Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Haziran '07

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
1110
 

Hastalıklardan korunma (1)

Hastalıklardan korunma (1)
 

Bu yazım ile birlikte, bugün toplumumuzda çok önemli bir yeri olan ve insanların zamanlarının büyük bölümünü başlarına geldiğinde, çalabilen hastalık kavramından bahsetmek istiyorum.

Hiç düşündünüz mü, hasta olmak kaderiniz midir? Niçin hasta olursunuz? Bu soruları ben de kendi kendime hep sormaktayım, bu konulardaki yanıtlarımı sizlerle paylaşmak ve sizleri de bilgilendirmek istiyorum.

Her hastalığın birçok nedeni vardır. Bazen hastalıklar insanlara bir şeyleri farkettirebilmek için meydana gelirler. Hastalığın gelmesine üzülürken öyle bir şeyi farkederiz ki evrimimiz yükselebilir. Hani bir şeyin mekanizmayı çalıştırması gibi hastalıklar da bir şeyleri fişekler, ateşler, toparlar yada kişi sıkıntıya düşmedikçe araştırmaya kalkmaz. Midesi ağrımayan bir insan hasta olduğunu farketmez. Mide ağrıması bir uyarıcıdır. Bir kişinin evrimleşebilmesi için bazen hastalık bir uyarıcıdır. Fakat bazı durumlarda da, eğer farkına varırsak, bizim negatif düşüncelerimizi ortaya çıkarır. Yani ne düşünüyorsak onun çıkarılması gibi. Negatif düşüncelerimiz bizim vucudumuzdaki damarlarımız gibidirler. Biraz düşündüğünüzde kalpten çıkan iki ana damarın bizim pozitif ve negatif düşüncelerimizin bir benzetmesi ve mekanizması olduğunu görebilirsiniz. Kirlenen kan, bir ana damarımızdan akar öbür damarımızdan temizlenmiş olarak sisteme geri döner. Bu, pozitifliğin negatifliği herzaman kendi içinde temizleyebilmesi anlamındadır. Negatif düşüncelerimiz de tıpkı damarlarımız gibidir: ana damar alt damarlara ayrılır, alt damarlar daha alt damarlara ve nihayet kılcal damarlar ile vücudun her yerine ulaşabilirler. Hastalıkların birçoğu da bu damarlar aracılığıyla gerçekleşir. Örneğin, üre, kişideki negatifliğin artarak kanı zehirlemesidir. Kalp krizleri sevgi eksikliğinden meydana gelir.

Bunun dışında her hastalığın nedeni bizim düşünce sistemimizdedir ve kişiye göre değişmektedir. Genel anlamda bir hastalık nedeni yoktur, kişiye göre hastalık nedenleri vardır. Nedenler farklı da olabiliyorlar aynı da çıkabiliyorlar. Her kişinin evrimine göre farklı farklıdır. Şimdi bunların farkına vardıktan sonra kişinin nasıl korunacağı hakkındaki bilgileri alabilirsiniz. Örnek olarak, karaciğerle ilgili şeker hastalığını ele alalım. Nefsine uyan insan gereksiniminden fazla şeker alır. Karaciğer o şekerleri harcayamayacak duruma gelir ya da karaciğer çok negatif biriktirmiştir, stoklar dolmuştur. O zaman şeker hastalığı başlar. Ama öfkeler, kinler, nefretler acılar, olumsuzluklar yada bir konudaki olumsuzluklar o kadar çok birikmiştir ki, karaciğer stop eder, ben doldum der ya da kişi "çok şişmanladım, doldum" der. Ona kişilerdeki duruma göre bakmak gerek. Bu gibi durumlarda kişideki hangi negatifliğinin arttığı bulunmalıdır. Peki korunalım derken, her hastalığın madem ki bir nedeni var bunu araştıralım, bulalım ve hasta olmayalım derseniz zaten çok açık bir sistem var. bir kere negatif düşünceden uzak olmak hastalıklardan korunmanın en büyük yöntemidir.

Bir arkadaşım vardı, onun kolu ağrıyordu ve yüzerken kulaç atamıyordu ama kanser hastalığından dolayı kulaç atamadığını düşünüyordu. Halbuki annesinden, babasından ve eşinden çok dayak yemişti ve o insanları yaptıklarından dolayı yargılamaktan vazgeçmemişti, işin daha da kötüsü kendisini böyle cezalandırdı. O insanları yargıladığı için kendi kolu ağrımaya başladı. Yani haklıyken haksız duruma düştü o zaman yargılamayı durdurdu, onları sildi ve o arkadaşım şimdi kulaç atıyor. Eğer bir insan kendini böyle kilitleyebiliyorsa demek ki düşünce şekilleri hastalıkları rahatça oluşturabiliyorlar.

Hastalıklardan korunmada hasta olmayacağınızdan emin olmak çok önemlidir. Tanrının sizi koruyacağından emin olmanız çok önemlidir. Bu konular insanlara anlatılamadıkça ve insanlar bunu yapamadıkça hastalık yeryüzünde var olacaktır.

Öyleyse kökten bir çözüm olarak negatif düşünmeyi bırakın, olumlu bir insan olduğunuzda hasta da olmayacağınızı göreceksiniz.

Tekrar görüşünceye kadar sevgiyle kalın.

fotoğraf: http://saglik.milliyet.com.tr

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

bir araya gelme düşünceleri, sizi tanıdıktan sonra bu uğraşımın doğru olduğunu gösterdi bana. Yazdıklarınızı bundan sonra blog okur gibi okumayacağım. Siz anlatıyormuş da ben dinliyormuş gibi olacak. Perşembe akşamı bizlerle olan bazı arkadaşlarımız bana katılacaklardır sanırım. İyi ki aramızdasınız. Saygılarımla,

İlyas Bayram 
 23.06.2007 4:17
Cevap :
Çok teşekkür ederim İlyas bey iyi ki varsınız ki bizleri bir araya getirdiniz sizleri tanımak benim için de büyük bir mutluluktu. Sizler gibi dostlar hepimize her zaman lazım. Sevgi ve saygılarımla  24.06.2007 0:14
 

Ruhsal durumumuzun kısmi etkileri olduğu görüşüne katılıyorum.

Özkan Salman 
 19.06.2007 16:53
Cevap :
katılımınız için teşekkür ederim  20.06.2007 1:18
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 101
Toplam yorum
: 162
Toplam mesaj
: 25
Ort. okunma sayısı
: 5160
Kayıt tarihi
: 01.03.07
 
 

Ege Üniv. İşletme Fakultesi'ni, daha sonra da Harward Üniversitesi'nin Master programını Türkiye'de ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster