Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Haziran '19

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
91
 

Hasır Şapkalar

İlk okuduğum, etkilendiğim kitaplardan biridir Tom Sawyer. Sanıyorum yaklaşık kırk yıl geçti aradan, kütüphaneden mi almıştım, biri vermişti de öyle mi okumuştum? Tom Sawyer deyince, oltasını dereye atmış, sırtını ağaca verip, çıplak ayaklarını öne doğru uzatmış, hasır şapkalı, sarışın çilli çocuk geliyor gözümün önüne.

Hayatın derin girdaplarında, bazen özgürlük tanımı, bazen de içimde bir yerlerde kaçıp gitme isteği oldu bu görüntü.

Ayakların çıplaksa ve bir hasır şapkan varsa, önünden erik rengi bir dere akıyorsa, elinde oltan yanında kovan, özgürdün işte var mı daha ötesi?

Çocukken hiç hasır şapkam olmadı ama yalınayak gezdiğim de, gündöndü sopasından oltam da oldu.

Son dönemde sahaflardan okunmuş kitaplar alıyorum, bu kitapların içinden çıkanları bir kutuda biriktiriyorum, biletler, peçeteler, sararmış defter kâğıtlarına yazılmış şiirler, isimler, tarihler, kalpler içinden geçen oklar, isimlerin baş harfleri…

Her okunmuş kitabın bir hikâyesi var!

Paragrafları fosforlu kalemle çizen mi istersin, telefon numarası yazan mı, cümlelerin sonuna soru işareti koyan mı, gülücük ekleyen mi?

Edirne’de Karaağaç Sahaf’ı işleten Mevlüt Yaprak hocamdan görmüştüm bu biriktirme işini, daha önce neden düşünemedim diye de hayıflanmıştım, onun müzesi benimkine göre daha zengin.

Mevlüt Yaprak müzesinin en değerli parçası bir vasiyet!

Canım amcam oturmuş bir vasiyet yazmış, katlamış, kitabın arasına koymuş sonra da unutmuş besbelli, ben okuyunca üzüldüm ne yalan söyleyeyim.

Geçenlerde yaz tatilinde okusun diye Işık’a kitap alıyorum, Tom Sawyer’ı da aldım ( meğer daha önce de almışım) dayanamadım tekrar okudum.

Tom, Sid, Huck, Polly teyze en son bıraktığım gibi, hep aynı yaşta!

Biz zamanla şekilden şekle girerken, ayakta kalmaya çalışırken, mücadele ederken ve etrafımızda esen rüzgârlardan sebep aşınırken, roman kahramanlarının hiç büyümemesi, ne hayret edilecek bir şey, ne büyük bir şey değil mi?

“ Zaman, arşınla, endazeyle ölçülecek bir tarla olmadığı gibi, mille ölçülebilecek bir deniz de değildir; bir yürek çarpmasıdır” demiş, Kazancakis, Günaha Son Çağrı’da.

Bir yürek çarpmasına sığmış ömürler yaşıyoruz!

Ne hayret edilecek bir şey.

Ne büyük bir şey!

 

Belki de kitap kahramanları değişmiyorsa hiçbir şeyden korkmamak lazım.

Belki de en olgun halimizle çocuk kitapları okumamız lazım…

 

Hasır şapkalarınız, çıplak ayaklarınız, içinizde de Peter Pan olsun.

“Bütün çocuklar büyür, biri hariç.”

 Peter Pan böyle başlar çünkü…

 

Latif, jale kasap, mozsarac bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İki gün önce Bolu da yalın ayak gezen bir genç harika bir izlenim verdi bana...istediğiniz zaman çıplak ayak dolaşmanız dileğimle :) Kitap okumaktansa blog yazılarını takip ediyorum artık saygılar..

jale kasap 
 30.06.2019 8:05
Cevap :
Kitabın yeri her daim başka, selamlar, teşekkürler   08.07.2019 14:18
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1268
Toplam yorum
: 7728
Toplam mesaj
: 187
Ort. okunma sayısı
: 1081
Kayıt tarihi
: 09.08.06
 
 

Deniz tutkunu.Amatör kıyı balıkçısı. Aynı Şarkı ve Ilık Havada Hoşça Kal adlı kitapların yazarı ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster