Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Haziran '09

 
Kategori
Edebiyat
Okunma Sayısı
467
 

Hatalı sözlerimiz

“Armudun iyisini ayılar yer”miş. Nedendir acaba. Biz yesek yazısı yanlış mı gelir. Zaten” ayının kırk türküsü vardır, kırkı da armut üstünedir” derler. Ben ayının armut yediğini hiç görmedim. Ama armudun iyisini insanların seçtiğini ve yediğini çok gördüm. Şimdi her iyi armut yiyene ”ayı” mı diyelim. Öyleyse “armudun iyisini insanlar yer” diyebiliriz. Hem neden sevmediğimiz bir konuyu, bir suçu, bir olumsuzluğu güzelim hayvancıkların üzerine atıveririz. ”Dili ağzı söylemez” ya. Acaba onun için mi dersiniz.

Haydiii, armudun iyisi bunlar, armudun iyisine gel!

Efendim “Devletin malı deniz, yemeyen domuz.” demişler, dillerini eşek arıları sokasıcalar. Allah’ınızı severseniz bu sözü hangi aklıevvel söylemiş, hangi vatan haini söylemiş. Atalarımızın bu hatalı sözüne uyup, domuz durumuna düşmemek için elinden geleni arkasına koymayan, nicelerini gördük, nelerini duyduk. Devlet malını yemeyenin adı domuz ise yiyenin adı ne olsun. Devlet malının karşısında üç türlü insan vardır. Bir, yiyenler, iki, yemeyenler, üç yiyemeyenler.

Domuzlar çift parmaklı, eti ve yağı için beslenen evcil, geviş getirmeyen hayvanlardır. El onu bizim inek beslediğimiz gibi besler de etini yağını yer. Bakmayın siz bizim yaban domuzlarımıza. Muzuları (domuz eniği)ne kadar sevimlidir. Mengiçleri (ana domuz) çok yırtıcıdır. Azılı (baba domuz) ise kazaratar gibidir.

Boyunları kısa ve kalın olduğu için kolay kolay çeviremezler. Koşarken manevra yapma yetenekleri yok gibidir. Onun için domuzların hepsi burunlarının doğrultusuna giderler.

Kötü huysuz kimselere “domuz gibi” derler. Çok yiyene de ”domuz gibi yiyor” erler. Cimri birisinden bir şey alındığında da ”domuzdan bir kıl koparmak kardır “ derler.

Bundan böyle ben, Devlet malımızın denizler, hatta ummanlar kadar çok olmasını istiyorum. Aynı zamanda memleketimizdeki domuzların çoğalmasını istiyorum, hem de çok çoğalmasını.

“Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar.” Haydaaa! Bu da söz mü yani.

Doğruyu öldüğümüzde mi söyleyeceğiz. Allah kimseyi doğru yoldan ayırmasın, karakolda doğru söyleyip mahkemede şaşan kullarından eylemesin.

Siz hiç doğru söyleyip de dokuz köyden kovulan bir tek adam gördünüz mü?

Birisi konuşurken sık sık ”Allah inandırsın”, ”yemin ederim” diyorsa bilin ki bir yalanı vardır. Çünkü bir arap atasözü ”doğru söz yemin istemez” der.

Öyleyse bu söz en kısa zamanda sözlüklerden kaldırılmalıdır.

“Dost başa düşman ayağa bakar”Lafa bak lafa. Demek birisi benim yeni ayakkabılarımı görüp “güle güle giy, ayağında eskisin” derse o benim düşmanım olacak. Sonra her yüzüme bakan da bana dost olacak ha. O zaman hepimizin en iyi dostları fotoğrafçılar ya da şapka, eşarp satıcıları olurdu.

Bu söz de hava cıva.

“Söz gümüşse sukut altındır” Geçiniz efendim geçiniz. Siz sarrafların hiç sükut sattıkların gördünüz mü? Konuş, konuşmazsan sıra sana gelecek. ”Hayvanlar koklaşa koklaşa insanlar konuşa konuşa” diye boşuna dememişler. Koklaşmaktan konuşmak iyidir.

Olmadık zamanda olmadık bir şey isteyene” sen zemheride hıyar özlüyorsun” derler. ”Zemheride hıyar özlemek” çok eski ve çok kullanılan bir deyimdir.

Sera yok, cam yok. Zemheride hıyarı nerede bulacaksın. Şimdi hıyar her mevsimde her yerde var. Hem de istemediğin kadar. Kaldı mı şimdi bu sözün kıymet-i harbiyesi.

“Baş ol da istersen soğan başı ol” Hayır, asla. Bu kadar havaya söylenmiş bir söz olamaz. Bir defa, baş olman şart değil. Baş olacaksan da adam gibi ol. Nokta kadar çıkar için virgül kadar eğilme. Çok fakir fakat ünlü bir alime:

-Ey alimler alimi sen ki ünlü bir alimsin. Servet senin ayaklarının altında olmasına karşın sen fakir bir hayat yaşıyorsun, bunun hikmeti nedir diye sormuşlar. Alim de şöyle yanıt vermiş:

-Evet, servet benim ayaklarımın altında ama, ona ulaşmak için eğilmem lazım, demiş.

“Sallabaşını, al maaşını.”

Al, al da, zehir zıkkım olsun. Bırak, başını sallayanlar sallasın. Dik durmak, dikleşmekten her zaman iyidir.

“Böyle gelmiş böyle gider”

Yok yaaa.!

Gitmez arkadaş.

Gitmesin, gitmemeli…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 165
Toplam yorum
: 163
Toplam mesaj
: 45
Ort. okunma sayısı
: 601
Kayıt tarihi
: 16.02.09
 
 

Recai Şahin: 1941 yılında Fethiye- İncirköy'de doğdum. İlkokul köyümde, ortaokulu Fethiye'de okud..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster