Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Ağustos '12

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
227
 

Hastane İzlenimlerim

Hastane İzlenimlerim
 

Merhaba sevgili arkadaşlarım;

Yaklaşık bir on gün tıp fakültesi hastanesinde endokrinoloji bölümünde obezite için yatarak tedavi gördüm.  Ne yazık ki hastane koşullarına daha fazla dayanamayıp kendi isteğimle bir gece ansızın hastaneyi terekettim! Koşullar derken beni en çok rahatsız eden hastanenin ve kaldığım odanın penceresinin olmayışı idi! Merkezi havalandırmalı anladığım kadarıyla ama bu da yaz aylarında klima demek oluyor. Düşünün sürekli klima çalşışıyor, bazen sıcak oluyor, bazen buz kesiyor hava. Bir türlü alışamadım.

Genel olarak doktorları, hemşireleri ve diğer personeli  gayertli gördüm. Ama bir şey var ki o da stres! Herkesi kasıp kavuruyor! Hoca rolündeki uzmanlığı yakın ya da uzman doktor bir gün bir hastayı ertesi gün asistanı fırçalıyor. Bir ara ben de fırçadan neredeyse nasibimi alır gibi oldum, ama ustaca bir manevra ile sıyırdım!

Hocalar haftanın belirli günlerinde kısa bir vizit (hasta ziyareti) yapıyorlar. Bu ziyaret halinde hocalar hastalarla konuşmamak , bilgileri asistandan ve uzmandan almak gibi bir tutum içindeler. Put gibi duran, suratı asık, ciddi ve resmi bir profesör düşünün... Böyle bir hekimin hasta üzerinde olumsuz etkisi kaçınılmaz oluyor ister istemez...

Doktorlar her ne kadar hastalarla konuşmamaya, söylediklerini kaale almamaya çalışsalar da ben yattığım süre içinde hastaların hastalıkları ile ilgili doğru bilgi ve isabetli yorumlara sahip olduklarını gördüm. Bu durumu bazı doktorların "çok bilmişler!" olarak değerlendirmesini ise doğru bulmuyorum. Eğer ben hasta isem kendi hastalığımı yine en iyi ben bilirm (tıbbi bilgileri kastetmiyorum, ama hastalar internet sayesinde bu konuda da çok iyiler!). Lafı uzatmayalım artık hekimlik konusunda eski anlayış (hekim her şeyi bilir, hasta cahildir!) devri kapanıyor...

Onun dışında hastaların bakım ve tedavizinden uzman ve asistan doktorlar sorumlu. Bunların endokrinolji gibi bir yan dal uzmanlığı için, hastaların tedavisi için teorik bilgilerinin iyi ama deneyimlerinin az olduğunu gördüm...

Örnek olarak bir ilacın yan etkisi yüzünden üç gün üç gece sürekli üstten ve alttan çıkarttım (bulantı,  kusma ve ishal)... Bu süre içinde yemek yiyemedim, aç kaldım, tansiyonum düştü ama bu duruma yönelik ağızdan bulantı önleyici bir ilaç dışında hiç bir şey yapılmadı... Nerdeyse ölüme terk edilmiş gibiydim... Ben ishal oldukça onlar bana kayısı, erik ve zeytin yağlı yeşil fasülye veriyorlardı...Evet sonunda dayanamayıp çıkmak zorunda kaldım...

Başımdan geçenleri olduğu gibi yazdım. Abartma yoktur. Tam gün yasası ile öğretim görevlileri küstürülmüş açıkçası. Kırgınlar, küskünler... Özel muayenelerinde yaklaşık bir saat konuşan, hastalığını etraflıca  anlatan proflar yok artık... Yukarda da yazdığım gibi resmi, hasta ile asla muhatap olmayan hocalarla karşı karşıyayız. Benim gördüğüm budur...

Hastanede doktorlar ve diğer personel kendi işlerini kanun ve yönetmeliklere uygun ama örf, adet, insanlık, özveri, fedakarlık gibi değerlerden uzak bir biçimde yapma gayerti içindeler! Ben bunu gördüm ve bunu anladım. Güler bir yüzü, tatlı dili sizden esirgediklerine tanık oldum. Hele bazı personelin yanımıza bir robot gibi girip çıkışına hayret ettim! Bu satırları okuyan hekim ve hekim yakınları bana kızabilirler ama gelin görün ki bunlar benim izlenimlerim...Başka başka insanlar farklı görebilir, beklentileri farklı olabilir ama ben her şeyden önce bir hekimden güler yüz, tatlı dil ve anlayış baklerim... Bunlarsız bir tedavinin başarı şansı azdır...

2012

Kocaeli

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 489
Toplam yorum
: 22
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 261
Kayıt tarihi
: 24.01.09
 
 

Tıp doktoru.  ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster