprağına ekilmiş buğday taneleri gibiydi.Sevdik Hasan Pulur'u;o da bizleri sevdi,hiç durmadan yazdı,olay varsa insan da vardır ve tabi Pulur'un vicdan yüklü kalemi...Bugünkü Milliyet'ten Melih Aşık'ın kaleminden Hasan Pulur:"ÖMÜR; Hasan Pulur ağabeyimizi de esprileri, kahkahaları, güzel kalemi, dost gülüşü ile birlikte sonsuzluğa uğurladık... Bu yıl kırıcı geçti. Yaz başında Bedri Koraman’ı, ardından Cüneyt Arcayürek, Çetin Altan, Oktay Akbal, Fikret Otyam gibi yazı adamlarını uğurladık... İki soylu sahne adamı Zeki Alasya ve Levent Kırca bu dünyadan uçup gittiler. Bu yıl neden böyle kırıcı geçti?Toplumdaki genel umutsuzluk sonucu insanlarda yaşama sevincinin ve gelecek umutlarının kararması bir sebep olabilir mi? Geride kalanlara uzun ömür diliyoruz."Yaşama sevinci çok başka ve çok önemli...Selam ve sevgilerimle...Esen kalın.  02.12.2015 17:21
 

Allah gani gani rahmet eylesin .Türk basının koca bir çınarı idi. Hürriyet ve Milliyet Gazetesinde uzun yıllar "OLAYLAR ve İNSANLAR " başlığı altında yazıyordu. Gündemi takip eden bir yazardı...Mekanı cennet olsun...

Abdülkadir Güler 
 29.11.2015 18:50
Cevap :
Sevgili yazarımız Abdülkadir Güler Beyefendi kardeşim,kalemle sevgi içiçe olunca gönüller kazanılıyor.İçinde sevgi olan hiçbir emek boşa gitmiyor.Acınası hallerimizi güldürüp,düşündürerek,okuyanı sarsarak ifade ediyordu,"Tam Hasan Pulur'luk"deyimi de zaten böyle söylenmeye başlandı.Güzel insandı,kalemi uyandırmak ile düşündürmek arasındaydı. "Hasan Pulur da, İlhan Selçuk gibi, Çetin Altan gibi, Orhan Kemal gibi,Yaşar Kemal gibi bana okumayı, yazmayı öğretenlerdendi..Haylazdım..Yazıyla çiziyle işim yoktu.. Edebiyat notum kötü, kompozisyon notum rezaletti..Edebiyat öğretmenime nasıl kurtarırım dedim..Kolay dedi..Şu kitapları okuyacaksın, her gün yazarları takip edeceksin..Hasan Pulur’un yazılarıyla o zaman tanıştım..Meseleleri sohbet ediyormuş gibi anlatıyordu..Gazete köşesinden sanki okuruyla konuşuyordu..Takıldım kaldım..1974 yılından beri okuruyum.. 40 yıldır.."(Bu satırlar,Mehmet Tezkan'ın;"Hasan Pulur ulu bir çınardı"başlıklı yazısından.Milliyet,30 Kasım 2015 Pazartesi)Sevgilerimle  30.11.2015 14:51
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 315
Toplam yorum
: 576
Toplam mesaj
: 319
Ort. okunma sayısı
: 2000
Kayıt tarihi
: 04.09.06
 
 

Yaşanan her hayat en iyi hayattır; yeter ki içinde kötülük olmasın!.. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster