Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Şubat '08

 
Kategori
Spor
Okunma Sayısı
801
 

Hastane önünde kupa ağacı

Hastane önünde kupa ağacı
 

Dünyanın sayılı derbileri arasındadır Galatasaray ile yaptığımız maçlar. Hangi gün renklerimiz bir araya gelse, hayat durma noktasına gelir ülkemde. Günler öncesinden hazırlık yapılır. Her şey bu maçlara göre planlanır neredeyse.

O gün soğuk ise hava, ağlamaklı ise eğer bulutlar, silerler gözyaşlarını, çekidüzen verirler kendilerine. Romantikleşir gökyüzü “Futbol bayramı” olarak tabir edilen günlerde. Bu durum karşısındaki kıskançlığını çekinmeden tükürür ülkenin renksiz takımı.

İçinde bulunduğumuz sezon itibariyle, “Kadıköy’ümde ki Galatasaray maçı bitti” diye üzülürken, büyük ikramiye biletimize isabet ediyor ve rakip oluyoruz hastane önündeki incir ağacına asılan Fortis papyonlu kupada.

Bu ikramiyeden memnun kanaryalar olarak yüreklerimizi ovuşturarak davet ediyoruz rakibimizi yakışıklı Saracoğlu’muza. Eski yöneticimiz Celal Aras’ın vefatından dolayı yapılan bir dakikalık saygı duruşuna uymayan misafir seyirciye sitemimiz gecikmiyor… Islıklarımızla bastırıyoruz cılız seslerini. Saygı duruşu, renk değiştirerek saygısızlığa dönüşüyor sayelerinde.

Sorumsuzca arkadan yapılan sert faul sonrası, maçı sedyede terk etmek zorunda kalan Semih, önümüzden geçerken, gözyaşlarına dokunuyoruz çubuklularımızla… Hareketi yapan Servet, cirit atmaya devam ediyor sahada Aydınus Fırat’ın cesaretlendirdiği sarısıyla. Kartların kırmızı yanaklı olanı adres şaşırınca, Lugano’yu yeşil çimlerin ardına atıveriyor bir anda…

Hamdi bey’in tekliflerinden esinlendiğimiz, “Son teklif 6; var mısın, yok musun? Yoksa kutunu mu açalım?” şeklindeki futbolumuz karşısında iyi direnen rakip, kutusundan çıkan 0-0’ılk beraberliği elde ediyor dokuz yıl sonra…

Küçük bir çocuk, yaşı 9 olan. Şaşkınlıkla izliyor rakip tribünü. Küçük yüreğine saplanan bir soruyu yöneltiyor, üşüyen minik elini tutan babasına; “Babacığım niye bu kadar seviniyorlar? Yenemediler ki bizi. Sen ve diğer ağabeyler, ablalar niye bu kadar üzgünsünüz? Yenilmedik ki” Çocuğun bereli başına sımsıcak bir öpücük konduruyor babası, yanıtlıyor soruyu; “Bizden alınan bir beraberlik onlar için galibiyet demek, bizler içinse yenilgiden farksız olur bu beraberlikler…”

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Centilmenlik fazlaca kokmasa da edebi yönü ile hoş bir yazı. İki takımımız da Türk Milletinin. İyi oynayanı alkışlamayı öğrendiğimiz zaman gerçek sporcu ve seyirci olacağız diye düşünüyorum. Ben Fenerbahçe yendiği zaman da kendi takımımı eleştirmeyi bilenlerdenim. Gerçekçi olunduğunda spor da güzelleşir, oyun da. Sevgilerimle...

Yalnıztürk 
 04.02.2008 21:30
Cevap :
:)  04.02.2008 23:59
 

Merak etme dostum. Şimdi onlar bizi küçük görmeye başlayıp havalara giriyorlar. Biz bu sanavdan başarı ile geçtik şimdi sıra onlarda. Bakalım onlar Fenerbahçe'den kaç yiyecekler.

Ahmet Üstündağ 
 04.02.2008 19:33
Cevap :
:)  05.02.2008 0:00
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 130
Toplam yorum
: 109
Toplam mesaj
: 31
Ort. okunma sayısı
: 732
Kayıt tarihi
: 05.12.07
 
 

İlk önce şunu belirteyim; yürüme engelliyim fakat hayata pamuk ipliği ile değil, LACİVERT YÜREĞİM..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster