Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Şubat '09

 
Kategori
Sağlık
Okunma Sayısı
412
 

Hasta haklarından ne kadar yararlanabiliyoruz

Gazeteler ve internette sürekli okuduğum şekliyle sağlık ve çalışma alanında Sosyal Güvenlik alarm veriyor diyordu.

Bir çok yerde bu tip yazıları okuyunca yok yaaa o kadarda değil bir çok kolaylıklar da geldi diyordum. Sonrasında ise;

Hasta haklarını inceleme konusunda internette de olsa küçük bir araştırma yaptım. Okuduğum bir yazıda “Güzel düşünen güzel görür” noktasında iyi bir yerde gördüğüm sayın doktor diyor ki;

“Öncelikle doktor karşısında sus pus olmayan hasta nasıl olunur bunu öğrenmek lazım.

Bu işin ilk adımı doktora doğru sorular sormayı öğrenmek. Doktorun karşısında el-pençe duran, kararları sorgusuz sualsiz kabullenen ‘ezik’ hastalar makbul değil artık” ki… burada keşke aynı düşüncede olsam diyorum bir çok doktor gıkı çıkan hasta ve hasta yakınına aşırı tepkili davranıyor , çünkü işleri o kadar yoğun ki kimseye şefkatli davranacakları uygun bir vakitleri yok. Hasta yoğunluğuna bağlı olarak; Özel veya kamuda olsun çalışma şartları bir hayli ağır. Tabiî ki Antiparantez olarak ekliyorum bu satırları. Gelelim hasta haklarındaki devam eden hususlara;

Başvurulan hastanede doktor tarafından bilhassa hastasına klinik duru-mu, önerilen incelemeler, yapılan girişimler ve tedavi yöntemleri, olası risk ve komplikasyonlar, tedavi seçenekleri hakkında bilgi verilmesi gerekiyor. Günümüzde artık hekim, hasta adına karar vermiyor. Hastalık ve tedavi süreci tartışılarak hastayla birlikte kararlaştırılıyor.

Ben hiç rastlamadım bu uygulamayı uygulayan doktora. Ama bu durum Özellikle memnun olmayan hastaların doktorlarına karşı her yıl çok büyük tazminat davaları açtığı ABD’de de olabilir.

Sayın Doktor devam ediyor; siz de bilinçli hasta olmak için tanı ve tedavi süreçlerinde etkin olun. Soru sorun, doktorunuzdan sizi ikna etmesini isteyin.

İşte size bu konuda yardımcı olacak küçük bir rehber.

Bence çok mantıklı ve oldukça insana değer verilen bir güzel bir düşünce. Ama… aması var işte. Uygulamada nâ mümkün maalesef hiçbir kalıba uymuyor….

HASTA HAKLARI

MUAYENEDE BULUNAN DOKTORA SORULACAK SORULAR (elbette yöneltilecek bu sorular hastasına uzaktan kumanda bakan doktora değil)

1) YAKINMA SAFHASI

Bana koyduğunuz tanı nedir?

Bu duruma neden olan nedir?

Bu yakınmam/hastalığım tedavi edilebilir mi?

Dikkat etmem ve ortaya çıktığında size bildirmem gereken özel belirtiler var mı?

Hayatımda değiştirmem gereken alışkanlıklar var mı?

2) TETKİK SAFHASI

İstemiş olduğunuz tetkiklerden-incelemelerden ne fayda bekliyorsunuz?

Sonuçlarını ne zaman alacağım?

Bu incelemelerden önce dikkat etmem gerekenler nedir?

Bu incelemelerin bana herhangi bir zararı var mı?

İncelemelerin risk unsurları ve/veya yan etkileri var mı?

3) TEDAVİ SAFHASI

İstemiş olduğunuz tetkik sonuçlarımı gördünüz değil mi?

Bu durumun tedavisi nedir?

Tedavim ne kadar sürecek?

Tedavimin başarı şansı nedir?

Bu tedavi ile ilgili olası riskler ve yan etkiler nedir?

Tedavi süresince kaçınmam gereken yiyecekler, başka ilaçlar ya da aktiviteler var mı?

Sigara ve alkolün özel bir etkisi var mı?

Verdiğiniz ilaçların kullanılması sırasında yanlış yaparsam ne olur?

Başka tedavi seçenekleri var mı?

Buraya kadar güzelde …Bunları sordun mu işte burada yandığının resmidir. Neden derseniz;

Daha çok yakın bir zamanda küçük bir hastane sorunu yaşadım ve uygulamadan hiç memnun kalmadım. Pekiii burada bendeniz hakkımı nasıl arayayım. Sadece uykularım kaçtı kendi kendimi yedim bitirdim. Hastanenin yöneticisine mi sahibine mi başvurmalıydım…. Vs vs. Niye tırsıp kaldım .Çünkü biliyordum ki olumlu ve ılımlı bir karşılık bulamayacaktım. Ama ben artık bunların değişmesini istiyorum bunun için burada bu konuya tekrar değinmek istedim. Bu mümkün değil mi?...

Niye hep biz diye dertlendiğim geçen haftalarda yaşadığım nahoş ve tatsız duruma; belki kendimizi yeterince ifademi edemiyoruz ama sanmıyorum ki öyle olsun:

Bir hastaneden iki ay öncesinden bir muayene randevusu aldım ha !… almaz olaydım !…

Evettt hani artık hastanın doktor seçme şansı vardı ya işte buna oldukça sevinmiştim. Sevinmiştim de gerçek hayatta bu şansı uygulama mümkün olmayınca ve sonuçları başka bir doktora göstermem gerekeceği en son dakikalarda söylenince beynimden vurulmuşa döndüm. Hastaneye başka vasıta mümkün olmadığı için özel taksiyle gittik geldik. Zaten az olan maaşın yarısını bu uğurda harcadık… Haksız mıyım poliklinikte olsa ben kimden muayene ve sonuç gösterme randevusu aldımsa ona sonuç göstermeliydim. Çünkü bir vesile ile o doktorun adını öğrenmiş ve randevu alarak o doktorun hastası olmak istemiştim. Haksa bu da bir hak değil miydi?...

Gerçektende sonuç randevusu aldığım değil bir başka ve çokta alakalı olmadığı rahatlıkla anlaşılan doktora sonuç göstermek zorunda bırakıldım. Değil doktora soru sormak sen soru sorarak hastayı niye korkutuyorsun diye aba altından maşa gösterilmek tabiri doğru ise birde azarlandım.

Özel hastanelerde özel muayene isteği doktor seçme ve hasta hakları nerde kaldı. Ben sonuç alamadıktan sonra…

Askıda evet evet yanlış okumuyorsunuz askıda kaldı.

Özel veya resmi hastanın psikolojisine inip güzel davranış ve tebessüm çok yüksekkkk raflarda kaldı. Maalesef Özel hastanelerde resmi hastanelerde sınıfta kaldı….

Hep diyorum hastalar çok şey istemiyor ki…

Benim rahatsızlığım nedir öncesinde ve sonrasında ne yapmalıyım durumumda tehlike arz edecek bir husus var mı? …

Yukarda sayılan hasta haklarındaki kadar bile madde yok…

Elbette medyaya bir çok kez konu olan ve bu gidişle konu olmaya devam edecek olan hastanelerde yapılan yanlış ameliyatlardan çıkan hastaların yaşadıkları sıkıntıları ve sağlam gelip ölüp yiten hastaların durumlarından bahsetmedim bile…

Yaşamak zor zenaat…

Hele hele her şeyin kötüye kullanıldığı, sahte ilaçların hastalara kullandırıldığı, kullanılmayan ilaçların kullanılmış gibi gösterilip rant sağlanmaya çalışıldığı ve dahası sürekli gündemlerin değiştiği bir ülkede…

Oysaki halklara ve haklara saygı herkesin hak ettiği bir yaşam şekli olmalı…

Sözüm işini yapana değil yapamayana ve yapmayana… sürçilisan yaptım ise affola….

Saygı ve güzel günler temennisi ile….

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 70
Toplam yorum
: 30
Toplam mesaj
: 36
Ort. okunma sayısı
: 535
Kayıt tarihi
: 09.05.08
 
 

Ankara'da yaşayan çalışan ve ayakta durmaya çabalayan tipik bir Karadenizliyim. Öfkem de sevgim de K..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster